Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Bağımsızlık ve Çağdaşlaşma Diyorsak

Hande Orhon Özdağ

Türkiye dış ilişkilerinde yalpalamaya devam ediyor. Bu yalpalamanın, ülkenin iç siyasal alanındaki gelişmelerle yakından ilgili olduğu aşikar. Son birkaç yıldır siyaset, ülke içerisinde iktidar odaklarından bazıları için günü kurtarma amacıyla sürdürülürken; bazı başka iktidar odakları ülkeye yeniden ayar verme amacıyla siyasete müdahale etme çabasında. Bu durumun dış ilişkiler açısından da bu şekilde seyrettiği söylenebilir. Ülke içerisindeki iktidar odaklarının amaçları farklı olsa da bu amaçlara hizmet edecek stratejilerin birbiriyle ortaklaştığı durumda, somut adımlar atılabildiğini görüyoruz.

S-400 ve Doğu Akdeniz konuları Türkiye’nin görece bağımsız, ülke çıkarlarına uygun bir dış politika sürdürmesi açısından çok önemli adımlar kuşkusuz. Bu iki konuda izlenecek tutarlı yaklaşımı başarıya ulaştıracak yegane tümleyici ise Suriye meselesidir. Suriye acilen teröristlerden arındırılmadıkça, ülke genelinde egemenliği tanınmadıkça ve senelerdir sürdürülen yıkıcı politikaların yaraları sarılmaya çalışılmadıkça, ne Rusya-Türkiye stratejik yakınlaşması ne de Doğu Akdeniz politikası tam bir başarıyla kavuşabilir. Ancak Türkiye’nin Suriye konusundaki yaklaşımı, politika yapıcıların bu durumun ne kadar bilincinde olduğunu sorgulatıyor. Türkiye’nin özellikle İdlib konusunda Rusya-İran ve Türkiye arasındaki anlaşmaya riayet etmediği sıklıkla yabancı basına yansıyor. Ayrıca, Suriye’den gelen şehit haberleri, politikanın yanlış seyrettiğini kanıtlar nitelikte. Buna ek olarak, Libya’da Rusya’nın desteklediği Hafter’in Türkiye’yi düşman ilan etmesi de resme dahil edildiğinde Türkiye’nin, Ortadoğu’da geçmişte sürdürdüğü yıkıcı politikaların etkisinden kurtulamadığı görünür oluyor.

Elbette, politika değiştirmenin bedelleri olmayacağını düşünmek safdillik olur. Ancak diğer gelişmeler düşünüldüğünde politika değişiminin, ya da bu yöndeki çabaların samimiyeti sorgulanır duruma geliyor. Esad ile görüşüldü mü görüşülmedi mi, görüşüldüyse ne konuşuldu açıklanmıyor. Türkiye S-400 konusunda ısrar etse de ABD ile yakın ilişki kurmak konusunda çok talepkâr. G-20 zirvesinde kamuoyuna verilen imaj en az eskisi kadar Amerikancı bir Türkiye imajıydı. Erdoğan, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulamayacağını ifade ederken, Türkiye ve ABD’nin stratejik ortak olduğunu özellikle vurguladı. G-20 aile fotoğrafında Erdoğan’ın protokol gereği Putin’in yanında olması gerekirken, son anda kendiliğinden Trump’ın yanına geçtiği iddiaları da basına yansıdı. İktidarın, İmralı’dan önce PYD-YPG ile ilgili sonra İstanbul seçimleriyle ilgili mesajları bizzat yayın organları aracılığıyla kamuoyuna iletmesi, hem Suriye meselesinde hem de Türkiye’nin Kürt sorunu bağlamında kapalı kapılar ardında planlar yapıldığını düşündürüyor. Burada ABD’nin rolünün ne olduğu ya da olacağı ise en büyük merak konusu kuşkusuz.

