Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Deneysel Arkeologlar Serdar Kılıç ve Thor Heyerdahl

Begümşen Ergenekon
Taş Devri insanlarının iki ağacı birbirine sürterek ateş yaktığını öğrenen hemen her çocuk onu denemek ister. Bunun için bir yanıcı madde (kuru dal), bir yakıcı madde (oksijen) ve bir de tutuşma sıcaklığı gerekir. Ortası yatay bir kuru dala ufak bir çentik açar, dikey olanını avuçlarımız arasında hızla çevirerek bu çentiğe sürtersek, meydana gelen ısı ile duman tütmeye ve çıkan kıvılcımlar alttaki kuru otlara sıçramaya başlar. Bundan sonra üfleyerek oksijen miktarını artırır, tutuşmayı sağlarız. Kibrit veya çakmak gibi daha ileri araç ve gereçler dururken, “geçmişteki olayları yineleyerek ya da benzerini yaratarak geçmişin aydınlanmasını sağlamaya çalışan araştırma yöntemine” deneysel arkeoloji(1) denir.

ODTÜ, Beden Eğitimi Bölümü mezunu (1995) Serdar Kılıç (D. 1969) (2), TRT I için hazırladığı “Doğadaki İnsan” Programlarında unutulan avcı-toplayıcı, konar-göçer ve köylüler gibi doğayla iç içe toplumların hayatlarını nasıl idame ettiklerini bize bu yöntemle anlatır (3).



Bu amaçla “2008'de Sky Türk kanalında İçimdeki Doğa isimli bir belgesel dizisi”, “2010'da NTV kanalında Doğada Tek Başına isimli belgesel programı”nı yapmış, “bu programda doğada nasıl hayatta kalınacağına dair eğitici bilgiler vermiştir. Aynı zamanda Sarıkamış Harekâtı gibi insan-doğa arasındaki mücadeleyi anlatan bir kısa belgesel hazırlamıştır (4). 2014'de TRT Haber televizyon kanalında Doğadaki İnsan adlı programa başlamıştır.” (5) 1976-1979 yıllarında aldığı Mukavemet Kayağı eğitimi, bugün İskandinav yarımadasının Yürüyüş Kayağı veya Kuzey Disiplini adı da verilen milli kış sporudur. Norveç’in Alta şehrinde bundan 10.000 yıl evvel yaşamış avcı, balıkçı ve toplayıcı kavmin yerleşim yerine çizdiği kaya resimlerinde kayak sahneleri buna örnektir. Alt soldaki resim Alta açık hava müzesinde yaban geyiği “elg” ve bir taş devri insanı tasvirine aittir, sağdaki ise tek başına bir kayakçıyı gösterir (6). Bu kayakçıların bugün hala kutup dairesinde yaşayan Sami’lerin ataları olmaları ve onların da Baku’de aynı döneme ait Gobustan kaya resimlerini çizen topluluklarla aynı kültüre sahip oldukları ihtimal dâhilindedir. Bugün Same’lerin Türkçe ile akraba bir dil konuştukları 22 Eylül 2015 tarihinde, Tromsö Arktik Üniversitesi Sami Kültür Araştırmaları Merkezi SESAM’a yaptığım akademik bir ziyarette ortaya çıkmıştır. Şöyle ki bu dil, Türkçe ile akraba olan Fince ve Macarca ile akrabadır. Zaten seslendirme ve sondan eklemeli özelliklleriyle Türkçeyi andırdığı bizzat tarafımdan gözlenmiş ve Sami’ce Dil Dersinde tanık olunmuştur. Deneysel Arkeolog Thor Heyerdahl’de Odin’in Peşinde, Geçmişimizin İzinde adlı kitabında (2001) bu benzerliğin tesadüf olmadığına, Türkiye, Hazar ve Kuzey Karadeniz çevrelerinde Odin’gillerin As’lı ahalisiyle birlikte İsa’nın Doğumundan önce 1. Yüzyılda göç ettiğine değinir (7).



