Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

BÜYÜMEK İÇİN ÇIKAR YOL

Zihni Çetiner

Önümüzdeki gün ve yıllar, iktidar dışında kalan partiler ve ülke için çok önemli gelişmelere gebedir. Zira demokrasinin olmazsa olmazı olan seçimler sayesinde iktidar olan AKP, iktidarda kalmak için kendine ortak yaptığı MHP ile kurduğu ittifakla ve çıkardığı seçim kanunu ile demokrasinin temel ilkesini dinamitlemiş bulunmaktadır. İlkesiz ve seviyesiz söz konusu ittifak, AKP yöneticilerinin kendilerini her olanağa karşı garanti altına alma amacından başka bir anlam taşımayacak ve ülkeye de bir yarar sağlamayacaktır.

Dün demokrasi ve özgürlükler adına yola çıkanlar, devleti adım adım ele geçirerek, Cumhuriyeti yozlaştırmak için her gün yeni icatlar ile söylemler sergilemektedirler. Sıkıştıkça 15 Temmuz Darbe girişiminde görüldüğü gibi Atatürk’e sarılmakta, tehlike geçince de imamlarıyla birlikte bildiklerini okumaktadırlar. Ülkenin temel sorunları olan işsizlik, enflasyon ve borç batağı gibi konuları gözlerden kaçırmak adına, yakın tarihimizi yalanlarla bezeyip halkı aldatmakta, milliyetçi olma adına haksız savaş naraları ile ulusu oyalamaktadır. İşte böyle zamanda, başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere, tüm siyasi partilere düşen görev, kurumsal çıkarları yerine, ülke çıkarlarını öncelik sıralamasında en başa koymalarıdır. Bu yönde fedakarlık yapmaktan başka bir çare olmadığı gibi ayrıca bu bir yurtseverlik görevidir.

Demokrasi bir oyun değil, bir yaşam ve yönetim tarzıdır. Bunu yaşama geçirmek için örgütlenmek ve halka doğruları anlatarak, gelecek hakkında güven ve umut verilmelidir.

Korku ve durağanlığı zihinlerden atarak, iktidarın söylemlerinin peşine takılmayıp, yeni strateji ve taktikleri geliştirerek, iktidarın üzerine üzerine gidilmelidir.

Siyasi partilere düşen görev dikey olarak sağlıklı bir parti yönetimi oluşturmak, yatay olarak da sivil toplum örgütlerini geliştirerek siyasi alana yöneltmektir. Her meslek ve üretim birimini örgütleyip güçlendirerek, bunlar sokaklarda haklarını aramak için direnmeye yönlendirilmelidir.

Söz konusu olan örgütlenme değişik zamanlarda başka başka şekilde oluşur ve isimlendirilir. Bunlardan ilki dayanışmadır. Dayanışma, birbirlerini eleştirme yerine duruma göre destek vermekle oluşur. İkincisi güç birliğidir. Siyasetin o günkü durumuna göre hedefe odaklanıp, karşı gücün demokrasi dışı uygulama ve yöntemlerine hep birlikte karşı çıkılarak, onların hamlelerini boşa çıkarmakla sağlanır. Üçüncüsü de seçim ittifakı yapılarak, Fransız Solu gibi, hep birlikte bir program etrafında toplanıp, halka biz güçlüyüz demekle gerçekleşir.

Bugün yapılması gereken; muhalefetteki tüm siyasi partilerin yanı sıra, tüm demokrat ve cumhuriyete bağlı yurtseverlerle birlikte, Adalet Yürüyüşünde ve 16 Nisan Referandumu’nda olduğu gibi HAYIR cephesi oluşturmaktır. AKP’nin MHP ile kurduğu Cumhur İttifakı gibi bir ittifak, seçim barajını geçemeyecek diğer partilerce de kurulduğunda AKP’nin oyununu bozulacaktır. CHP’nin seçim barajını aşma sorunu olmadığı için şu anda ittifaka gereksinimi yok ama, yine de HDP ile beraber hareket eden Türk Solu Bileşenleri dışında kalan sol partilerle, yapılacak bir ittifak olumlu sonuca katkıda bulunur. İyi Parti ile Saadet Parti’sinin ittifakı, her iki parti için gerekli ve olumlu sonuç doğuracaktır. Böylece AKP çıkardığı seçim ittifakı yasası ile kendi ayağına kurşun sıkmış olacaktır. Savaşlarda her silah kendi çapındaki silahla savaşırsa zafer daha yakınlaşır. Tanka karşı tank, rokete karşı roket işe yarar. Cumhur ittifakına karşı kurulacak “ULUS İTTİFAKI”, AKP’nin oyununu bozacak, AKP de kendi kurduğu tuzağa düşecektir.

