Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Çürümüşlüğün Resmi

Gözde Pektaş

Fransız yazar ve düşünür Albert Camus’nun bir sözü vardır: “Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın!” Bu sözden yola çıkacak olursak ve ülkemizde meydana gelen ölümlere bakarsak eğer, ülkemizdeki çürümüşlükle de yüz yüze gelmiş oluruz.

Ne yazık ki ülkemizde yanlış giden şeylerin düzeltilebilmesi için bir felaketin olması ve bu felakette de ciddiye alınacak sayıda insanın hayatını kaybetmesi gerekiyor. Bazen bu bile yeterli olmuyor. Her defasında ölüm kaybı olmasa da sık sık meydana gelen depremler gösteriyor ki biz bir deprem ülkesiyiz ve devlet de bu gerçeğin farkında olarak hareket etmelidir. Geçmişte Marmara depremi gibi bir yaramız var. Fakat gel gör ki vicdan yoksunu, aç gözlü birçok insanımsı varlıklar için para, rant, çıkar her şeyden önce gelmekte. Yapacağı çürük yapıdan daha ne kadar fazla kazanabilirim’in derdinde olduğu için, olası bir depremde o yapının altında kalanlar onun kazanacağı paradan da değerli değiller.

En son yaşanan Elazığ depremi ile insan hayatının rant karşısında ne kadarda ucuz olduğunun tanığı olduk. Yanındaki tek katlı binanın sapasağlam durmasına karşın, yıkılmadan önceki hali ile sağlam ve ışıl ışıl görünen Mavi Göl Apartmanı tamamıyla çökmüş ve üç kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Dönemin belediye başkanının açıklaması ise içler acısı. Geçmiş depremlerde hasar alan binaya az hasarlı raporu verildiğini söylüyor ve keşke ağır hasarlı raporu verilseydi diyerek hayıflanıyor ve vatandaşın şikayet için kendine gelmediğini ve yeterli personeli olmadığından yakınıyor.(1) Doğru ya Enerji bakanımızın da belirttiği gibi her şeyi devletten beklememek gerek.(2) Hakkını aramak, insanca hayat sürmek hatta yaşayabilmek için senin bir şeyler yapman gerekiyor.

Bilimin, mantığın, felsefenin ön planda olmadığı bir ülkenin vatandaşları, daha fazla rant elde etmek için paragöz müteahhitlerin yaptığı, devletinde rahatlıkla göz yumduğu çürük binaların çökmesi sonucu hayatını kaybediyor. İhmalin ve daha fazla para hırsının adı imtihan oluyor, kader oluyor sabır oluyor. Sekiz bakanlığın bütçesini geride bırakan Diyanet İşleri Bakanlığı(3) ise ölen vatandaşlara cenneti vadediyor.(4)

Akademisyenlik görevini hakkıyla yerine getirme fırsatı verilmeyen ve bu nedenle istifa etmek zorunda kalan Prof. Dr. Naci Görür(5) depremin olacağı noktaya aylar öncesinden dikkat çekiyor, fakat yetkililer Naci hocayı dikkate bile almıyor.(6) İşte bu da ülkemizdeki çürümüşlüğün başka bir yüzü. Bilimin, aklın, felsefenin, tarihin ön planda olması gereken üniversiteler siyasallaşmanın merkezi oluyor ve gerçek bilim insanları buradan uzaklaşmak zorunda bırakılıyor. Sonunda da bilimi ve mantığı ön planda tutmayan her ülkenin vatandaşları gibi insanımız birilerinin çıkarı uğruna göçük altında hayatını kaybediyor.

Üniversitelerin çürümüşlüğünü yansıtan bir başka örnek ise akıllı her insanı çileden çıkartabilecek bir türde: “Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri Gencer, Elazığ'da meydana gelen ve 41 kişinin yaşamını yitirdiği depreme ilişkin skandal bir paylaşıma imza attı. Gencer, depremin Elazığ'ı vurmasını çocuk yaşta evliliğin yasaklanmasına yordu.” (7) Bu şahıs ülkemizin en önemli üniversitelerinden birinde insan ve toplum bilimi bölümünde profesör. Gerçekten içler acısı, toplumdan ve insandan fersah fersah uzak bu bağnaz zihniyetin böyle bir unvanla öğrenci zihinlerinde açacağı yaraları düşünmek bile insanın sinirlerini bozuyor.