Ancak mukavemet kayağına karşılık, Avrupa’da ve dünyada yaygın, masraflı ve hareket kabiliyetini kısıtlayıcı Alpin türü kayak, sert, büyük ve hantal, ayak bileğinin oynamasını kısıtlayan botları ile sadece yüksekten aşağıya kaymaya yarar. Öylesine kullanışsızdır ki tekrar tepeye bu kayaklarla tırmanmak mümkün olmadığı için yine masraflı bir havai hat veya kar motoru ile zirveye taşınmak zorluğu vardır. Hâlbuki mukavemet kayağı kullananlar, dikine veya yanlamasına kar sapanı yoluyla her yere tırmanır, Oslo gibi karlı şehirlerin kaldırımlarında okula veya işe gider. Öyle ki II. Dünya Savaşında Norveç Devlet hazinesini, erkek çocukları sırt çantaları içinde Norveç’ten İsveç’e mukavemet kayakları ile kaçırmıştır.


Diğer taraftan başka bir deneysel arkeolog, yıllar önce, ahşap sal ve kamış teknelerle Güney Amerika’dan Markiz Adalarına, Fas’tan Meksika Körfezine kıtalar arası seyehat etmiştir. Aşağıdaki harita gidilen Pasifik ve Atlas Okyanuslarındaki akıntı rotalarını gösterir.



Thor Heyerdahl’in daha sonra benzerliklere bakarak sınırlar ötesi, denizler aşırı bağlantılar kurmasına ve akrabalıklar bulmasına yardım eden yine deneysel arkeolojidir.

Azerbaycan’ın, Bakü yakınlarındaki Gobustan ile Alta yakınlarındaki Hjemmeluft (yurt havası) kaya üstü tekne çizimlerindeki aynılık, onu daha sonra Türkiye, Yunanistan, Mısır ve Güney Amerika’daki eski ve yeni teknelerinden sosyal arkeoloji (8) yöntemiyle faydalanarak aşağıdaki arkeolojik deneyleri yapmasına sebep olmuştur. Alt soldaki örnekte Gobustan ve sağdaki Alta tekne resimleri bu teze güzel birer örnektir.



“Norveçli kâşif Thor Heyerdahl (1914-2002) kabuğuna sığamayan bir bilim insanıdır. Norveç’in Güneydoğusundaki Larvik’de doğmuştur. Oslo Üniversitesinde Zooloji ve Coğrafya eğitimi görmekte iken ilk eşi Liv ile birlikte yerli bitkileri ve hayvanları incelemek üzere Te Enua Heneta (İnsanlar Ülkesi) adlı Tahiti’nin sönmüş yanardağ takımadalarından Fatu Hiva’ya giderler. Burası dünyada Fransız Polinezyası Markiz adaları olarak bilinir ve dünyaya tanıtan ressam Paul Gaugin’dir. Bunlardan Hiva Ova’da yörenin “Tiki” güneş tanrısı heykellerinin en büyük ikisi bulunur. Yerli halk Güneş Tanrısının doğudan geldiğine inanır. Bunun, güneşin doğuşundan da öte, denizden bir ulaşım yolu olduğu şüphesini taşır Heyerdahl. Çünkü Güney Amerika’da bulunan benzeri arkeolojik taş eserler bu görüşüne kanıttır.