AKP iktidar koltuğuna oturduğu günden bugüne kadar toplumu birbirine karşı hep cepheleştirme siyaseti uygulamıştır. İlk kurulduğunda; dönek sol, liberal ve Fettullah Cemaatı ile iç içe geçmiş ittifakla, iktidarını güçlendirdi. İktidar paylaşılamayacağı için de, o günlerdeki yandaşlarını teker teker dışlayıp siyaset dışına çıkararak bugünlere geldi. Şimdi yeni yandaşı ve iş ortağı MHP ile de tek adam sultası rejimi için bir ittifak yaptı. 2019 Seçimlerini şayet kazanırsa kısa bir zaman sonra MHP’yi de sırtından atacaktır. Çünkü iki yüzlü siyaset vazgeçemeyeceği temel yöntemidir. Kendileri yasalarla devlet yönettikleri görüntüsü verirken, örgüt tabanlarına her tür Cumhuriyet düşmanlığı ve kazanımlarına karşı davranma imkanı sağlamaktadır. Anaokullarından eğitim müfredatına varıncaya kadar her attıkları adım toplumu alabildiğince bağnaz Arap İslamı’na şartlandırmaktadır. Bu uzun vadeli siyaset günü geldiği zaman meyvesini vererek, ülke Suudi’leşmiş olacaktır. Bunu görmek için ne alim olmaya ne de kahin olmaya ihtiyaç vardır. Bugüne dek yaptıkları geleceğin garantisidir anlayışını görmeden, anlamadan yarın nasıl bir ülkede yaşayacağımızı kavrama olanağı yoktur.

Yurttaşlar, siyasi parti başkanları ve yöneticileri!.. Zaman daralıyor, bilmeliyiz ki; bugün erken yarın geçtir. Demokrasi ve Cumhuriyet için artık AKP’ye güven kalmamıştır. Çok güçlü istihbarat ağlarına sahip AB ve ABD yi kullanarak, hatta ABD’nin BOP projesine eş başkan olarak her önüne gelene gürleyip bağıran bir zihniyet, ülkenin yarınlarına asla güven veremez. Mayası yolsuzluk ve yalan olan bir siyaset, ülkeye huzur ve zenginlik yerine ancak zulüm getirir. Çok sevdikleri Sultan Abdulhamit hakkında tarihi saptıranlar, cumhuriyet için asla iyi niyetli olamaz. Eceli ile ölen Abdulhamit’i asanlar, eğitim düzeyi ilkokul bile olmayan seçmeni yalanla aldatmayı kendilerine şiar edinmişlerdir. Bir tek bu ifadeler bile bu iktidarın, rektörleriyle, ilahiyatçı profesörleriyle ve her cami minberinden yalan kusan hocalarıyla ülkeye mutluluk getirme olasılığı yoktur. Tüm bunları göz önüne alarak AKP’nin bugüne gelmesinde herkesin küçük-büyük ne kadar katkım oldu diye kendisiyle hesaplaşması artık kaçınılmazdır. Bu nedenle de zaman yitirmeden dayanışma ve güç birliği sağlamak için canıyla dişiyle uğraşma zorunluluğu vardır. 16 Nisan Referandumundaki gibi, atı alanın Üsküdar’ı geçmesinden sonra, sızlanmanın, dövünmenin ah ile vah etmenin hiç yararı yoktur.

