Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Corona'dan Çıktım Yola

Suat Çağlayan

Coronavirus salgınının başlamasıyla birlikte ortaya çıkan büyük korku ve panik azalacağı yerde giderek daha da artmaya, önlemler ağırlaştırılmaya devam ediyor.

Sokaklarda eldiven ve maskeyle dolaşanlar mı ararsınız, yoksa marketlerin raflarını boşaltarak kendilerini evlerine hapsedenler mi?

Ne olur ne olmaz mantığıyla arkadaşıyla köşe başındaki buluşmaya gitmeyenlerin yaşamakta oldukları virüs korkusunu gidermek için Coronavirus’a karşı ilaç ve aşı üretmeye çalışan ilaç ve aşı firmaları daha ilk günden harıl harıl çalışmaya başladılar.

Önce bazı bilgiler verdikten sonra, bugünden yaşanmaya başlanan ilaç ve Corona aşısına ait olası oyunlarından söz etmek istiyorum.

ÇOCUKLARDA HASTALIK SON DERECE SINIRLI

Çin’de, Coronavirus hastalığına yakalanmış 745 hasta ailesinde bulunan çocuklarda (2 ay ile 15 yaş arasında) Coronavirus araştırılmış.

Bunlarda virus saptanmış olmasına rağmen, sadece 7 çocukta; ateş, burun akıntısı, öksürük ve başağrısı saptanmış. Ancak bu çocukların hiçbirinde, erişkinlerde ölüme neden olan, pnömoni yani zatürre olmamış. Büyüklerden farklı olarak bu çocuklarda baş ve kas ağrıları da olmamış.

Yani –bu verileri göz önüne alırsak- şunu söyleyebiliriz;

Coronavirus’unşu andaki genetik özelliği ile- çocuklara bulaşsa bile bir sorun yaratmadığı anlaşılmış. Bulaşanlar içinde, sadece çok az sayıdaki çocukta basit bir virus enfeksiyonuna ait belirtiler ortaya çıkmış.

Bu veriler ışığında yönetimlerin tüm okulları tatil etmeleri elbette tartışılacak bir konudur. Ama, savunma olarak; “Ne yani çocuklarımızı tehlikeye mi atsaydık?” denirse, buna yanıtın da kolay olmadığı bir gerçek.

Salgın hakkında anlaşılan bir başka konu, kuluçka süresi; 5-6 gün olduğu anlaşılan bu sürenin uygulamada 15 günlük karantinaya yansıtılması da herhalde üzerinde yeniden düşünülmesi gereken bir konudur.

Bir de, bu virusun bulaştığı kişilerin, antiinflammatuar denen ağrı kesici ve ateş düşürücüleri kullanmamaları, onun yerine paracetamol türü ilaçlardan almaları önerilmektedir.

GELELİM İLAÇ KONUSUNA

Bugüne kadar, ne zaman dünya ölçeğinde sınırlı (epidemi) veya yaygın (pandemi) bir salgın hastalık olmuşsa, bunun arkasında zevkle ellerini ovuşturanlar olmuştur. Bunlar aşı ve/veya ilaç tekelleridir.

Komplo teorilerini ciddiye almasak bile, mutasyon yaparak saldırganlaşan bir virus salgınında, büyük ilaç ve aşı üretim laboratuarları harekete geçmekte, ya önleyici (aşı), ya da iyileştirici(ilaç) bir ürün üretmeye çalışmaktadırlar.

Henüz tam olarak bu virusu yok edecek bir ilaç bulunmasa da, Dünya Sağlık Örgütü, iki antiviral ilacın hastalıkta etkili olduğunu bildiriyor;

Çin’de kullanılmaya başlanan; Favilavir…

ABD’de, Gilead firmasının Remdesivir…

Bu firmaların yanı sıra çok sayıda başka firma da, Coronavirus pastasından pay kapmaya çalışıyor. Ama gelin görün ki, hiçbiri ilaç kapitalizminin babası olan Gilead’in önüne geçemeyecektir.

Çok etkili olduğu için mi, diye sorulacak sorunun yanıtını siz bulun!

Batı kaynaklı saygın kabul edilen bütün çalışmalar, daha şimdiden Remdesivir baskısı yapmaya başladılar. Bundan sonra da birçok saygın(!) bilim adamının, yazacakları bilimsel(!) makalelerde bu ilacın erdemlerinden söz edeceğini söylemek yanlış olmaz!