Merak, bilimsel bir araştırmanın ilk adımıdır. Bilim, basmakalıp (dogma) olmayan, araştırdıkça yeni bilgilerin o konuya eklendiği ve açıklık getirdiği esnek bir düşünce, keşfetme ve bilgi üretme tarzıdır. Heyerdahl azimlidir, elinden hiç bir şey kurtulamaz. Coğrafya eğitimi sayesinde ekvator çevresindeki rüzgarların dünyanın ekseni etrafında dönmesinden meydana geldiğini bilir. Alize denen bu rüzgarlar okyanuslarda büyük yüzey su kütlelerini iterek sürükleyerek daimi deniz akıntıları oluşturur. Bu akıntılar kuzey yarım kürede ekvatordan sağa, güney yarım kürede ise sola saparak hareket ederler. Bu bilginin ışığında Thor Heyerdahl arkeolojik bir deney yaparak geçmişi aydınlatmak ve sav’ını doğrulamak ister. Acaba İspanyol istilacıların Inka’ların kayıkları hakkındaki raporlarda belirttiği türden bir salla yola çıkarsa mevcut akıntı onları da Markiz Adalarına ulaştırır mı? Güney Amerika’nın ekvatoral bölgesinde yetişen son derece hafif balza ağacının kütüklerinden meydana gelmiş bir ahşap sal, üstünde hasır bir kulübe ve onun üstünde bir yelken, arkasında da bir dümen, radyo, sekstan, harita ile 1947 yılında 5 arkadaşıyla birlikte Peru’nun başkenti Lima’dan yola çıkarlar. Yolculuk üç aydan bira fazla yani 101 gün sürer. Sonuç ne olursa olsun Heyerdahl kararlıdır. Eski insanlar ne yapmışsa aynısı yapmak ilkesidir. Kâh avlayarak, kâh sal tahtaları arasına sıkışarak veya güverteye konan uçan balıklara peksimetlerini (kuru ekmek) katık yaparak yemek yerler. Ekip içi bazı çatışmalara, çok sevdiği eşi ve iki oğlunu Norveç’te bırakmasına ve yüzme bilmemesine rağmen; Adını İskandinav mitolojisindeki gök ve bereketi temsil eden Türk kökenli (10) İnsan-tanrı Tor’dan alan 33 yaşındaki Thor’un gözü pek ve “hayatta en hakiki mürşit’in”(10) bilim olduğuna güveni tamdır. Katettikleri yol 8.000 km’dir. Bu deney, 1950 yılında KON TİKİ ismiyle siyah-beyaz belgesel film olarak gösterime girer ve kendi dalında Oscar ödülü kazanır. Thor Heyerdahl hem filmin rejisörü hem de oyuncusudur. Yayınlanan Kon Tiki kitabı ise Türkçe de dâhil olmak üzere 70 dile çevrilir. Aynı film bir kez daha 2012’de yeni oyuncularla çekilir. Rejisörler Joachim Rönning ve Espen Sandberg’dir. Pal Sverre Hagen Thor Heyerdahl’i canlandırır. Bu kadarla da bitmez çünkü aynı konuda görülmesi gereken diğer önemli film The Tangoroa Expedition yani Tangarao Seferidir. Olav Heyerdahl 2006 yılında dedesine “saygı ve övgü” olmak üzere bir kez de aynı seferi 2 ayda ekibiyle gerçekleştirir”.(11)



KON TİKİ (1947) Güneş Tanrısı RA RA I ve II SEFERLERİ (1969-70)


Thor Heyerdahl’in Pasifik Okyanusundaki arkeolojik deneyinden 22 yıl sonra Atlas Okyanusundaki Golfstream akıntısından faydalanarak Afrika’dan (Fas) Güney Amerika’nın Meksika Körfezine gitmek için bir deney daha tasarlar. Bunun için Mısır ve Peru kabartmalarında, Tiki Kaka (Bolivia-Peru) gölünde gördüğü kayıkların benzeri kamıştan bir tekne yapmak ister. Afrika’da balsa ağacı olmadığından hafif ve yüzer kamışları bulmak için Çad’a gider ve 12.000 ton kamışla Kahire’ye döner. Mısırlı kamış ustaları ile Giza piramitlerinin önünde çalışmalar başlar. Bu deney de amaç, sade okyanus akıntısının ulaşımı sağladığı değil, aynı zamanda geleneksel malzemelerle deniz aşırı yol alacak sağlamlıkta sal, kayık ve tekne yapılabileceğini ispat etmektir amaç. O tarihlerde Nil nehrinde hala papirüsten yapılma kayıklar vardır. Kamışlar kesildikten sonra su geçirmemesi için güneş altında pişirilir. Sonra 500 kamışlı tomarlar bağlanıp gövde meydana getirilir. Teknenin baş ve ayakuçları, akrep kuyruğu gibi teknenin içine doğru kıvrılıp, tekne tabanının ortasına halatla bağlanır. Bu sayede tekne su almaktan korunur. Ra I’in 1969’daki başarısızlığı, baş ve ayak burunlarının bağlanmaması nedeniyle dalgalı bir havada sahile yakın bir noktada batmasındandır. Ama Ra II doğru inşa edilir ve başarılı olur.

