Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Cenaze mi Bayram mı

Nihat Genç

Herkesin öngörüsüyle şişindiği bir ara döneme düştük.

Nihat Genç’in seçim öncesi teklifi ve tezi şuydu: Zayıf bir şekilde iktidara gelecek AKP bir iki yıl içinde çürüyüp dağılacaktır.

AKP’nin bir seçimle alaşağı edilmesi imkansızdır, AKP’ye diri bir muhalefet şansı verilmemeli, yavaş yavaş çürüyüp düşmesini beklemek sabır işidir ve tarihi bir şanstır.

AKP´Yİ PKK´YLA DÜŞÜRMEYİN

Bizim için cesaret artık ‘sabırla’ beklemek ve muhalefeti güçlendirmektir.

Yarattığı canavarlar, süreç ve hırsızlıklar ve Suriye savaşı AKP’yi tam anlamıyla çıkışsız çaresiz bırakacaktır, AKP’yle onüç yıl aynı yatakta yatan PKK’yla işbirliğine girip AKP’ye yeniden can kan enerji vermeyin.

AKP’yi PKK’yla düşürmeyin, kutsal ittifakın önünü açarsınız...

AKP bir ANAP değildir. Bir iki seçim kaybetmeyle AKP yıkılmaz. ANAP kadrolarının TV’si gazetesi entelektüel kadroları yoktu. AKP de ANAP gibi evet bir ‘rant’ ortaklığıydı ama ANAP’ın ‘ümmet’ gibi ‘Osmanlı’ gibi kökü çok derinlere tutunmuş ilahi ve ideolojik sütunları hiç yoktu.

Ekran konuşmalarımızda ve çeşitli ciddi mahfillerde dile getirdiğimiz seçim öncesi görüşlerimiz bunlardı.

AKP’nin çürümesini teklif eden bu görüşümüze karşın seçime üç-beş ay kala yeni bir siyasi fırtına koptu geldi ve seçim öncesi mutlak bir algı oluşturdu: HDP barajı aşarsa AKP’den kurtuluruz.

Bu ‘bir cümlelik’ çıkış yolu büyük bir popülarite buldu, ama ‘ikinci cümlesi’ yoktu, peki sonra ne olacak?

Üstelik ortaya matematik dehaları çıktı ve Kılıçdaroğlu’ndan ekşi sözlük’e Cumhuriyet Gazetesi ve CNN Türk’e ve Halk TV’ye kadar HDP’ye baraj aştırma savaşları başladı.

Psikolojide ‘telkin’ diye bir şey var, afedersiniz birisi annenize iki yıl durmaksızın ‘orospu’ derse, ilk yıl orospu diyene karşı düşman gibi savaşırsınız, ama telkin sürdükçe, ikinci yıl ‘acaba’ demeye başlarsınız.

Büyük medya ve sosyal medyanın bu ‘telkin’ gücü büyük iş gördü.

ARTIK DÜŞMESİ BEKLENEN SOL GÜÇLERDİR

13 yıl aralıksız AKP’yle (diktatörle) ortak çalışan PKK’lılar, seçime birkaç ay kala AKP’yle arayı bozup diktatörü ancak barajı aşarak biz yıkabiliriz algısını inşa etmeye başladı.

Daha önce devrimci kurtarıcı olarak Ufuk Uras’ı Sırrı Süreyya’yı seçtiren ve sonra yetmez ama evet anayasası gazına gelen ve başından beri etnik milliyetçilik eşittir özgürlükler diye eğitilmiş sosyal medyanın tarihsiz belleksiz genç ‘pop’ siyaseti üstelik bu sefer CHP’de devreye sokuldu.

HDP’ye baraj atlatıldı ama sol sosyalist sosyal demokrat muhalif güçlerin ebediyen tarihten silinmesi pahasına.

Artık ‘çürüyüp’ düşmesi beklenen sol sosyalist sosyal demokrat ve muhalif güçlerdir.

Açıklayalım efendim:

An itibariyle koalisyon peşrevleri sürüyor, bu peşrevler ara dönemler erken seçimlerle birkaç hatta üç-beş sene daha kıvamını en sağlam ‘bileşenlerini’ bulana kadar sürecek.