Dış politikada, bir ileri iki geri adımlar atılırken Türkiye içeride tarihi bir dönemeçten geçiyor. Ülkenin ilerici kesimleri, vatanın ve sonraki nesillerin geleceği için inisiyatif almaya başladı. Moraller yüksek. Belki yirmi yıldır ilk defa umutlar canlı. Müthiş bir aydınlanma rüzgarı esiyor. Dış politikada bağımsızlık diyenler, Türkiye’nin ilerici kesimlerine sırtını döndüğü sürece bağımsız dış politika girişimlerinin ölü doğacağını söylemek olanaklı. Çünkü bağımsız dış politika, güçlü bir Türkiye’yi gerektirir. Baskılara, yıldırma politikalarına direnebilecek öz güç gerektirir. Türkiye, aydınlık zihinler tarafından yönetilirse; bilim ve sanat yapan, üreten, üretmeye önem veren, sorgulayan, eleştiren ve en önemlisi de gözü çağdaş uygarlık düzeyinde olanlar yönetimde söz sahibi olursa güçlü olur. Yani bağımsızlık, çağdaşlaşma olmadan olmaz. Yurtta barış olmadan, cihanda barış hedefine koşulamaz....



01/07/2019



Yazarın diğer yazıları

Trotsky’nin Düşündürdükleri (01/06/2019)
Çöküşü Anlamak: Batı ile İlişkilerin Dünü, Bugünü (01/05/2019)
Devrim Muhafızları mı ABD Ordusu mu (01/05/2019)
Gelecek Bizim Olsun (01/04/2019)
Çıldırmak İşten Değil! (01/03/2019)
Direnmek ya da Direnmemek (01/02/2019)
Gramsci’yi Bugün Okumak III (01/01/2019)
Gramsci’yi Bugün Okumak II (01/12/2018)
Gramsci’yi Bugün Okumak I (01/10/2018)
Her Şeye Rağmen ve Her Şey İçin (01/08/2018)
“Can”a “Can” (01/07/2018)
Kısa Cümleler (01/06/2018)
Gitmek mi Gerek Kalmak mı? (01/05/2018)
Baharı “Güz Şarkıları” ile Karşılamak (01/04/2018)
“Ben” Kalarak “Siz” Olabilmek (01/02/2018)
Nereye? (01/01/2018)
Bizim Deniz ve İki Ülke (01/12/2017)
Sivilcenin Başı (01/11/2017)
İran İzlenimleri (01/10/2017)
Bir Kedi Bir Martı Bir İstanbul (01/09/2017)
Eğitim Şart (01/08/2017)
Yalnızlığı Tanışarak Aşmak (01/07/2017)
Konuşanın Ağzına Yılan Girsin (01/06/2017)
Kayseri Bizim Olsun (01/05/2017)
Aynı Lider Aynı AB Değişen Ne? (01/04/2017)
Bu Öfke Nereye? (01/03/2017)
Eksik Olmayınız (01/02/2017)
Ölüyor Yaşıyor Korkuyoruz (01/01/2017)
Denize Düştük ‘Şangay Beşlisi’ne Sarılalım (01/12/2016)
Orta Asya’nın Kalbi (01/11/2016)
Özgür Zihinler, Sistem Eleştirisi, Sağlıklı Üslup: Akademik İklim Değişiyor (01/10/2016)
Paspas (01/09/2016)
Her Şeye Rağmen ve Her Şey İçin (01/08/2016)
Sürdürülebilir Kuzey için Sürdürülemeyen Güney (30/06/2016)
Janna Jihad Ayyad (01/06/2016)
Geç (01/05/2016)
Dostum Düşmanımın Düşmanıdır (01/04/2016)
Nisan’dan Nisan’a: Çocuk, Bahar ve Umut (01/04/2016)
Dostum Düşmanımın Düşmanıdır (01/03/2016)
“Haklı” Savaşlar ve “Haklı” Tecavüzler (01/02/2016)
Asla Unutmayalım Diye 2015’te Türkiye (01/01/2016)
Zor (01/12/2015)
Kavramlarla Politik Dünya: ‘Yeni Savaş’lar ve Savaşın Post Modern Yorumu (01/11/2015)
New York’tan İpuçları (01/10/2015)
Karatay Olayı ve Tekerrür (01/09/2015)
Terör ve Psikolojik Savaş (01/08/2015)
Dünyanın “İnsanı” İnsanın “Dünyası” (01/07/2015)
Gelecek Hırsızı (01/06/2015)
Haziran (01/06/2015)
Kitlesel Yoklaşma (01/05/2015)
Yemen’de Orta Doğu (01/04/2015)
