Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Demokratik Seçimlerde Dil ve Referans Sorunsalı

Cenk Özdağ

Demokrasi, günümüzde seçimlerle birlikte düşünülmektedir. Öyle ki seçimsiz bir demokrasi çoklarına çelişik görünmektedir. Seçimlerin de demokratik olmadığı durumlarda demokrasiden söz edilmemektedir. O halde seçimlerin demokratik, demokrasinin de seçimli olması gerektiği düşünülmektedir.

Demokrasinin seçimli olması gerektiğini varsayalım. Seçimlerin demokratikliği kavramını daha yakından inceleyelim. Seçimlerin demokratikliğine koşul olarak şunlar sunulmaktadır:

1- Seçimlerin tüm yurttaşlara açık olması

2- Seçimlere hile karışmaması

Demokrasi ve Karar Alma

Birinci maddenin neyi gerektirdiği gayet açıktır. İkinci maddeden kasıt ise oyların çalınmaması ve tümünün dikkate alınmasıdır. Ancak bu koşullarda yer almayan ve esasında karşılanması daha güç olan bir gizli koşul daha vardır:

1- Seçme hakkını kullananlarının seçimlerinin kendilerine ait olması

Seçmenin kendi kararını verebilmesi için karar aşamasında karar vericinin kendisi olduğunun bilincinde olmasının yanı sıra kararının gerekçelerinin de karar vericiye açık olması gerekir. Tek tek gerekçelerinin de ötesinde gerekçeleri ele alış ölçütlerinin bilincinde olması gerekir. Aksi takdirde ölçütler ve gerekçelendirme kişinin kendisinden değil ama kişinin dışından hazır olarak gelecektir. Dışarıdan gelen ölçütler ve gerekçelendirmeler bilinçli veya bilinçsiz olarak alınabilir. Bilinçli olarak bir karar alma sürecinden geçirilerek alınan dışarıdan gelenler özümsenmiş olacağından kararın kişinin kendi kararı olduğu söylenebilir. Dışarıdan alınan farkında olunmaksızın alınmışlarsa benimsenmiş olmaları söz konusu değildir. Çünkü benimsenmesi için bu kez de benimsenme ölçütleri ve benimsenecek kararların gerekçelerinin anlaşılması gereklidir. Gerekçelerin anlaşılma ve test edilme sürecinden geçilmediği takdirde söz konusu kararların ve bu kararlara dayanak oluşturan ölçüt ve gerekçelerin özümsenmesi mümkün değildir.

Farklılıklar Demokrasisi ve Ortak Akıl

Günümüzdeki demokrasi anlayışında farklılıklara ve bireyselliğe referans verme demokratik söylemin esasını oluşturmaktadır. Farklılıkların karar alma sürecindeki konumu pek belirtilmese de kişiliğin kalktığı konusunda eleştirel yazılar çeşitli ortamlarda yer bulmaya başlamaktadır. Söz gelimi, demokratik toplumun bileşeni olarak öne sürülen cemaatlerin karar alma süreçlerinde kişiliği ortadan kaldırdığı yönünde eleştiriler yaygınlaşmaktadır. Örneğin bütçenin nereye harcanacağı konusunda Türk olmak, Kürt olmak, Fethullah Cemaatine ve/veya Süleymancılara dahil olmanın ne tür bir etkisi olabileceği üzerine düşünülürse bütçeye, belediye harcamalarına ve siyasal haklara ilişkin seçim kararlarında kişinin kararına karar alma sürecinin gerekçeleri ve ölçütleri adına bir etkisi olmayacağı görülebilir. Ancak bu durum bu etkenlerin seçilenin ne olacağını belirlemede etkisiz olacağı anlamına gelmemektedir.

Kişinin kendi seçemediği farklılıklarının (Türk, Kürt, Ermeni vb. olmak) ve kısmen kendisinin de etki edebileceği diğer kimliklerinin karar alma süreçlerinde belirgin bir etkisi olmadığı Türkiye’de oy alan partilerin seçmen kitlesi üzerindeki dağılımı göz önünde bulundurulduğunda ortaya çıkacaktır. O halde bunlardan çok daha etkili bir etkene bakmak yerinde olacaktır: medya. Elbette ki medyanın içindeki çeşitlilik kişinin kendisini ait hissettiği kimliklere göre farklı kanalların seçilmesine olanak tanımaktadır. Bu sayede kişilerin kimlikleri ve ait oldukları toplumsal gruplar kişinin seçimlerine medya kanalıyla etki edebilmektedir.

Medyanın karar alma süreçlerindeki gücü ise yayınlarına yansıyan ancak açıktan belirgin olmayan gerekçelendirme yöntemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yöntemlerin doğruluğu veya mantıksallığı bir yana kişilerin hazır olmadığı bir ortamda onlara çeşitli gerekçelendirme sunduğu için karar alma süreçlerindeki boşluğu doldurmaya yetmektedir. O halde, demokratik bir seçim mekanizması için kişilerin gerekçelendirmeye ilişkin bilinçlenmesi gerekmektedir.

Bu türden bir bilinçlenme içinse dışarıdan bir yöntemsel bilinçlenme yerine medyanın sunduğu mevcut gerekçelendirme senaryolarına daha sağlam gerekçelendirmelerin oluşturulmasına ve kişilere ulaştırılmasına ihtiyaç vardır. Farklılıkları ve farklı toplumsal jargonları gözetmek yerine toplumun tümüne hitap edecek bir dil böyle bir alternatif için şarttır. Bu dilin referansları klişelere ve/veya toplumsal ezberlere değil gerçekliğe ve gerçekliği oluşturan tek tek olgulara yönelmelidir.