Dünya Sağlık Örgütü ve FDA’nın tüm ülkelere, bu ilacı kullanmaları konusunda önerinin ötesine geçerek çağrıda bulunabilecekleri bile beklenebilir. (Coronavirus hastalarında bazı sıtma ve AİDS ilaçlarının iyileştirici olduğunu gösteren veriler var)

 

Salgınla birlikte birçok gelişmiş laboratuar, Coronavirus’un bu türüne karşı aşı üretmek için harekete geçmiş bulunuyor.

Yaptığım araştırmada, yirminin üzerinde aşı laboratuarının çeşitli isimlerde aşılar ürettiklerini gördüm.

Kim tarafından ve nerede üretilirse üretilsin, bu aşıların kullanımının en erken Eylül ayında olabileceği anlaşılmaktadır. Fakat yaygın kullanımdan önce, etkinlik ve yan etkisini araştırmak için aşılar mutlaka insanlar üzerinde denenmek zorundadır.

İşte ilk soru burada; Batılı bir aşı firması, ürettiği aşıyı batı ülkelerinde yaşayan insanlarda deneyebilir mi? Yani kobay insanlar kimler olacaktır?

(Bilinen bilimsel gerçek; üretilecek aşının etkinliğinin yetersiz, koruma süresinin de bir yıldan uzun olmayacağıdır. Tıpkı grip aşısı gibi)

Bir başka konu ise bu aşıların üretimi için harcanan paranın nereden çıkarılacağı!

Bunu şunun için soruyorum;

Eylül ayına kadar, gerek iklim değişimi, gerek virus salgınlarının kendilerine özgü sınırlayıcılığı ve gerekse başka nedenlerle bu salgının sınırlanacağı…

Veya, bu süre içinde Coronavirus’un bu türünün mutasyon yaparak yeni bir makyajla karşımıza çıkabileceği düşünülmektedir.

Her durumda, üretilen aşı kullanılamayacağından üretimine harcanacak milyonlarca doları üretici firmalar nereden çıkaracak, aşıları nerelere satacaklardır?

Bundan önce, birçok ülkeye (örneğin Türkiye) sattıkları ve hiçbir işe yaramadığı için çöpe atılan milyonlarca dolarlık domuz gribi aşısı olayı bir kez daha yaşanabilir mi?

Coronavirus aşı pazarını(!) ele geçirecek olan bir firmanın, aşılarını satmak için kullanmayacağı yol olmadığını biliyoruz.

Elbette adamlar sadece hekimliğin zaaflarını kullanmakla kalmıyorlar, medyayı da kullanıyorlar.

İleride, Coronavirus salgını kendiliğinden kontrol edilmişken, manşetlere taşınabilecek şöyle bir haber görürseniz şaşırmayın!

Coronavirus salgınının tamamen geçtiğini sanmayın, aynı virus ile yeni bir salgının eli kulağında! Aşınızı mutlaka yaptırın!”



