Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Avro Mavro Mauro

Harun Raşit Uysal


Avroyu biliyorsunuz, AB’nin 17 ülkesi tarafından kullanılan ortak para birimi. Mavro da yaygın kullanılan bir Yunan adı. Avro bölgesinde ortak para birimi nedeniyle ekonomisi alt üst olan Yunanlı´dan biri. Dahası bu nedenle daha düne kadar tuzu kuru olan bazı AB ülkelerince onuru kırılan bir Yunanlı. Avroya geçerken, böyle günler göreceğini hayal bile edememiş. Krize girince ulusal iradesinin seçtiği hükümetinin AB vesayeti ile dağıtılmasını da gördü. Cevap olarak da seçimde AB dayatmalarına karşı olan solcu SYRİZA bloğunda oylarının önemli kısmını topladı.
Mavro’dan sonra şimdi sırada Mauro var. Mauro bir İspanyol ismi. Bugünlerde avronun telef ettiği bir ülkenin vatandaşı. O da mağdur. Çünkü parası elinden alınmış. Güvenilir diye Bankia’ya yatırdığı paralar çiğ olup uçmuş. Bunun üzerine «Hırsız banka paramı geri ver.” diye meydanlarda çığlık atıyor. Hükümetlerinin yanlış yatırım politikasının acısını çekiyor. İspanya son yıllarda üretim değil tüketim ekonomisine yöneldi. Fabrikalar yerine gereğinden büyük yollar, gereğinden modern havaalanları inşa etti. Aldığı kredileri ödeyemeyince de tıkandı. Halbuki üretim ekonomisi uygulasaydı, gelirleriyle borçlarını rahatça ödeyecekti. Bak Fransızlar nasıl akıllandı. Oylarını üretimi ve böylece de istihdamı arttırarak ülkesini krizden çıkacağını söyleyen sosyalist lider Hollande’ye verdiler.
Bütün bu olup bitenlerin nedeni, AB’nin peşinde koştuğu «avro hayali”. Avrupa Birleşik Devletleri, Amerika Birleşik Devletlerin kötü bir kopyası. AB’deki 27 ayrı bayrağa 27 ayrı marşa, 27 ayrı anayasaya karşın ABD’de tek bayrak, tek marş, tek anayasa var. Ve bu bütünselliğin ekonomik harcı da tek bir para birimi: «Dolar”.
Bu krizi AB kolay kolay atlatacağa benzemiyor. Sadece İspanya için 40 milyarı acil, toplam 100 milyar avroluk kurtarma paketi gerekiyor.Bir yanda bunlar yaşanırken, diğer yanda avro bölgesinde özellikle Almanya ve onu takiben Fransa krizden etkilenmemiş gibi görünüyordu. Ancak son gelişme ve göstergeler tehlikenin bu iki devlet için de başladığı yönünde. Fransa bir resesyon (ekonominin küçülmesinin fark edilmesi) tehdidi ile karşı karşıya. Fransız Merkez Bankası, milli gelirin büyüme rakamlarında düzeltmeye gidildiğini açıklıyor.
Almanya’nın durumu da Fransa’dan pek farklı değil. Avro bölgesinde Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya, İrlanda inim inim inlerken, krizi lehine çeviren ve ekonomisi ihracat rekorları ile kat be kat büyüyen Almanya’nın son göstergeleri hiç de iyi değil. Bir ihracat ekonomisine sahip olan Almanya’da gittikçe dış satımın küçüldüğü rapor ediliyor. Her şeye rağmen The Ekonomist´e göre dünyayı bir kadın kurtaracak. Bu da Angela Merkel olacak.

Bu arada AB ülkesi olup da avro kullanmayanların başında gelen İngiltere, yeni öneriler sunmaya devam ediyor. AB dışında güçlü Türkiye’nin de yer aldığı 32 üyeli yeni bir oluşum teklif ediyor. Çünkü İngiltere, bu günlerde avro bölgesinin dağılmasına karşı bir «çöküş planı” hazırlıyor. Ve çöküşten sonra ülkeye akacak olan göçle mücadele planları üzerinde duruluyor
AB’de «Yunanistan çıkarsa avro bölgesine Türkiye’yi alalım” diyen bazı sesler de duyuluyor.

Yok biz almayalım sizde kalsın.


Avroyu biliyorsunuz, AB’nin 17 ülkesi tarafından kullanılan ortak para birimi. Mavro da yaygın kullanılan bir Yunan adı. Avro bölgesinde ortak para birimi nedeniyle ekonomisi alt üst olan Yunanlı´dan biri. Dahası bu nedenle daha düne kadar tuzu kuru olan bazı AB ülkelerince onuru kırılan bir Yunanlı. Avroya geçerken, böyle günler göreceğini hayal bile edememiş. Krize girince ulusal iradesinin seçtiği hükümetinin AB vesayeti ile dağıtılmasını da gördü. Cevap olarak da seçimde AB dayatmalarına karşı olan solcu SYRİZA bloğunda oylarının önemli kısmını topladı.