MHP ve AKP birbirini yoklamaya başladı, yoklamalar ortaklı ya da ortaksız bir iki yıl sürebilir.

Tayyip Erdoğan ya da Abdullah Gül olsun olmasın, AKP entelektüel kadrosu gazeteleri ve TV’leri ve trilyon dolarlık servetiyle liderini üst kadrolarını önümüzdeki birkaç sene içinde değiştirir ya da değiştirmez, hatta AKP adını dahi değiştirebilir, ama AKP’yi temsil eden ideolojik yapının artık bu toplumda sağlam bir iskeleti ve dibe vursa dahi yüzde otuzu düşmeyecek bir varlığı siyasal ve sosyolojik gerçekliktir.

Ve bu siyasi ve sosyolojik yapının kırk yıldır ideolojik duruşundan zerre taviz vermeden varlığını yüzde onbeş ve yukarısında tutan MHP’yle ortaklığı, HDP’nin mecliste büyük çoğunlukta bedenleşmesiyle artık kaçınılmazdır.

MHP ‘pop’ siyasetlere gelmez. Üniter yapıyı asla tartışmaz.

AKP ve MHP ortaklığı ilahi ‘kutsal’ bir bileşimdir.

Dinci ve milliyetçi bu kutsal iksirin kimyası en güçlü ihtilallerin baş edemediği tarihlerin en sağlam ‘tutkalıdır’...

HDP ve parçalanma korkusuyla biraraya geldiklerinde ‘bin yıl sürecek iktidar’ rüyaları yeniden başlayacaktır.

Türkiye’nin sol sosyalist sosyal demokrat güçleri birazcık tarih sosyoloji okumuş olsalardı bu amansız dinci ve milliyetçi güçlerin bir araya getirecek ‘pop’ siyasetten uzak dururdu.

1950’lerde Demokrat Parti’ye geçen iktidarı seksen sene kimse alamadı. Demokrat Parti yıkıldı ve ama aynı çatı başka adlar altında hala iktidarını koruyor.

MUHALEFETİN TEK ŞANSI VARDI

AKP ve MHP de bir gün yıkılır lider ve ad değiştirir ama dinci ve milliyetçi bu ‘çatı’ başka adlar altında hayatlarını çeşitli ittifaklar ve bileşenler içinde hep sürdürecektir.

AKP ve MHP’nin temsil ettiği siyasal ve sosyolojik güçlerin bir araya gelmesiyle artık seksen sene yüz sene bu dinci ve milliyetçi güçlerden iktidarı almaya kimsenin gücü yetmez.

Dinci ve milliyetçi güçler an itibariyle emniyette orduda ve yargıda zaten sağlam bir ‘bürokratik’ ittifak içindedir.

Muhalefetin tek şansı vardı:

Suriye Savaşı ve hırsızlıklar muhalefetin önüne tarihi bir şans çıkartmıştı.

Bu şanslar her on yılda bir gelmez.

Bu hırsızlıklar ve bu korkunç savaşın oluşturduğu bu büyük trajedilere rağmen seçim sonrası şahit olduk ki, savaşa ve hırsızlıklara rağmen AKP’ye oy veren kitlenin oranı yüzde kırk, yani direncini ve sağlamlığını koruyor.

Birkaç üçbeş on yıllık süreler dışında son ikiyüzyılda dinci ve milliyetçi ittifaktan Fransız İhtilali dahi II. Dünya Savaşı dahi ‘iktidarı’ alamamıştır.

HDP’nin mecliste bedenleşmesi ve milli endişelerin patlamasıyla bu ‘kutsal ittifak’tan artık seçimle meclisle sandıkla bu iktidarı düşürmeyi yaşı en küçük bebekler dahi göremeyecektir, bizim de bebekliğimizden beri göremediğimiz gibi.

Peki Amerika peki sokak savaşları önümüzdeki üç-beş-on sene içinde iktidarı düşürebilir mi?

Yer yer büyük toplumsal patlamalar ve facialar olur ama unutmayın, bu kutsal ittifak her zaman olduğu gibi siyasi dış politika tavizlerine çok yatkın bir kumaştan iktidarı her daim koruyabilen tavizkar ve dış politikanın emrinde bir siyasi gelenekten geliyor!

