Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Çin’in finansal gücü biçimleniyor

Şahin Yaldız
Amerikan dergisi Worth geçenlerde dünya ekonomisinin en güçlü 100 ismini açıkladı. Açıklanan listede dört Çinli mevcut: Çin Bankaları Teftiş Komisyonu Başkanı Shang Fulin, Çin Halk Bankası yöneticisi ZhouXiaochuan, Çin Yatırımları A.Ş CEO’su ve Başkanı LouJiwei ve Çin Ekonomi ve Sanayi Bankası Müdürü JiangJianqing. Bu dört isim dünya ekonomisinin en etkili 14., 15., 27. ve 31. isimleri olmayı başardılar.
Bu listeye Çin’den sadece dört ismin dâhil edilmesi Dünya ekonomi piyasalarının Çin’in ekonomik sistemi ve bankacılık sisteminin gücünden ne kadar bihaber olduğunu gösteriyor. Fakat istisnalar da yok değil. Örneğin, Bloomberg gazetecileri Henry Sanderson ve Michael Forsythe son kitapları ’’Çin’in Süper Bankası’’nda, Çin Kalkınma Bankası Başkanı ChenYuan’ın dünyanın en etkili bankacısı olduğunu söylüyorlar. Çin bankacılıkta Deng Xiaoping’in ünlü sözünü izliyor gibi : ’’Başarını gizle, gizliliği yücelt.’’
Çin’in ekonomi piyasasında bu kadar küçümsenmesi büyük bir hata ve sonuçları da yakında görülecek. Küresel iktisadi dinamikleri incelerken Çin’in ekonomik gücünü sadece istatistiklere dayanarak belirlemek son derece yanlış bir tutumdur. ( Çin’in kendinden sonra en çok çelik üreten 38 ülkenin toplamından daha fazla çelik üretmesi; dünya’nın çimento üretiminin yarısından fazlasını yapması; dünyanın en büyük televizyon, beyaz eşya, cep telefonu, araba pazarı olması; Amerika’daki internet kullanıcılarının iki katından fazla internet kullanıcısına sahip olması vb.)
Yukarıda verilen oranlar çok etkileyici durmaktadır fakat Çin’in ekonomik gücünün çekirdeğini oluşturmazlar. Çin’in içerde ve dışarda büyümesini sağlayan ekonomik gücünün çekirdeği eşsiz finans gücüdür.
Çin gayrisafi yurtiçi hasılada henüz Amerika’yı geçebilmiş değil fakat yurtdışı ve yurtiçi yatırımlarında -ve toplam kazançlarında- Amerika’yı çoktan ikiye katlamış durumda. Kayıtlara göre Çin’in 2011 yılındaki net kazancı 3.6 trilyon dolar yani Amerika’nın net kazancının iki katı.
Fakat bu net kazanç iktisadi sistemin hammaddesi değil. Çin’i dünyanın en büyük iktisadi gücü yapan şey de Çin bankacılık sisteminde hızla dolanan bu hammaddenin büyüklüğü. Dünya’nın en büyük döviz rezervi olan Çin’in 3.3 trilyon dolarlık rezervi ekonomik gücüne güç katıyor fakat yıllardır süregelen eşsiz yurtiçi iktisadi gücü ekonomisinin esas temelini oluşturuyor.
Çin’in iktisadi dinamiklerini belirlemek için Amerikan bankalarının indeksleriyle kıyaslanması faydalıdır. Bu yılın rakamları açıklandığında bu kıyasların önemi daha da artacaktır.
Geçen senenin Amerikan banka raporlarına göre Amerikalılar gelir açısından Çin’in önündeydi. (gelir olarak: 550 milyar dolara karşılık 404 milyar dolar ve mevduatlar açısından da: 10,079 milyar dolara karşılık 9,985 milyar dolar) Fakat Çin bankaları net kar açısından Amerikan bankalarını çoktan geçmiş durumdaydı. Çin’in net karı 105 milyar dolar Amerikan bankalarınınki ise 68 milyar dolardı. Bunun yanında Çin bankaları menkul kıymetler piyasasında da 992 milyar dolarla, 847 milyar dolarlık menkul kıymet değerine sahip olan Amerikan bankalarının önündeydi.
Bu yılın başında hem Çin hem Amerika piyasa değeri açısından dünyanın en büyük on bankası arasına dörder temsilci sokmayı başardı. (Çin: Çin Sanayi ve Ticaret Bankası, Çin Ziraat Bankası, Çin Yapı Bankası, Çin Bankası / Amerika: WellsFargo, JPMorgan Chase, Citigroup, Bank of Amerika) Çin bankalarının toplam değeri 706 milyar dolar Amerikan bankalarınınki ise 620 milyar dolardı. Çin Sanayi ve Ticaret Bankası hem kar hem de sermaye değeri açısından dünyanın en büyük bankasıydı.