01/04/2020



Yazarın diğer yazıları

Ecevitlerle Fotoğraflı Bir Anı (01/03/2020)
Kara Kutu (01/01/2020)
AKP’den Kopanların Kuracağı Parti Tutar mı? (01/08/2019)
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Odaklı Bir Partinin Kurulmakta Olduğu Yönünde Söylentiler Var (01/05/2019)
İzmir’i Karıştıran Atatürk Skandalı (01/04/2019)
Ege Üniversitesi’nde Neler Oluyor (01/03/2019)
Aday Arayışı Değil, Aday Yıpratılması (01/01/2019)
Yerel Seçimlerde İyi Parti - CHP İşbirliği Şart (01/12/2018)
İYİ Parti’nin Geleceği Ve Meral Akşener (01/08/2018)
Bunu Yapmaya Ömürleri Yetmeyecek! (01/06/2018)
Pazar Günü Türkiye'de Neler Oldu, Farkında mısınız? (01/05/2018)
2019 SEÇİMLERİ; CUMHURİYETİN ÖLÜM-KALIMI (01/04/2018)
Askeri Doktorluğu Yok Edenlere Lanet Olsun (01/03/2018)
Sit Alanlarına Saldırılar Giderek Artıyor (01/02/2018)
Büyük Arazi Vurgunu Başlarken… (01/01/2018)
NATO'da Çalışan Türk Asıllılar Kimin Adamı? (01/12/2017)
Ecevit'e Dil Uzatmanın Hafifliği (01/11/2017)
İYİ Parti'nin kuruluşuna neden katıldım (01/11/2017)
Neden Meral Akşener Hareketi (01/10/2017)
Popülizm Yapanlar Hastaları Vuruyor! (01/09/2017)
İbretlik Bir Öykü (01/08/2017)
Biraz da Futbol (01/07/2017)
Zeytinlikler (01/06/2017)
Referandum Sonrası Bir Analiz (01/05/2017)
Fethullah’ın Kadim Dostları Şimdi Düşman mı? (01/04/2017)
Burhan Özfatura’ya Kulak Verelim! (01/03/2017)
Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” Filmi ve Bizdeki Versiyonu (01/02/2017)
Paşam, Keşke İşgal Edilen 16 Adadan Birine Çıkabilseydiniz! (01/02/2017)
Diktatörlerin Ruh Sağlığı (01/01/2017)
Yılmaz Büyükerşen’e De Bu Yapılırsa! (01/12/2016)
Gıda Emperyalizmine Karşı Bir Savaşçı: Osman Nuri Koçtürk (01/11/2016)
Durum Ciddi; Sokaklar Kadınlara Zindan Edilecek (01/10/2016)
At İzinin İt İzine Karıştığı Bir Ülkede… (01/09/2016)
Bir Darbe Analizi (01/08/2016)
APTAL PUMA SENDROMU/ PUMA KADIN (30/06/2016)
Herkes MHP'deki umut veren muhalefeti konuşuyor… Peki ya CHP! (01/06/2016)
SANATA TÜKÜRENLERİN YÖNETTİĞİ BİR ÜLKE (01/05/2016)
DOKTORLARIN KRİTİK SEÇİMİ NİSAN’DA (01/04/2016)
 ÖFKE NEREYE GÖTÜRÜR? (01/03/2016)
HP ve TSK Güven Vermek Zorundadır! (01/02/2016)
Biri Nobel’ini Atatürk’e Sunuyor, Diğeri İse… (01/01/2016)
Kurultay Her Zaman Sürpriz Yapabilir! (01/12/2015)
Bu Siyasetçiler Hemen Ayrılmalı ...
Hitler Örneği Akıldan Çıkarılmamalı...
(01/11/2015)
Potamya Kalıntıları İş Başında… (01/10/2015)
Keşke Bu Kadar AKP’ci Olmasaydım! Diyormudur Acaba (01/09/2015)
PKK ile Tahtarevalli Oyunu (01/08/2015)
Koalisyon Denince Akla Önce Saygı Gelmelidir! (01/07/2015)
Seçimlerle İlgili Bir Analiz (01/06/2015)
Ermeni Soykırımı Yalanı Karşısında (Yeni) CHP’yi Yönetenler Neden Tavırsız? (01/05/2015)
“Kozmik” Bilgileri Taşırmanın Günahı Kimlerde? (01/04/2015)
CHP’li Belediyenin Farklı Bir “Gemicik” Öyküsü (01/03/2015)
Gözyaşı Fışkırır, Yağ Yerine Zeytin İçinden (01/02/2015)
CHP’de Tavan, Tabanı Ürkütüyor (01/01/2015)
Emine Ülker Tarhan’ın İstifasının Anlamı (01/12/2014)
CHP Umut Olmalı! (01/11/2014)
CHP’de Umutsuzluk (01/10/2014)
CHP Bu Duruma Nasıl Düşürüldü? (01/09/2014)