Cinnet (01/03/2015)
Charlie Hebdo Yalnızca Charli Hebdo Değildir (01/02/2015)
2015’in Penceresinden Dış Politikaya Bakarken (01/01/2015)
Şovmen Demokrat ABD (01/12/2014)
Tarih Geri Alınamaz (01/11/2014)
Üniversite Gençliği (01/10/2014)
Marsilya´dan Kalkan Gemi (01/09/2014)
“Çözümsüz” Sorunlar ya da Mazlumun Zalimle İmtihanı (01/08/2014)
Kavramlarla Politik Dünya: Uluslararası Terörizm (01/07/2014)
SOMA’ya Ağıt (01/06/2014)
Asya Birleşiyor Avrupa Çözülüyor (01/06/2014)
Suriye’ye ‘Akademik’ Bakmak (01/05/2014)
Ukrayna Dersleri (01/04/2014)
İki Arada Bir Derede: Ukrayna (01/03/2014)
Dikkat Yüzüğünüzde Kan Var! (01/02/2014)
Gidenler Kalanlar Düşenler Yükselenler (01/01/2014)
“İstenmeyen” Olmak (01/12/2013)
Vakit Yaratmak Vaktidir (01/11/2013)
Kadın Sorunu Gelecek Sorunudur (01/10/2013)
Ortadoğu´da Olanlar (01/09/2013)
Dış Politikada Nereden Nereye (01/08/2013)
Yeni Toplumsal Hareketler ve Gezi Parkı Eylemleri (01/07/2013)
Kavramlarla Politik Dünya - İnsani Kalkınma (2) (01/06/2013)
Kavramlarla Politik Dünya – İnsani Kalkınma (01/05/2013)
Kavramlarla Politik Dünya/Ulus Devlet (3) (01/04/2013)
Kavramlarla Politik Dünya / Ulus Devlet (2) (01/02/2013)
Kavramlarla Politik Dünya / Ulus Devlet (I) (01/01/2013)
Kavramlarla Politik Dünya Savaş Barış ve Demokrasi (01/11/2012)
Kavramlarla Politik Dünya/ “Yeni Dünya Düzeni” (01/10/2012)
Kavramlarla Politik Dünya Jeopolitik ve Ardındaki Kapitalizm (01/09/2012)
Kavramlarla Politik Dünya Toplumsal ve Siyasi Olarak Ulusal Güvenlik (01/08/2012)
Kavramlarla Politik Dünya (5) (01/07/2012)
Nükleer Yayılmanın Önlenmesi ya da Sürdürlebilir Emperyalist Yayılma (2) (01/06/2012)
Nükleer Yayılmanın Önlenmesi ya da Sürdürlebilir Emperyalist Yayılma (1) (01/05/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 3 (01/04/2012)
Ortadoğu Basınında Türkiye 2 (13/03/2012)
Ortadoğu Basınında Türkiye (01/03/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 2 (01/03/2012)
Kavramlarla Politik Dünya 1 (01/02/2012)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine (20/01/2012)
Kanlı Ocak (01/01/2012)
21 Aralık (21/12/2011)
Satılık Tarih (01/12/2011)
Anday’ın Ölüleri (28/11/2011)
“Noviembre” Soruyor (01/11/2011)
yaşam devingenliğinden notlar (01/11/2011)
İnsan Olma Yolunda Bir Kıvılcım (16/10/2011)
Erkan Yücel: Sanat ve Devrimin Çocuğu (01/09/2011)
Aydınlığın İzini Sürenler İçin: Dün ve Bugün Tevfik Fikret (01/08/2011)
Hafif Bir Karadeniz Esintisi (01/08/2011)
Geniş Zamanlı Şiirlerin Şairi: Ece Ayhan (13/07/2011)
Aziz Nesin ile Tanışmak (01/07/2011)
Cumhuriyet’in Penceresi: İlhan Selçuk (01/06/2011)
Şimdi Sormak Zamanı Elde Kaldı mı Sevmek Düşünmek Anlamak (01/06/2011)
Hüznün Şairi Edip Cansever (18/05/2011)
Bağımsızlık İlkesini Tam Kavrayamayan Bir Vekil: Bekir Sami Bey (15/02/2011)
Ölen Özdemir Asaf Değildi (28/01/2011)
Her Aşkta Üçüncü : Cemal Süreya (08/01/2011)
Zoraki Diplomat Gönüllü Yazar: Yakup Kadri Karaosmanoğlu (13/12/2010)
Ne Üniversitede Ne Siyasette Unutulacak Gündüz Ökçün (24/11/2010)