Kapalı kapılar arkasında PKK’yı ve APO’yu bir canavar doğurma tehlikesine rağmen 13 yıl oyalamayı beceren bir siyasi gelenek var karşımızda.

Sol siyaset yine seçimleri bir şarkı yarışması bir maç müsabakası gibi görmüş kendi sonunu hazırlayan tarihi şansını kaybetmiştir, o şundan iki puan bu bundan üç puan alırsa, hesabıyla ‘tarih’ yapılmaz.

Tarih, dinci ve milliyetçi ittifak karşısında yüzyıllardır çaresiz kalmıştır, tarih yapmak isteyenler ‘devrimci’ duruşlarını ‘pop’ siyasetlere alet edemezler.

Papa ve Kral’ı bir arada tutan Kilise’den iktidarı ‘pop’ siyasetlerle seçim puan hesaplarıyla alamazsınız.

Papa ve Kral’ın kutsal ittifakını tarihte yerle bir eden sadece ‘yurttaşlık’ ve ‘eşitlik’siyasetidir, bu büyük kazanımları görmezde gelip ‘devrimci’ duruşunuzu asla bozamazsınız.

Bozmaya kalkarsanız şu anda beşikteki bebeğinizin dahi ‘eşitlikçi’ ‘yurttaş’ ‘bölüşen’ ‘kardeş’ bir siyaset görme şansı sayenizde kalmamıştır.

Birkaç seneye kalmaz, şimdi sizden barajı geçmek için oy isteyen HDP’liler meclisten bir çıkış bulamayınca, bu kutsal ittifak’a karşı sokaklarda sizden Paris Komün’ü gibi direnmenizi isteyecektir.

Paris Komün’ü bir rivayete göre otuz bir rivayete göre elli bin yoldaşın ölümüyle sonlanmıştır ve sonunda onbinlerce kişi asılmıştır ve iktidar tekrar kutsal ittifaka geçmiştir.

Oysa dinci ve milliyetçi ittifak gözlerimizin önünde Orta-Doğu’da infilak etmiş eşitlikçi yurttaş kardeş bir siyasetin dünyaya değişilmez imkanları geniş kitlelerce artık devrimci bir kararlılıkla görülmeye başlanmıştı.

CELLAT BİZDEN SON BİR NEZAKET BEKLİYOR

Geçtiğimiz yedi yıl içinde Türk ordusu hukuksuzca tasfiye edilerek ve iktidarı cemaati suçüstü yakalanarak, hırsızlıklarla suçüstü yakalanarak, Suriye savaşında dinciliğin mezhebin tarihlerin gördüğü en vahşi müslümanı müslümanı öldürme savaşlarıyla suçüstü yakalanarak, tarih baba hepimize artık bu dinci milliyetçi yapıları zayıflatmak için büyük bir şans vermişti.

Aptallığımıza doymayalım, kullanamadık.

Kutsal ittifakı daha da çelikleştirecek bir ırkçı etnik partiye baraj atlatarak şimdi düğün dernek bayram yapıyoruz?

Cumhuriyet Gazetesi Halk TV CHP ve ekşi sözlük’ün belleksiz tarihsiz pop gençliğinin zekasıyla ‘siyaset’ yapanları tarih dün olduğu gibi bugün de ebedi muhalefetinde çürüterek cezalandıracak!

Bize de artık bu dangalaklar deryasına laf yetiştirmeyi bırakıp nihayet ekmek paramızı kazanacak bir köşede kitap yazmaktan başka yol şans imkan kalmıyor!

Bu büyük holdinglerin bu büyük sosyal medyanın bu benzin alevi gibi parlayan bu büyük ‘pop’ gücü karşısında üç beş yazarın tarihin değişmez yasalarına ve değerlerine ve partisine ve onuruna tutunup yaşamasına imkan vermiyor.

Ve üstelik bu saatten sonra tarihin ve sosyolojinin tumturaklı yasalarına tutunarak direnmeye çalışanlar artık ülkeyi ele geçiren bu pop siyasetin ‘alay’ ‘eğlence’ konusu haline çoktan geldi.

Debelenmek gereksiz.