Tüm bu çürümüşlüklerle karşı karşıya kaldıktan sonra her fırsatta sopasını göstermekten geri durmayan devlet baba, hakkını arayan hesap soran yurttaşa aba altından sopasını da göstermekten geri durmamıştır. Depremin etkileri bile daha belli değilken vatandaşlardan yardım isteyen Kızılay başkanına (8) tepki gösterip Marmara depreminden sonra alınmaya başlanan ve daha sonra sürekli hale gelen deprem vergisinin akıbeti ile ilgili soru sorma hakkını kullanan vatandaş tabii ki hoş karşılanmayacaktı. Kızılay yönetimindekilerin aldıkları maaş miktarları(9) ve İstanbul’daki genel başkanlık makamı için aylık 12 bin dolara boğaz manzaralı ve yüzme havuzlu köşkün ne kadar gerekli olduğu konusuna ise hiç girilmemeliydi.(10) Çünkü vatandaş uysal olmalı kaderine razı gelmeli ve siyasallaşmamalıydı. Sözcü gazetesinden Çiğdem Toker ise alınan bu deprem vergisinin amacını Adalet ve Kalkınma partisinin ilk maliye bakanı olan Kemal Unakıtan’dan birebir öğreniyor. Unakıtan kısaca asıl amacın bütçe açığını kapatmak olduğunun, adının deprem vergisi olmasının, toplumdan daha fazla vergi almak amacıyla kılıf olarak kullanıldığını söylemiş oluyor.(11)

Zihniyet değişmediği sürece benzer manzaralara ve benzer söylemlere daha çok tanık olacağız gibi. Sonrasında yapılanlar kadar önemli olan öncesinde yapılması gerekenler. Bilinen bir gerçek var ve devlet o gerçeğe göre hareket etmeli, vatandaşını ölmeden önce kurtarabilmelidir. Özellikle 16 milyonun yaşadığı İstanbul başta olmak üzere deprem riski olan bölgelerde gerekli önlemler alınmalıdır. Binaların sağlamlığı sağlandıktan sonra toplum, deprem konusunda bilinçlendirilmelidir. İslamda Tevekkül vardır. Elinden geleni yaptıktan sonra Allah’a güvenmektir. Ama önemli olan; gereken her şeyi yapmaktır. Yapılması gerekeni yapmayıp ihmalkarlığı ve daha fazla kazanma hırsını kader, imtihan kılıfına sokmak sahtekarlığın ve çürümüşlüğün resmidir.

  1. https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/eski-belediye-baskanindan-mavi-gol-itirafi-onunden-gecen-yikilacagini-dusunurdu-5591600/

  2. https://www.birgun.net/haber/bakan-donmez-den-deprem-aciklamasi-her-seyi-devletten-beklemek-dogru-olmaz-285352

  3. https://www.birgun.net/haber/diyanet-in-2020-butcesi-sekiz-bakanligi-geride-birakti-273683

  4. https://t24.com.tr/haber/diyanet-isleri-baskani-erbas-depremde-vefat-edenler-hukmen-sehit,857817

  5. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/112373/itunun-sembol-isminden-isyan-ve-istifa.html

  6. https://www.cnnturk.com/turkiye/prof-dr-naci-gorur-elazig-depremini-cnn-turkte-4-ay-once-bilmisti

  7. https://www.birgun.net/haber/ytu-profesoru-bedri-gencer-den-skandal-deprem-paylasimi-285633

  8. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1716250/sms-ile-para-isteyen-kizilay-baskanina-tepki-yagdi.html

  9. https://www.birgun.net/haber/ulkenin-yukselen-degerleri-kizilay-yoneticilerinin-maaslari-dort-yilda-yuzde-461-artti-267573

  10. https://www.birgun.net/haber/kizilay-kosk-kiralamis-269242

  11. https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/cigdem-toker/asil-siyaset-yapan-siyaset-yapmayin-diyendir-5589853/



 