(Yukarıdaki tabloda Çin ve Amerika’nın gayrisafi yurt içi tasarruflarının zaman içindeki değişimi görülüyor.)
Diğer iktisadi alanlarda - sigorta, emlak, kredi kartları vb.- Amerika Çin’e karşı üstünlüğünü hala koruyor. Fakat iki ülke arasında bankacılığın özünü oluşturan niteliklerde çok büyük farklılıklar yok.
Bu farklılıkların azlığına rağmen Çin bankaları Amerikan bankalarından çok daha hızlı büyüyor. 2007’de gelir açısından Amerikan bankalarının ancak %16’sı kadar olabilen Çin bankaları şimdi durumu çok ilerletmiş ve gelir yüzdesini %74’e çıkarmıştır. Amerikan bankalarına oranla Çin bankalarının yükselişi ise şöyledir: 2007’de Amerikan bankalarının %30’u olan mali değer geçen yıl %98; %43 olan piyasa değeri geçen yıl %117, %17 olan net kar %155 olarak belirlenmiştir.
Çin’in yurtiçi iktisadi çalışmalarındaki başarısı Çin bankalarının büyümesini sağlayacaktır. Bu büyümeyle birlikte Çin bankaları Amerikan bankalarını her açıdan arkada bırakacaktır. Çin’in belirtilen iktisadi gücü çok hızlı bir şekilde bankacılıkta kurumlaşma gücüne dönüşüyor.
Amerikan bankaları geçmişte yurtdışında da faal olup Çin bankalarını geride bırakırken bu durum şimdilerde değişmeye başlıyor. Çin bankaları da yurt dışına açılmaya başlıyor.
Bu açılımda da ilk rol alan Çin’deki kalkınma bankalarıydı. 2005 ve 2011’de Çin Kalkınma Bankası, Çin İthalat-İhracat Bankası Latin Amerika’yla 75 milyar dolarlık bir taahhüt anlaşması yaptı. 2010’daki taahhüt ettikleri 37 milyar dolarla; Dünya Bankası, Amerika Gelişim Bankası, Amerikan İthalat-İhracat Bankasının toplam taahhütlerini geçmiş oldular. Afrika’ya ise Çin’in Exim Bankası 2005’ten beri Dünya Bankası’ndan daha fazla para borç veriyor. (2011 yılında 15 milyar dolar)
Çin bankaların küreselleşme süreci son derece hızlı ilerliyor. Örneğin bu yıl Çin Sanayi ve Ticaret Bankası 170 milyar dolarlık değeriyle yurtdışında faaliyet gösterdiği 39 ülkede %30’luk bir büyüme yakaladı. Avrupa ve Amerika bankalarının sürekli meydana gelen skandalları düşünüldüğünde Çin bankalarının istikrarı ve devlet garantisi altında olması çok ilgi çekicidir. Çin bankalarının yurt dışında daha da büyümesinin önündeki ana engel gerekli olan yönetim niteliklerinin yurt dışında bulunamamasıdır.
Dünya petrol piyasası ve uluslararası finans merkezi olan Orta Doğu’da Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası mali varlığı % 29’luk bir büyümeyle 4 milyar dolar olurken net kar % 69’a çıktı.
Çin bankaları şimdiye kadar gelişmiş ülkelerden daha hızlı büyüme oranına sahip olan gelişmekte olan ülkelere yatırım yaptı. Örneğin, Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası’nın Güney Afrika’nın ve Afrika’nın en büyük bankası olan Standard Bank’ın hisselerinin % 20’sini alması bu duruma örnektir. Standard Bank’ın Afrika’da tanınması ve Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası’nın (ÇSEB) dev ekonomik gücü bu ortaklık için çok büyük bir avantaj. ÇSEB’in Güney Afrika’daki Standard Bank’ın hisselerine ortak olması aynı bankanın Arjantin’deki şubesinden de hisse almasını kolaylaştırdı ve bu hisse ÇSEB’i Latin Amerika’da güçlendirdi.
Çin’in dev telekom şirketi Huawei ve diğer Çin sanayi şirketlerinin «kır şehri sarar.” diye özetlenen gelişmekte olan ekonomilere yaptıkları yatırımlar bankacılıkta da uygulandı. Fakat Çin bankalarının dev iktisadi gücü sadece gelişmekte olan ekonomilerde değil gelişmiş ekonomilerde de kendine yer buldu.
Çin Bankası ve ÇSEB New York’ta emlak işlerine başlamış ve Amerikan Doğu Asya Bankası’nın satın alınmasıyla da ilk uluslararası banka alımı gerçekleştirmişti. Çin Bankaları yuan alım-satımlarıyla uluslararası para piyasasına da etki etmiş durumda.
Çin bankalarının dünyaya yayılmasının kısa sürede gerçekleşmesini beklemek doğru olmaz. Çin’in önünde hala yabancı şirket olarak işletim izni almak, yönetici yetiştirmek, banka altyapısı hazırlamak gibi problemler var. İktisadi gücü ne kadar büyük olursa olsun bu zorlukları aşmak elbette zaman alacaktır.
Çin’in imalat sektörünün ekonomisindeki en güçlü sektör olduğu söyleniyor. Yanlış! Çin dünyanın en büyük imalatçısı ve ithalatçısı fakat Çin’in imalatının büyük bir bölümü ve ithalatının yarısı yabancı şirketler tarafından yapılıyor. Çin’in kendi imalat şirketlerini yaratması elbette ki çok uzun zaman alacaktır. Fakat Çin bankalarının gücü elbette ki bu şirketlerin kurulmasını kolaylaştıracaktır. Çin şirketlerinin güçlenmesinin zaman içinde izleyeceğiz.
On yıl içinde dünya ekonomisin en etkili yüz isminde sadece dört Çinli değil çok daha fazla Çinli göreceğiz. Hatta listenin yarısından fazlası Çinli olabilir. Çin büyüyor!

