Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

ABD Basınında Türkiye Mayıs

Işıl Yıldırım

The Washington Post

Erdoğan Erken Seçim İle Türkiye’yi Hazırlıksız Yakaladı

Suzan FRAZER Tarafından, 18 Nisan 2018

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çarşamba günü erken seçim çağrısı yaparak Türkiye'yi hazırlıksız yakalandı. Erdoğan, ilk olarak Kasım 2019'da yapılması planlanan meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin artık 24 Haziran'da yapılacağını duyurdu. Bu da cumhurbaşkanının yetkilerini artıracak yeni bir siyasi sistemin bir yıl önce yürürlüğe gireceği anlamına geliyor.

Türkiye, geçtiğimiz yıl kıl payı bir şekilde onaylanan referandum sonrasında, başbakanlık görevini kaldırarak ve parlamentonun yetkilerini azaltarak parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığına geçiyor. Değişiklikler sonraki seçim ile yürürlüğe girecek.

Türkiye'yi 2003'ten beri yöneten diktatör, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki Kürt direnişçilere karşı mücadelesi de dahil olmak üzere, önümüzdeki sayısız mücadelenin üstesinden gelmek için yeni sistemin hızla uygulanması ihtiyacını dile getirdi.

Ancak –otoriter eğilimleri açısından eleştirilen- bu hamle Suriye'nin kuzeydoğu Suriye'deki Afrin sınırındaki Suriyeli Kürt militanların önüne geçmek için başarılı bir askeri harekatın ardından yüksek bir hızla ilerleyen milliyetçi duyguların üstesinden gelebilmesini sağlıyor. Aynı zamanda, birçoğu Erdoğan'a meydan okumak için kimi ileri süreceğine dahi henüz karar veremeyen muhalefet partiler için de ayrı bir dezavantaj oluşturuyor.

Washington Enstitüsü'nün Türkiye araştırmacısı Soner Çağatay, “Erdoğan, lehine olan bir dizi gelişmeyi değerlendirmek istiyor” dedi. Çağaptay, "Rusya yakında Türkiye'yi Afrin'den çekmeye zorlayabilir" dedi. Cagaptay, Afrin ve ekonomiye dair olumsuz haberler öncesi ilerlemek istediğini söyledi. “Gerek Suriye'de yürüttüğümüz sınır ötesi operasyonlar gerek Suriye ve Irak merkezli olarak bölgemizde yaşanan tarihi önemdeki hadiseler Türkiye'nin biran önce belirsizlikleri aşmasını zorunlu hale getirmiştir” diyen Erdoğan, Kürtlerin bağımsızlık konusundaki emellerine açıkça atıfta bulundu.

Türkiye’nin zayıf muhalefet partileri sandık başına hazır olduklarını açıkladı. Ancak seçimlere hazırlanmak için sadece iki ayları var ve Erdoğan'a meydan okuyacak kadar güçlü adaylar bulmak zorundalar.

MHP'den kopan yeni merkez sağ Parti'nin lideri Meral Aksener'in sandık başına gitmeye uygun olup olmadığı belirsiz. Aksener, Erdoğan aleyhinde koşma niyetini duyurdu ve güçlü bir aday olarak görüldü. Türkiye'nin Kürt yanlısı partisinin karizmatik eski lideri Selahattin Demirtaş ise terör suçlamalarına karşı hapiste.

Seçimler, başarısız darbenin ardından ilan edilen olağanüstü hal altında gerçekleştirilecek. Parlamento, sona ermesine rağmen yedinci kez uzattı. Ana muhalefet partisi, hükümeti demokrasiyi aşındırmak ve hükümet eleştirmenlerini tutuklamak için acil durum yetkilerini kötüye kullanmakla suçluyor. Hükümete medya kuruluşlarını ve sivil toplum örgütlerini kapatmasına izin veriyor.

Hükümet, Türkiye'nin başarısız darbe girişimi ile suçladığı ABD merkezli din adamı Fethullah Gülen'in önderliğindeki bir hareketten kaynaklanan güvenlik tehditlerinin de ortadan kalkmadığını savundu. Ayrıca Türkiye’nin Kürt isyancılara ve diğer gruplara karşı sürdürdüğü mücadeleye atıfta bulundu.

https://www.washingtonpost.com/world/europe/turkish-president-discusses-allys-call-for-early-polls/2018/04/18/f495554c-42f7-11e8-b2dc-b0a403e4720a_story.html?utm_term=.35233d29e98b

The Washington Post

Türkiye Cumhurbaşkanı Ülkenin Seçimlerini Kazanacak

Howard Eissenstat Tarafından, 20 Nisan 2018

Türkiye 'nin cumhurbaşkanı bu hafta yaptığı açıklamada, ülkenin 24 Haziran' da seçime gideceğini açıklandı. Bu seçimin sonucu neredeyse tartışmasız: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kazanacak. Ancak bu seçimler Erdoğan iktidarını ve günümüz Türkiye’sini anlamak hem de Erdoğan’ın otoriterliğinin benzeri liderlerden nasıl farklılık gösterdiğini anlamak için büyük önem taşıyor. 