Ortak bir akıl ve ortak bir dil için farklılıkların ötesinde ortak bir referans zemini bulmak gereklidir. Zemin olarak da gerçekliğe yaslanan, demos’a dayanan ve yine demos’a seslenen bir zemin belirlenmelidir. Toplumsal yaşamın değiştirilmesi ve bu alana müdahale için toplumsal gerçekliğe referans şarttır.



01/03/2014



Yazarın diğer yazıları

Dil Bilinci ve Mantık (01/11/2017)
Mesaja İhanet mi? Mesajı Anlamak mı? (01/10/2017)
Bağımlılıktan Kurtuluşta İrade Gücü ve İrade Çatışması (01/09/2017)
İrade Çatışmasından Çıkış veya Çatışmadan Kurtulmak (01/08/2017)
Kaybolmuşluktan Varoluşa (01/07/2017)
Ahlaka ve Hayale Sığınan İyi Yürekli İnsanlara! (01/06/2017)
İklimler ve Esen Yeller (01/05/2017)
Önce Bir Karaltıydı Hepsi, Durabilirdi Belki (01/04/2017)
Sıradanlıktan Olağanüstülüğe: Atatürk Modeli (01/03/2017)
Korkudan Korkmak ya da Korkuya Koşmak (01/02/2017)
Un Ufak Olmanın Hikâyesi: İnsanca pek insanca (01/01/2017)
Bir Yurt Gezisi ve Barbarlık (01/12/2016)
James Bond, Bulgakov ve Avam Korkusu (01/11/2016)
Sınırları Aşmak (01/10/2016)
Türkçe Eğitim-Öğretim İçin Kimi Sorun Ve Öneriler (01/09/2016)
Bilim, Teknoloji ve Bilimsellik (01/08/2016)
Sürdürülebilir Kuzey için Sürdürülemeyen Güney (30/06/2016)
Sahi biz neden matematikte bu kadar başarısızız? (01/06/2016)
Canavarlıktan Kurtuluş (01/05/2016)
Canavarlıkla Mücadele için Toplumsal Ölçekte Gerekli Pozitif Düzenlemeler (01/04/2016)
Canavarı ve Canavarlığı Tanıyalım (01/03/2016)
Canavar Yaratmak ve Canavarı Görmek (01/02/2016)
Bize Aziz Nesin Gerek! (01/01/2016)
Karikatürler ve Gerçek (01/12/2015)
Yeni Paradigmanın Habercileri: Anomaliler! (01/11/2015)
Şu Sıfırları Harbiden de Bir Atsak Ya! (01/10/2015)
Türk’ün Suyla İmtihanı: Nil taşkınlarından Ankara metrosuna (01/09/2015)
Bilim Dışı Yollara Tutunmak (01/08/2015)
İnsanca yaşamın olanağı: Sistemin Frankensteinları (01/07/2015)
Bıkanlar ve Sıkılanlar için Rehber Sorunlar ve Eski Çözümler: Bıkmadık mı? (01/06/2015)
Aklayıcılara Karşı Bilim ve Akıl! (01/05/2015)
Çok Partili Tek Merkezli Demokrasinin Gül Kokulu Reçetesi (01/04/2015)
5. Frank ve Adaletsizlik! (01/03/2015)
Cadı Kazanları Devriliyor! (01/02/2015)
Felsefe Düşünerek Yapılır (01/01/2015)
Sözde Akademik Çalışmaların Silahı: Palavra! (01/12/2014)
Özgürlük Üzerine Düşüncelerle Hasan Ali Yücel (01/11/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 6 (01/10/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 5 (01/09/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 4 (01/08/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 3 (01/07/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 2 (01/06/2014)
Seçimler ve Karar Alma Süreçleri 1 (01/05/2014)
Anketler Üzerine Genel Bir Eleştiri (01/04/2014)
Derin Devlet Karaya Oturdu, Muhalefetse Kızağa! (01/02/2014)
2014´e girerken Türkiye Aklını Arıyor! (01/01/2014)
“Olmasaydı da Olurduk” Safsatası (01/12/2013)
Türkiye Cumhuriyeti´nin Özdeşlik Sorunu (01/11/2013)
Çevirmenlik: Kardeşlik İşçiliği (01/10/2013)
Peripatetiklerden Meşşailere Gezerek Düşünmek Düşüncede Gezinmek (01/09/2013)
Çoğalan Ateş Hırsızları ve Demokrasi (01/08/2013)
Antimilitarizm ve ´´Mustafa Kemal´in Askerleriyiz!´´ (01/07/2013)
“Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik” (01/06/2013)
Akıl, “Akil” ve Hurafe (01/05/2013)
"Demokratik" Olan Nedir? (01/04/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (Son) (01/03/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (3) (01/02/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (2) (01/01/2013)
Nesnellik, Tarafsızlık ve “Realite” (1) (01/12/2012)
Narsisizmin Köleleri ve Efendileri (01/11/2012)
Anayasa Tartışmalarının Öğrettiği: Önderlik ve Milli Anayasa (01/10/2012)
İdeolojisizleştirme Yalanına Karşı İdeoloji (01/09/2012)
Anayasanın Neliği ve Anayasal Güvence (01/08/2012)