Thor Heyerdahl ve Kamış Tekne Örneği


Serdar Kılıç: Avcı Toplayıcı Yaşam Tarzı (Türkiye)

Kaynaklar:

  1. Deneysel Arkeoloji http://www.bilgimnette.com/deneysel-arkeoloji-nedir.html

  2. https://tr.wikipedia.org/wiki/Serdar_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7_(e%C4%9Fitmen)

  3. Yanıcı madde olmadan ateş yakmak https://www.youtube.com/watch?v=KiLKr_rq58k

  4. https://www.youtube.com/watch?v=QCQ1CrX0S0A

  5. https://tr.wikipedia.org/wiki/Serdar_K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7_(e%C4%9Fitmen)

  6. Verdens arvsenter for bergkunst, Alta Museum, http://www.alta.museum.no/sider/tekst.asp?side=65

  7. Thor Heyerdahl ve Per Lilleström (2001), Jakten Pa Odin, Dejavu Yayınları, Isveç (www.dejavubok.se)

  8. Sosyal arkeoloji “Eski eserlerin nasıl kullanıldığının, bugün hala yaşayan ve devam eden aynı geleneklerin toplumlarda izlenmesi ve gözlenmesiyle anlaşılmasının bilimsel yöntemidir” Bu yöntemle Çatalhöyük, Datça-Burgaz ve Yozgat, Sorgun, Şahmuratlı-Kerkenes Dağı kazılarında yazar çalışmalar ve yayınlar yapmıştır.

  9. Ergenekon, B. Türk Asıllı Cermenler ve İskandinavlar, 30.06.2016, dagarcikturkiye.com, http://www.dagarcikturkiye.com/turk-asilli-iskandinav-ve-cermenler-yd-1707.html

  10. Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938)

  11. Kon Tiki ve Ra Seferleri: Thor Heyerdahl, Bambu, Sayı 13, Eylül Ekim 2016, s. 56, EPA-MAT, Yenimahalle, Ankara




01/10/2016



Yazarın diğer yazıları

Thor: Ragnarok ve Odin’in Ölümü (01/11/2017)
Tangodora (01/11/2017)
Eymir'de Hüzün (01/10/2017)
Atkestanesi (01/09/2017)
Churchill (01/08/2017)
Satıcı, Bir Ayrılık ve Eli’ye Dair (01/05/2017)
Giden Gelmez Dağları - Kuma Davası - Gara Dayı (01/03/2017)
Nutuk - Belge 264 (01/02/2017)
Atatürk: “Yaşamın Amacı Sevinçtir!” (01/11/2016)
NANKING ORDUSUZ KALMAK ve ATEŞ BÖCEKLERİNİN MEZARI (01/09/2016)
ÇÖL KRALİÇESİ BELL ile ARABİSTANLI LAWRENCE (30/06/2016)
KERKENES (01/06/2016)
TÜRK ASILLI İSKANDİNAV ve CERMENLER (01/05/2016)
KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞU (01/04/2016)
Türk Tangosu ve Çağdaşlaşma (01/03/2016)
GÜLAY DİRİ
TÜRKÜ & FADO
(01/02/2016)
Portakal Çiçekleri (01/01/2016)
ANKARA ve EYMİR GÖLÜ (01/12/2015)
Mustafa Kemal Atatürk (01/11/2015)
Atatürk Orman Çiftliği (01/10/2015)
Ürünlü Yemek Sanatı (01/09/2015)
Bir Genç Kadın (01/08/2015)