Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Delice Proje

Serdar Kızık

Bahçe komşum Mustafa Tosunlar BÖRKLÜCE ORTAKLIĞI

DELİCE ZEYTİN adıyla sosyal medyada bir proje paylaştı. Hemen her gün karşılaşmamıza rağmen ben de bu girişimden, üç gün önce sayfama gönderdiği iletiyle haberdar oldum. 

Sabahında Parlak'ta zeytinyağı fabrikası kuran Çağdaş Tatar'la (kendisini Taşavlu Butik otelin konuklarından olduğu için tanırım, bir kaç kez sohbetimiz vardır) Kapusca'daki 25 dolayında ağacın bulunduğu bahçemi, isteği üstüne gezdik. Çağdaş, işi gereği zeytinin her aşamasını biliyor. Bana da bazı önerilerde bulundu.

O sırada Mustafa'yla karşılaştık, tanıştılar...

Tosunlar o sabah ilk kez bana ve Çağdaş Bey'e projesini anlattı.

Anladığım olay şu:

Delice zeytinin yağı çok önemli çok değerli bir ürün. Zeytin bahçelerinde, doğada rastlanıyor. Uzmanların söylediğine göre 15-20 kilosundan yaklaşık 1 litre yağ elde ediliyor. Avrupa'da fiyatı çok pahalı, araştırmadım ama Türkiye'de litresi 400-500 liralardan söz ediliyor...

Tosunlar'ın projesine göre katılımcılar deliceyi toplayacak. ürün bir araya gelecek. Her kes topladığı oranda pay sahibi olacak. İsteyen yağını alacak, isteyen satacak ( Delicenin yağının elde edilmesi titiz bir iş. Sıkma ve kırma sisteminin doğru işlemesi, sıcaklığın belli orandalar sağlanması, hijyene tam uyulması,diğer yağlarla karışmaması gerekiyor. Bu yörede bu koşulları sağlayacak bir işletme var mı bilmiyorum )

Bu sohbetin ardından Çağdaş Bey bizi Parlak'taki tesisine davet etti. Akşamüstü gittik, gezdik. Temiz, pırıl pırıl, çağdaş bir tesis. Mustafa'yla proje üstüne konuştular, pazarlık ettiler. Sonuçta Çağdaş Bey bunu bir sosyal proje olduğunu, destekleyeceğini belirtti. Yüzde 8 paya razı oldular. ( Konuyu bilmiyorum ama bu tür fabrikaların 12 ile 15 arası daha yüksek bir yüzdeyle yağ sıktığı söyleniyor )

Çağdaş bey isteyene yağını, isteyene bedelini vereceğini söyledi ( Bu bedelin ne olacağını ne ben sordum ne de Mustafa) 

Yağın çıkarılması için işletmenin bir seferde en az 700-750 kilo deliceye ihtiyacı varmış. Daha düşük miktar hem sistemin çalışması acısından hem enerji maliyetinden ötürü sağlanmıyormuş.

Şimdi, insanların tek başına bu miktarda delice toplaması ve bulması mümkün değil. ortaklığın temelini dolayısıyla bu miktarın ve katlarının toplanması oluşturuyor.

Efendim gelelim meselenin zırt dediği yere. Mustafa bu projeyi sosyal medyada paylaşınca ilgi görmüş. Bir çok yurttaş bu projeye katılacağını belirtmiş ( paylaşımların altındaki yorumlardan böyle anlaşılıyor ) Ama bir kaç kişi çeşitli ön yargılar ve başka çatışmalardan ötürü çıkıntılık yapmış. Saip'ten bir arkadaş telefonla Mustafa'yı aramış ve demiş ki:

" Güzel bir proje destekliyorum ama bilginiz olsun bazı köylüler ve hassasiyet sahibi olanlar sıkıntılı. İnsanların bahçelerine dalıp, deliceleri toplanacağını düşünüyor. Tıpkı nergiste olduğu gibi bahçelerinin talan edileceğini sanıyor"

Niyete, söyleme bak! Sanki proje hırsızlığa, başkasının malını talan etmeye çağırıyor.

Ayıptır, fesatlanmadır, iftiradır, zavallılıktır. 

Efendim Saip'e ev yapalı 12 yıl oldu, dört yıl da sürekli burada yaşıyorum. Benzer dedikoduları önceden de duydum. 

Bu dedikoducu zatı muhterem bazı köylü beyefendiler bırakın deliceyi, kendi bahçesinin zeytinini toplamaz, üretmez. Tarımı mahveden iktidarlara karşı gelmemişlerdir, gerçi asıl kabahatli sistem ama üretimden vazgeçmişlerdir. Zeytin ve nergis bahçeleri imara açılsın da para kazanalım diye yırtınmışlardır. 

Bir de entel dantel takımı var ( pek severim bu deyimi) efendim onlar da bu projeye katılanların zeytinliklere dalacağını, köylünün malını talan edeceklerini söylemişler. Yani görmeden etmeden, bilmeden şimdiden katılımcıları hırsızlıkla suçlamışlar. Daha da öteye gidenler olmuş, özel mülkiyette olmayan, milli emlakın bünyesindeki delicelerin toplanabilmesi için devlete ecri-misil ödenmesi gerektiğini vurgulamışlar. Kendileri köylerinde, gözlerinin önünde hazine arazileri dozerlerle işgal edilirken söylemden öteye herhangi bir girişimde bulunmamışlardır. ( Ayrıca merak ettim acaba bugüne değin bırakın ecrimisili o devletin arazilerinde delice toplayan bir tek kişi olmuş mu acaba? Ayrıca madem öyle o devletin arazilerinde sarmaşık, tilkican, bögürtlen, yaban mersini benzeri yabani ot ve bitkileri toplayanlar da herhangi bir bedel ödemiş mi acaba ) 

Sonuç olarak proje güzel, ben de katılacağım. Bahçemdeki iki delice ağacın ürünü toplayacağım, toplananlara katacağım. Olsa olsa iki litre yağ eder, o da bize yeter.



01/10/2019



Önceki yazılar

Ülkemiz Yangın Yeri… (01/09/2019)
Su Yolunu Bulur da (01/08/2019)
Hayata Küçük Bir Adım... (01/07/2019)
Yıkıma Doğru (01/05/2019)
Karaburun'da ÖÇK Tartışmaları ve Gerçekler... (01/04/2019)
Asırlık Çınarlara Yardım Eli (01/03/2019)
Doğaya Saldırırsanız Yanıtı Kötü Olur (01/02/2019)
Kıyıda Bir Ağacın Direnişi (01/01/2019)
Çaldağı’nı Çaldırmayın... (01/12/2018)
Çevre Hareketinin Politik Yüzü... (01/10/2018)
Zeytin ve Yağındaki Yanlışlıklar... (01/09/2018)
Bir Dost Karşılaşması (01/08/2018)
Altıncılar İzmir'in damına kondu ! (01/07/2018)
GÖKOVA’YA NASIL KIYARSINIZ ? (01/04/2018)
Uyan ve Diren (01/03/2018)
Zeytin ve Yağındaki Yanlışlıklar (01/02/2018)
Kaos Projesi! (01/01/2018)
"Çevre Savaş’ı!.." (01/12/2017)