Amerikan dergisi Worth geçenlerde dünya ekonomisinin en güçlü 100 ismini açıkladı. Açıklanan listede dört Çinli mevcut: Çin Bankaları Teftiş Komisyonu Başkanı Shang Fulin, Çin Halk Bankası yöneticisi ZhouXiaochuan, Çin Yatırımları A.Ş CEO’su ve Başkanı LouJiwei ve Çin Ekonomi ve Sanayi Bankası Müdürü JiangJianqing. Bu dört isim dünya ekonomisinin en etkili 14., 15., 27. ve 31. isimleri olmayı başardılar.


Bu listeye Çin’den sadece dört ismin dâhil edilmesi Dünya ekonomi piyasalarının Çin’in ekonomik sistemi ve bankacılık sisteminin gücünden ne kadar bihaber olduğunu gösteriyor. Fakat istisnalar da yok değil. Örneğin, Bloomberg gazetecileri Henry Sanderson ve Michael Forsythe son kitapları ’’Çin’in Süper Bankası’’nda, Çin Kalkınma Bankası Başkanı ChenYuan’ın dünyanın en etkili bankacısı olduğunu söylüyorlar. Çin bankacılıkta Deng Xiaoping’in ünlü sözünü izliyor gibi : ’’Başarını gizle, gizliliği yücelt.’’


Çin’in ekonomi piyasasında bu kadar küçümsenmesi büyük bir hata ve sonuçları da yakında görülecek. Küresel iktisadi dinamikleri incelerken Çin’in ekonomik gücünü sadece istatistiklere dayanarak belirlemek son derece yanlış bir tutumdur. ( Çin’in kendinden sonra en çok çelik üreten 38 ülkenin toplamından daha fazla çelik üretmesi; dünya’nın çimento üretiminin yarısından fazlasını yapması; dünyanın en büyük televizyon, beyaz eşya, cep telefonu, araba pazarı olması; Amerika’daki internet kullanıcılarının iki katından fazla internet kullanıcısına sahip olması vb.)


Yukarıda verilen oranlar çok etkileyici durmaktadır fakat Çin’in ekonomik gücünün çekirdeğini oluşturmazlar. Çin’in içerde ve dışarda büyümesini sağlayan ekonomik gücünün çekirdeği eşsiz finans gücüdür.