Cellat bizden son bir nezaket bekliyor!

Sibirya’dan koşa koşa gelen bıldırcınlar Karadeniz sahilinde ağlara düşer.

Rüzgarla yağmurla poyrazla savaşa savaşa denizleri Kafkasya’yı aşarak geldiler.

Boyunları avcının ağzıyla kopartılıp başı tükürülürken, o ölüm anı hepsi razıymış gibi, yağmur tanesi gibi küçücük gözleri yumuludur.

Bezginlik çaresizlik değil yorgunluktan.

Bıldırcın gibi gözlerimi yumuyorum ama soğuktan rüzgardan yağmurdan yorgunluktan değil.

Aptallığın bu acımasız normalliği gözlerimizi kirletti.



01/07/2015



Yazarın diğer yazıları

İYİ Parti'deki milliyetçileri büyük bir iç kavga bekliyor (01/11/2017)
Bu ne Kerkük sevdası (01/10/2017)
Tüm Amerika dua etmeye başlasın (01/09/2017)
Dünya batıyor bir yenisi de ufukta görülmüyor (01/07/2017)
Üçüncü gladyo hareketi tetikte (01/06/2017)
Sizler Tayyip'ten ben Allah'tan korkuyorum (01/05/2017)
Türkmen Kadınları (01/04/2017)
Anadolu hümanizmi (01/03/2017)
Topçular her topa girilmeyeceğini iyi bilir (01/02/2017)
Suriye Savaşı Bizim İçin Bitti (01/01/2017)
Bu Kahkaha Yeni CHP'nin İflasının Kahkahası (01/11/2016)
Müslümanların çoğu Allah’tan çok ‘cemaatlerine’ inanıyor (01/10/2016)
“FETÖ FETÖ” Demekten Kurtulun Artık (01/09/2016)
Cemaat Darbesi Kimleri “Sahne Dışına” İtti (01/08/2016)
Akıl hastalarının iç savaş provaları (30/06/2016)
*"BIYIK BIRAKIN” DİYEN SARAY “KUYRUK DA BIRAKIN” DERSE...* (01/06/2016)
Cemaat şaibesi Meral Akşener’in yakasını hiç bırakmayacak (01/05/2016)
Piston düştü Ankaralılar’ı Kızılay’da bombanın patladığı yere davet ediyorum, bir bayrak, bir karanfil, bir-iki dakikalık saygı duruşu. (01/04/2016)
Tayyip Erdoğan başkanlığı aslında neden istiyor ? (01/03/2016)
Türkiye'nin en büyük muhalefet partisi Kamer genç öldü (01/02/2016)
Epikür’ün haz bahçesi: Filistin (01/01/2016)
Türk ordusuna kayyum ne zaman atanacak (01/12/2015)
Ankara katliamında kaybettiğim anarşist arkadaşım (01/11/2015)
Kaç Çeşit Barış Vardır Barış Kaça Ayrılır Barış ve Çeşitleri (01/10/2015)
Kitap Özetleyerek Seks Yapan Sahte Tarihçiler (01/09/2015)
Dünyanın En Pahalı Alkışları (01/08/2015)
Dünyanın En Güzel Arapları (01/06/2015)
´Mahrem´ Islık Çalınca (01/05/2015)
En Moda Günlerdeyiz (01/04/2015)
Kumpas Üstüne Kumpas (01/03/2015)
İslamcı İlim Adamları Oyunu Ne Zaman Keşfedecek (01/02/2015)
Bir Zamanlar Giresun (01/01/2015)
Tanrı Kral (01/12/2014)
Harampare (01/11/2014)
Hacı Muratlar’ın Ölümü (01/10/2014)
Bu Yazıyı Kendime Yazdım (01/09/2014)
MHP’nin İntiharı (01/08/2014)
Sağolasın Çölaşan (01/07/2014)
Yalelli (01/06/2014)
Ey Siz Her Dönemin Vizyon Sahipleri… (03/05/2014)
İshak Efendi Bu Ne Cehalet (01/04/2014)
Bildiri (01/03/2014)
Hoş Geldin Bedevi (01/02/2014)
Erdoğan Osmanlı’yı Neden Kuramadı (01/01/2014)