Bu “Yaş” ta, Gözyaşı mı? (02/08/2014)
Zeytinliklere ve Zeytinciye Yazık Olacak (01/07/2014)
SOMA’da, 19 Yaşında Ölmenin Sakıncası Yok! (01/06/2014)
Sanatın ve Sanatçının Ölüm Fermanı:TÜSAK (01/05/2014)
Despot, Çöküntüyle Keskinleşir (01/04/2014)
Sadece Hırsızlık mı,Kleptomani mi? (05/03/2014)
Gerçek Kütüphaneci Olabilmek Zor İştir! (01/03/2014)
Grip Aşısı Sömürüsü (01/02/2014)
“Terörizme Destek Veren Ülke” Olmaya Doğru… (01/01/2014)
Zeytinyağı’na Suriye Darbesi (01/01/2014)
Gavat Açılımı (01/12/2013)
AKP ve Çocuk Felci! (01/12/2013)
“Onur ve Arkadaşlık” İstifaları (01/11/2013)
CHP’nin Mazlum/Mağdur Sıkıntısı (01/10/2013)
Şizofren Dış Politika (01/09/2013)
Emine Ülker Tarhan ve Gezi Gençliği (01/08/2013)
Görsel Bir Şölendir Ayvalık (12/07/2013)
Mustafa Kemal Rahat Uyuyabilir: (01/07/2013)
PKK’nın Çekilmesi İyi Analiz Edilmeli… (01/06/2013)
Müze/Kilise Ayasofya’yı (Trabzon) Camiye Çevirmenin Dayanılmaz Yanlışlığı (01/05/2013)
Suriye´deki Dinci Teröristlerin “Muta Nikahlı” Tecavüzleri (01/04/2013)
Tayyip Erdoğan Korkmasın! ABD Ondan İyisini Bulamaz! (01/03/2013)
Büyükerşen’e Bile Bu Yapılırsa (01/02/2013)
E.Ü. İçine Güzel Sanatlar Fakültesi ve Beklentiler (01/02/2013)
Yargıya Güvenin Olmadığı Yerde Osman Özgüven Neden Kalsın Ki? (01/01/2013)
Bir Meslek Örgütü Kendi Ülkesine Karşı Olabilir mi? (01/12/2012)
Cumhuriyet Ne Kadar Tehlikede (01/11/2012)
Türkiye´yi Bölme Görevi (01/10/2012)
Öldürdüler Almina’yı (03/09/2012)
İçerde: Din Sömürüsü ve Kin... Dışarda: Emir Kulu... (01/08/2012)
Kürtaj Yasağı En Çok Yoksul Kadını Vuracak (01/07/2012)
Artık ‘İçimiz’ değil ‘dışımız’ Yansın Belki Uyanırız! (01/06/2012)
Semah’ın Gücü... İzmir’in Kırılganlığı… (01/05/2012)
Afganistan’daki Helikopter Kazası (01/04/2012)
ABD Kafkasya’yı da Karıştırır mı? (01/03/2012)
Sıkıyönetim Mahkemeleri Daha mı İyiydi? (01/02/2012)
Rauf Denktaş´ın Arkasından Sahte Gözyaşları... (17/01/2012)
Cumhuriyet mi, Yoksa Demokrasi mi? (01/01/2012)
İzmir Belediye Baskını ya da Arturo Ui´nin Önlenebilir Yükselişi (01/12/2011)
Pkk’yı Siyasi Yollarla Yok Edemezsin! (01/11/2011)
İki Farklı ‘KALE’, İki Farklı Duyarlılık (01/10/2011)
Terör Örgütünün İki Kolu: PKK ve PKK Holdingi (01/09/2011)
“İnsan Hakları” Bu Ülkelerin Ağzına Yakışmıyor (01/08/2011)
Hukuk Mu Dedin? Hadi Canım Sen De! (01/07/2011)
Üç ‘F’ (Fado, Fatıma, Futbol) ve AKP (01/06/2011)
Onların Demokrasisi Bizi ‘Götürür’ Abi! (01/05/2011)
“Kırk Katır Mı, Kırk Satır Mı?” (01/04/2011)
Ecevit’i Ergenekon İçin Kullanmaya Çalışmasınlar! (01/03/2011)
Tükürün Bu ‘Ucube’ Heykellere! (01/02/2011)
Kılıçdaroğlu Artık Çok Rahat (01/01/2011)
Füze Kalkanı ve Türkiye (03/12/2010)
Rektör Olma Hayali Var, Mantık Yok... (01/11/2010)
Hanefi Avcı´nın Kitabı (01/10/2010)
“Bir Buçuk Cumhuriyetçiler” ve Referandum (01/09/2010)
Yaşasın! Tanzanya ile Vize Kalktı (01/08/2010)
Sevgili Hamas´a Sitemimizdir... (01/07/2010)
Güçlenen CHP Siyaseti Altüst Ediyor (01/06/2010)
Mayıs: Hüzünle Mutluluğun Kol Kola Gezdiği Ay (02/05/2010)
İki İsim, İki Öykü (01/04/2010)
Bakan Yanında ‘Ezik’ Vali (01/03/2010)
Özgürlük mü Dediniz(!) (01/02/2010)