Çin gayrisafi yurtiçi hasılada henüz Amerika’yı geçebilmiş değil fakat yurtdışı ve yurtiçi yatırımlarında -ve toplam kazançlarında- Amerika’yı çoktan ikiye katlamış durumda. Kayıtlara göre Çin’in 2011 yılındaki net kazancı 3.6 trilyon dolar yani Amerika’nın net kazancının iki katı.


Fakat bu net kazanç iktisadi sistemin hammaddesi değil. Çin’i dünyanın en büyük iktisadi gücü yapan şey de Çin bankacılık sisteminde hızla dolanan bu hammaddenin büyüklüğü. Dünya’nın en büyük döviz rezervi olan Çin’in 3.3 trilyon dolarlık rezervi ekonomik gücüne güç katıyor fakat yıllardır süregelen eşsiz yurtiçi iktisadi gücü ekonomisinin esas temelini oluşturuyor.


Çin’in iktisadi dinamiklerini belirlemek için Amerikan bankalarının indeksleriyle kıyaslanması faydalıdır. Bu yılın rakamları açıklandığında bu kıyasların önemi daha da artacaktır.


Geçen senenin Amerikan banka raporlarına göre Amerikalılar gelir açısından Çin’in önündeydi. (gelir olarak: 550 milyar dolara karşılık 404 milyar dolar ve mevduatlar açısından da: 10,079 milyar dolara karşılık 9,985 milyar dolar) Fakat Çin bankaları net kar açısından Amerikan bankalarını çoktan geçmiş durumdaydı. Çin’in net karı 105 milyar dolar Amerikan bankalarınınki ise 68 milyar dolardı. Bunun yanında Çin bankaları menkul kıymetler piyasasında da 992 milyar dolarla, 847 milyar dolarlık menkul kıymet değerine sahip olan Amerikan bankalarının önündeydi.


Bu yılın başında hem Çin hem Amerika piyasa değeri açısından dünyanın en büyük on bankası arasına dörder temsilci sokmayı başardı. (Çin: Çin Sanayi ve Ticaret Bankası, Çin Ziraat Bankası, Çin Yapı Bankası, Çin Bankası / Amerika: WellsFargo, JPMorgan Chase, Citigroup, Bank of Amerika) Çin bankalarının toplam değeri 706 milyar dolar Amerikan bankalarınınki ise 620 milyar dolardı. Çin Sanayi ve Ticaret Bankası hem kar hem de sermaye değeri açısından dünyanın en büyük bankasıydı.





(Yukarıdaki tabloda Çin ve Amerika’nın gayrisafi yurt içi tasarruflarının zaman içindeki değişimi görülüyor.)


Diğer iktisadi alanlarda - sigorta, emlak, kredi kartları vb.- Amerika Çin’e karşı üstünlüğünü hala koruyor. Fakat iki ülke arasında bankacılığın özünü oluşturan niteliklerde çok büyük farklılıklar yok.


Bu farklılıkların azlığına rağmen Çin bankaları Amerikan bankalarından çok daha hızlı büyüyor. 2007’de gelir açısından Amerikan bankalarının ancak %16’sı kadar olabilen Çin bankaları şimdi durumu çok ilerletmiş ve gelir yüzdesini %74’e çıkarmıştır. Amerikan bankalarına oranla Çin bankalarının yükselişi ise şöyledir: 2007’de Amerikan bankalarının %30’u olan mali değer geçen yıl %98; %43 olan piyasa değeri geçen yıl %117, %17 olan net kar %155 olarak belirlenmiştir.


Çin’in yurtiçi iktisadi çalışmalarındaki başarısı Çin bankalarının büyümesini sağlayacaktır. Bu büyümeyle birlikte Çin bankaları Amerikan bankalarını her açıdan arkada bırakacaktır. Çin’in belirtilen iktisadi gücü çok hızlı bir şekilde bankacılıkta kurumlaşma gücüne dönüşüyor.




Amerikan bankaları geçmişte yurtdışında da faal olup Çin bankalarını geride bırakırken bu durum şimdilerde değişmeye başlıyor. Çin bankaları da yurt dışına açılmaya başlıyor.