01/02/2020



Yazarın diğer yazıları

İlginç Zamanlarda Yaşamak (01/04/2020)
Soru İşaretleri (01/03/2020)
Yeni Bir Zaman (01/01/2020)
Çaresizlik (01/12/2019)
İnanmanın Bedeli (01/11/2019)
Greta Thunberg: Çevrenin Sevimli Yüzü (01/10/2019)
Bir Kadının Daha Çaresiz Çığlığı: “Ölmek İstemiyorum!” (01/09/2019)
1 Milyon Kitap (01/08/2019)
Seçim Sonrası Gerçekleri (01/07/2019)
Haziranı Ölümsüzleştiren Üstadlar (01/06/2019)
Bilmem Söylesem mi, Söylemesem mi? (01/05/2019)
Gördüğün Günden Geri Kalmayasın (01/04/2019)
Çok Bilinmeyenli Denklem (01/03/2019)
Öfkenin Yükü (01/02/2019)
Yozlaşma (01/01/2019)
Resmin Arka Yüzü (01/12/2018)
Hikayenin Anlamlandırılması (01/11/2018)
Göz Görüyor Gönül Katlanamıyor (01/10/2018)
An’ı Sevmek (01/09/2018)
Kabullenmemek (01/08/2018)
Başka Bir Türkiye Mümkün (01/07/2018)
Vaatler (01/06/2018)
Sistemde Çürümek (01/05/2018)
Yaşamaya Dair (01/04/2018)
Küçük Bedenlere Yüklenen Ağır Yükler (01/03/2018)
Bağımsızlık… (01/02/2018)
Barış Şehri: Yeruşalayim (01/01/2018)
Vicdan (01/12/2017)
Yaşam ve Mutluluk (01/10/2017)
Gökyüzüne Bakalım… (01/09/2017)
İz Bırakmak (01/08/2017)
Bayram Günleri (01/07/2017)
İnsanca Olmalı (01/06/2017)
Dönemeç (01/05/2017)
Zamanın İçinde (01/04/2017)
Üniversite Amfileri (01/03/2017)
Oku (01/02/2017)
Eğitimde PISA Etkisi (01/01/2017)
Karmaşada Yaşamak (01/12/2016)
CEBİMİZDEKİ UMUTLAR (30/06/2016)
ALIŞMANIN ZEHİRİ (01/06/2016)
ONULMAZ YARALAR (01/04/2016)
DÖNEMEÇ (01/03/2016)
Umut İnsanda (01/02/2016)
Yaşam Çıkmazı (01/01/2016)
Aydınlığa Kavuşması Gereken Karanlık (01/12/2015)
Karanlıktaki Işığın Umudu İle Yaşamak (01/11/2015)
Silinen Hayatlar (01/10/2015)
Tesadüfi Yaşamlar (01/09/2015)
Yarım Bırakılan Hayatlar (01/08/2015)
Makbul Olmak (01/07/2015)
Haziran Umudu (01/06/2015)
Sessiz ve Sadık Dost (01/05/2015)
Umuda Uyanış (01/04/2015)
Kadın Olmak (01/03/2015)
Görünmez Eller (01/02/2015)
Aksayan Eğitim Sistemi (01/01/2015)
Çirkin Hayatlar ve Ölümler (01/12/2014)
Bedava Hayatlar (01/10/2014)
Fütursuzca Yaşamak (01/08/2014)
Ortadoğu’nun Makus Talihi (01/07/2014)
İnsan Olmanın Gereği (01/06/2014)
Masum ve Güçsüz Olmanın Diğer Adı: Çocukluk (01/05/2014)
Düşünceden Korkmak (01/04/2014)
Umudu Yitirmemek (01/03/2014)
Öteki Olmak (01/02/2014)
Yeni Türkiye Düzeni (01/01/2014)
Ters Giden Şeyler (01/12/2013)
Modern Kölelik (01/11/2013)
Bir Tutam Yaşam (01/10/2013)
Birleşemeyen Milletler (01/09/2013)
Gelin Canlar Bir Olalım (01/08/2013)
Ağacın Gölgesindekiler (01/07/2013)
Ortadoğu Çıkmazı (01/06/2013)
Ekilen Umutlar (01/05/2013)
Farklılıklarla Bütünleşmek (01/03/2013)
Birlik Olmanın Bedeli (01/02/2013)
Belki Bir Umut Doğar (01/12/2012)