Erken seçim mantığı açık görünüyor. Türkiye’nin Suriye’de YPG’ye karşı yürüttüğü oldukça başarılı harekat ve daha genel anlamda Türkiye’nin PKK’ya karşı savaşının iyi gitmesini kullanacak. Türkiye ve Yunanistan da dahil olmak üzere, Türkiye'nin batılı müttefikleri ile yaşadığı kavgalar da iç politikada işe yarıyor. 

Erken seçimler ayrıca, ekonomik istikrarsızlığın hükümetin popülaritesine zarar verebileceği riskini de azaltmaktadır. Geçtiğimiz yılki güçlü büyümeye, artan enflasyon ve Türkiye'nin finansal istikrarı ile ilgili temel sorular eşlik ediyor. Hükümetin ekonomik büyümeyi yüksek tutmak için harcadığı siyasi baskı ve teşvik çabalarının ne kadar süreceği belirsizdir. Erdoğan'ın son dönemde uluslararası finansal piyasalara yönelik eleştirilerine ve altın standardına geri dönülmesi yönünde açıklamaları kredi derecelendirme kuruluşlarını endişelendiren temel ekonomik göstergeleri değiştirmeyecektir. 

Ama Eğer Türkiye otoriter bir hükümete sahip ise, bu siyasi hesapların ne önemi var?

Yanıtın bir kısmı siyaset biliminin siyasal iktidarın tartışmasız olduğu, ancak seçim çok partili demokrasinin cephesinin sürdürüldüğü devletlerde yönetişimi anlamaya çalışan “seçim otoriterliği” üzerine yaptığı çalışmadır. Rusya ve Mısır'daki son zamanlarda hileli olduğu açıkça dile getirilen seçimler bu sistemin örnekleridir. Bu seçimler, yerleşik bir diktatörlüğün halk desteğini göstermeye hizmet ediyor.

Ancak Türkiye'de, daha karmaşık bir şey oluyor. Seçimin nihai sonucu önceden belli, ancak ancak Mısır’da olduğu gibi açıkça ve büyük ölçekli olarak yapılan oy çalma ve hileli sonuç açıklamanın sonucu Türkiye için istenenin tersini yaratabilir. 

Bunun iki temel nedeni var:

Türkiye’de demokrasiye olan destek

İlk olarak, Türkiye'de hükümetin rekabetçi seçimlerle seçilmesi gerektiği konusunda geniş bir toplumsal mutabakat var. Yakın zamanda yapılan bir araştırma, Türk vatandaşlarının yüzde 86'sının “demokratik değerleri desteklemenin” Türk olmak için biraz veya çok önemli olduğuna inandığını ortaya koymuştur. Bu durum, “güçlü bir liderin yönetimi” ne sempatinin yüksek olduğu Rusya veya demokrasiye olan desteğin daha fazla olduğu ve azaldığı anlaşılan Mısır’dan çok farklı bir tablo çiziyor. 

Türkiye asla tam olarak demokratik olmadı ve gittikçe daha az demokratik oluyor. Ancak Türkiye'nin demokrasi olması gerektiği yönünde geniş bir siyasi görüş birliği var. Erdoğan apaçık seçim hilesi yoluyla Türkiye’yi yönetebilir mi? Büyük ihtimalle yönetebilir. Temel kurumların üzerindeki gücü o kadar büyük ki, mahkemelerin, ordunun ya da herhangi bir kimsenin kendisine karşı etkin bir şekilde çıkmasını hayal etmek zor. Ancak bunu yapmak muazzam derecede maliyetli olacaktır.

Bu seçimde yer alacak siyasi partiler

Büyük muhalefet partilerinden biri olan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bir tür küçük ortağı haline geldi. Bir diğeri, Kürt yanlısı Demokratik Halk Partisi (HDP), terörle mücadele çabaları kapsamında uygulanan kitlesel baskılar yoluyla dramatik bir şekilde küçüldü. En önemli liderleri cezaevine kondu ve uzun hapis cezası ile karşı karşıya.

Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi, sadık tabanını muhafaza etmekle birlikte, 1977'den bu yana herhangi bir meclis seçiminde oyların yüzde 26'sından fazlasını alamadı. Burada da kayda değer bir gelişme beklenmemektedir.

Bu seçimin joker kartı, MHP'den ayrılan ve adı kulağa tuhaf gelen “İyi Parti”, Batı’da olumlu karşılandı ama seçimlere tam olarak rekabet edemeyebilir. Katılsa bile İyi Parti’nin AKP’nin tabanından önemli ölçüde oy alacak kadar iyi olacağına inanmak için çok az neden var. 

Buna rağmen en azından yüzeysel olarak, biraz umut var. Bu umut sayesinde büyük partiler sanki bu seçimle birlikte AKP’nin 16 yıllık saltanatını sona erme ihtimali varmış gibi rol yaparak kurallara göre oynamaya devam ediyor.

Erdoğan bu yanılsamayı canlı tutarak sadece popüler demokratik bir lider olarak kendi meşruiyetini sürdürmekle kalmıyor, aynı zamanda muhalefetin de sessiz kalmasını sağlıyor.  AKP’nin yüzde 97 - hatta yüzde 75 -- ile zafer kazanmasının sahteliği o kadar bariz ki demokrasi yanılgısı ortadan kalkar.

Erdoğan, Vilademir Putin ve ya Sisi’nin sahip olduğu nefes kesici zaferlere ihtiyaç duymuyor. Sadece iktidar üzerindeki iddiasını sürdürmeye ve adil bir seçim görünümü yaratmaya yetecek bir çoğunluğa ihtiyacı var. 

Devam eden “olağanüstü hal” 

Türkiye'de 2018 seçimleri, 2016 darbe girişiminden sonra başlayan olağanüstü hal altında gerçekleşecek. Nisan 2017 referandumunda olduğu gibi, muhalefetin mitingleri muhtemelen tacize uğrayacak, iktidar partisine destek olmak için devlet kaynaklarına başvurulacak ve hükümet yanlısı yayınlar ülkenin zaten itaatkar olan basınındaki tek haberler olacak.  Düzensizlikler açıklanacaktır. Nitekim Yüksek Seçim Kurulu’na ilişkin düzenlemeler, herhangi bir seçim aldatmacasına bile en hafifinden dahi bir direniş sunma olasılığının ortadan kaldırdı. Yakın dönemde kabul edilen bir kanun mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayıyor ve seçim kurullarına seçim bölgelerini yeniden belirleme veya sandıkların yerini değiştirme yetkisi veriyor. Seçim komisyonu personeli (büyük olasılıkla hükümet yanlıları), parti temsilcileri yerine seçim istasyonlarını denetleyecektir.

Erdoğan inanılmaz derecede sevilen bir politikacı. Muhalefet bölünmüş durumda ve pek etkileyici değil. Erdoğan, 2018 seçimini kazanmak için hile yapmaya gerek duymayabilir ancak ihtiyacı olursa da yapacaktır. Türkiye'nin “seçim otoriterliği” nin temelinde zaferin seçim hilelerine açıktan başvurmaya gerek kalmadan elde edilmesi yatıyor. 

Basit bir yüzde 51, Erdoğan’ın önümüzdeki on yıl boyunca iktidarda kalmasını garantiliyor. Bundan daha fazlasını elde etmek ona olan demokratik güveni zayıflatacaktır. Ayrıca daha az oy almak gibi bir şansı da yok. Erdoğan’ın seçim oyununun kalbinde bir yandan muhalefetin bu hileli oyunu oynamasını sağlarken bir yandan da otoriter yönetimi devam ettirmesi yatıyor. 

https://www.washingtonpost.com/news/monkey-cage/wp/2018/04/20/turkeys-president-will-win-the-countrys-snap-elections-heres-why-they-still-matter/?utm_term=.7a6e5652d6da



01/05/2018



Önceki yazılar

Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/03/2018)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/02/2018)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/12/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/11/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/10/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/09/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/08/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/07/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/06/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/05/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/04/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/03/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/02/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/01/2017)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/12/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/11/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/10/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/09/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/08/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/06/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/05/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (31/03/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (29/02/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (31/01/2016)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/01/2016)
Suriye Sınırında Düşürülen Rus Uçağı’nın ABD Basınında Yansımaları (01/12/2015)
Suriye’de Türkmen İsyancılar Türkiye – Rusya Çatışmasının Merkezinde (01/12/2015)
Kremlin Türklerle Ekonomik Bağlarını Kesiyor (01/12/2015)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (01/11/2015)
Dünya Basınından Türkiye / Amerika (21/10/2015)