Bu açılımda da ilk rol alan Çin’deki kalkınma bankalarıydı. 2005 ve 2011’de Çin Kalkınma Bankası, Çin İthalat-İhracat Bankası Latin Amerika’yla 75 milyar dolarlık bir taahhüt anlaşması yaptı. 2010’daki taahhüt ettikleri 37 milyar dolarla; Dünya Bankası, Amerika Gelişim Bankası, Amerikan İthalat-İhracat Bankasının toplam taahhütlerini geçmiş oldular. Afrika’ya ise Çin’in Exim Bankası 2005’ten beri Dünya Bankası’ndan daha fazla para borç veriyor. (2011 yılında 15 milyar dolar)


Çin bankaların küreselleşme süreci son derece hızlı ilerliyor. Örneğin bu yıl Çin Sanayi ve Ticaret Bankası 170 milyar dolarlık değeriyle yurtdışında faaliyet gösterdiği 39 ülkede %30’luk bir büyüme yakaladı. Avrupa ve Amerika bankalarının sürekli meydana gelen skandalları düşünüldüğünde Çin bankalarının istikrarı ve devlet garantisi altında olması çok ilgi çekicidir. Çin bankalarının yurt dışında daha da büyümesinin önündeki ana engel gerekli olan yönetim niteliklerinin yurt dışında bulunamamasıdır.


Dünya petrol piyasası ve uluslararası finans merkezi olan Orta Doğu’da Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası mali varlığı % 29’luk bir büyümeyle 4 milyar dolar olurken net kar % 69’a çıktı.


Çin bankaları şimdiye kadar gelişmiş ülkelerden daha hızlı büyüme oranına sahip olan gelişmekte olan ülkelere yatırım yaptı. Örneğin, Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası’nın Güney Afrika’nın ve Afrika’nın en büyük bankası olan Standard Bank’ın hisselerinin % 20’sini alması bu duruma örnektir. Standard Bank’ın Afrika’da tanınması ve Çin Sanayi ve Ekonomi Bankası’nın (ÇSEB) dev ekonomik gücü bu ortaklık için çok büyük bir avantaj. ÇSEB’in Güney Afrika’daki Standard Bank’ın hisselerine ortak olması aynı bankanın Arjantin’deki şubesinden de hisse almasını kolaylaştırdı ve bu hisse ÇSEB’i Latin Amerika’da güçlendirdi.


Çin’in dev telekom şirketi Huawei ve diğer Çin sanayi şirketlerinin «kır şehri sarar.” diye özetlenen gelişmekte olan ekonomilere yaptıkları yatırımlar bankacılıkta da uygulandı. Fakat Çin bankalarının dev iktisadi gücü sadece gelişmekte olan ekonomilerde değil gelişmiş ekonomilerde de kendine yer buldu.


Çin Bankası ve ÇSEB New York’ta emlak işlerine başlamış ve Amerikan Doğu Asya Bankası’nın satın alınmasıyla da ilk uluslararası banka alımı gerçekleştirmişti. Çin Bankaları yuan alım-satımlarıyla uluslararası para piyasasına da etki etmiş durumda.


Çin bankalarının dünyaya yayılmasının kısa sürede gerçekleşmesini beklemek doğru olmaz. Çin’in önünde hala yabancı şirket olarak işletim izni almak, yönetici yetiştirmek, banka altyapısı hazırlamak gibi problemler var. İktisadi gücü ne kadar büyük olursa olsun bu zorlukları aşmak elbette zaman alacaktır.


Çin’in imalat sektörünün ekonomisindeki en güçlü sektör olduğu söyleniyor. Yanlış! Çin dünyanın en büyük imalatçısı ve ithalatçısı fakat Çin’in imalatının büyük bir bölümü ve ithalatının yarısı yabancı şirketler tarafından yapılıyor. Çin’in kendi imalat şirketlerini yaratması elbette ki çok uzun zaman alacaktır. Fakat Çin bankalarının gücü elbette ki bu şirketlerin kurulmasını kolaylaştıracaktır. Çin şirketlerinin güçlenmesinin zaman içinde izleyeceğiz.


On yıl içinde dünya ekonomisin en etkili yüz isminde sadece dört Çinli değil çok daha fazla Çinli göreceğiz. Hatta listenin yarısından fazlası Çinli olabilir. Çin büyüyor!






Kaynak: english.cssn.cn - Yazar: John Ross (Makalenin yazarı John Ross: Çin Remnin Üniversitesi Chongyang İktisadi Bilimler Fakültesi Üyesi ve Londra Belediye Başkanı’nın Eski Ekonomi ve İşletme Danışmanı)


Yazının Özgün Başlığı: China’s financial might takes shape



01/09/2013



Yazarın diğer yazıları

Filistin Meselesi Suriyeli İsyancıların Umrunda Değil (01/12/2013)
Mısır’ın Türk Modeli Takıntısı (01/08/2013)