Dayanışma ve birliktelik, yalnız nicelik olarak AKP’ye karşı direnmenin gereği olarak değil, hep birlikte sandıktan çıkan sonuca sahip çıkılmasına da güçlü bir şekilde destek verecektir.



01/04/2018



Yazarın diğer yazıları

Kurtuluş Örgüttedir (01/03/2018)
Cehalet Saçmalar (01/01/2018)
Olmazlığı Olur Kılmak Olası Değildir (01/12/2017)
Halksız Demokrasi (01/11/2017)
Umutsuzluk Çaresizliktir (01/10/2017)
Bu Ülke Bunları Hak Etmiyor (01/09/2017)
Evrim Durdurulamaz (01/08/2017)
Özgürlük ama nasıl? (01/07/2017)
Aşama, Aşama Karşı Devrim (01/06/2017)
Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı? (01/05/2017)
Haydi Artık… Yetti Gayri (01/04/2017)
Arsızla Hırsız “HAYIR” Gelmez (01/03/2017)
AKP İstikrarı Karanlıktır (01/02/2017)
Kaos İçerisinde Yönetilen Bir Ülkeyiz (01/01/2017)
Din Ne Araç Ne Amaç Olmalıdır (01/12/2016)
Tarih Bilinci Yok ama Yalan Çok (01/11/2016)
Emperyalizm, Kültür ve Yozlaşma (01/10/2016)
15 Temmuz Fetö Darbe Girişimi Ve Sonrası (01/09/2016)
KUYRUKCU OPORTUNİZM (01/06/2016)
ÇÜRÜMÜŞ ZİHNİYETLE GERÇEĞE ULAŞILAMAZ (01/05/2016)
TERÖR, NEDEN VE NASIL (01/04/2016)
İLK HEDEF NE OLMALIDIR (01/03/2016)
CHP ve Günümüz (01/02/2016)
Yozlaşmanın Önlenemez Akışkanlığı (01/01/2016)
Ülkede Siyaset Düğümlenmiştir (01/12/2015)
Hava Kararıyor, Siyaset Bulanıyor (01/11/2015)
Oligarşik Demokrasi (01/10/2015)
“Sabahın Sahibi Var” (01/09/2015)
İşte Gelinen Durum Budur (01/08/2015)
Yasasızlık, Yasaya Dönüştüğünde (01/07/2015)
“Özgürüz” Deme Zamanı (01/06/2015)
Sona Yaklaşırken (01/05/2015)
Silkinme Zamanıdır Artık (01/04/2015)
Anayasal Bir Direnme (01/03/2015)
Demokrasiden Vazgeçilmez (01/02/2015)
Tebaa (Uyruk) Olmak ya da Olmamak (01/01/2015)
Araçla Amaç Özdeşleştiğinde (01/12/2014)
Cumhuriyet’in Son Baharı (01/11/2014)
Çanlar Cumhuriyet İçin Çalıyor (01/10/2014)
Bu Bir Restorasyondur (01/09/2014)
Bataklık Siyaseti (01/08/2014)
Uzlaşır Bir Çelişki (01/07/2014)
Gözü Arkada Olanlar (01/06/2014)
Bitmeyen Çile (01/05/2014)
Bu Ne Feryat, Ne Figan, Söyle Başbakan (01/04/2014)
Ne Gelişim Ve Ne De Değişim Kolaydır (01/03/2014)
Önce Paylaşım,Sonra Kozlaşım (01/02/2014)
Tuz Koktu Artık (01/01/2014)
Sosyal Değişim,Siyasal Gelişim Gerektirir (01/12/2013)
Akan Su Kir Tutmaz (08/11/2013)
Karanlıktan Aydınlığa (01/11/2013)
Bugünün Yarını (01/10/2013)
Sona Yaklaşırken (01/09/2013)
Başkaldırı Özgürlüktür (01/09/2013)
İnsanın Alçalması ve Ulusalcılık (01/08/2013)
Sıkıştırılmış ve Gerilmiş Toplum (01/07/2013)
Ağla Sevgili Cumhuriyet Ağla (01/06/2013)