Mavro’dan sonra şimdi sırada Mauro var. Mauro bir İspanyol ismi. Bugünlerde avronun telef ettiği bir ülkenin vatandaşı. O da mağdur. Çünkü parası elinden alınmış. Güvenilir diye Bankia’ya yatırdığı paralar çiğ olup uçmuş. Bunun üzerine «Hırsız banka paramı geri ver.” diye meydanlarda çığlık atıyor. Hükümetlerinin yanlış yatırım politikasının acısını çekiyor. İspanya son yıllarda üretim değil tüketim ekonomisine yöneldi. Fabrikalar yerine gereğinden büyük yollar, gereğinden modern havaalanları inşa etti. Aldığı kredileri ödeyemeyince de tıkandı. Halbuki üretim ekonomisi uygulasaydı, gelirleriyle borçlarını rahatça ödeyecekti. Bak Fransızlar nasıl akıllandı. Oylarını üretimi ve böylece de istihdamı arttırarak ülkesini krizden çıkacağını söyleyen sosyalist lider Hollande’ye verdiler.


Bütün bu olup bitenlerin nedeni, AB’nin peşinde koştuğu «avro hayali”. Avrupa Birleşik Devletleri, Amerika Birleşik Devletlerin kötü bir kopyası. AB’deki 27 ayrı bayrağa 27 ayrı marşa, 27 ayrı anayasaya karşın ABD’de tek bayrak, tek marş, tek anayasa var. Ve bu bütünselliğin ekonomik harcı da tek bir para birimi: «Dolar”.


Bu krizi AB kolay kolay atlatacağa benzemiyor. Sadece İspanya için 40 milyarı acil, toplam 100 milyar avroluk kurtarma paketi gerekiyor.Bir yanda bunlar yaşanırken, diğer yanda avro bölgesinde özellikle Almanya ve onu takiben Fransa krizden etkilenmemiş gibi görünüyordu. Ancak son gelişme ve göstergeler tehlikenin bu iki devlet için de başladığı yönünde. Fransa bir resesyon (ekonominin küçülmesinin fark edilmesi) tehdidi ile karşı karşıya. Fransız Merkez Bankası, milli gelirin büyüme rakamlarında düzeltmeye gidildiğini açıklıyor.


Almanya’nın durumu da Fransa’dan pek farklı değil. Avro bölgesinde Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya, İrlanda inim inim inlerken, krizi lehine çeviren ve ekonomisi ihracat rekorları ile kat be kat büyüyen Almanya’nın son göstergeleri hiç de iyi değil. Bir ihracat ekonomisine sahip olan Almanya’da gittikçe dış satımın küçüldüğü rapor ediliyor. Her şeye rağmen The Ekonomist´e göre dünyayı bir kadın kurtaracak. Bu da Angela Merkel olacak.


Bu arada AB ülkesi olup da avro kullanmayanların başında gelen İngiltere, yeni öneriler sunmaya devam ediyor. AB dışında güçlü Türkiye’nin de yer aldığı 32 üyeli yeni bir oluşum teklif ediyor. Çünkü İngiltere, bu günlerde avro bölgesinin dağılmasına karşı bir «çöküş planı” hazırlıyor. Ve çöküşten sonra ülkeye akacak olan göçle mücadele planları üzerinde duruluyor


AB’de «Yunanistan çıkarsa avro bölgesine Türkiye’yi alalım” diyen bazı sesler de duyuluyor.


Yok biz almayalım sizde kalsın.





01/07/2012



Yazarın diğer yazıları

Tire Süt Sempozyumu´nun Sonuçları (01/01/2013)
Arap Etkisi Genişliyor ve Değişiyor (01/12/2012)
“Hadi Canım Sen de” (01/11/2012)
Gıda Gününde Açlık ve Türkiye Tarımı (01/10/2012)
Avro Krizi: Ülkeler Bölünmeyle Karşı Karşıya mı? (01/09/2012)
Küresel Felaketler Durmak Bilmiyor (01/08/2012)
Türkiye ve AB’de Pozitif Gündem (01/06/2012)
Gıdada Tehlike (01/05/2012)
Nükleerde Sona Doğru (01/04/2012)
Akkuyu’da Son Durum (07/03/2012)
İklim Konferansları Dünyayı Oyalıyor (16/01/2012)
İnsanları beslemek giderek zorlaşacak (01/01/2012)
Soframızdaki düşman GDO (01/12/2011)
Savaşların Yeni Nedeni Gıda Krizi Olacak (01/11/2011)
Okul Kantinleri (01/10/2011)
Tarımda Bereketli Bir Yıl (01/09/2011)
Kapımızdaki Tehlike (01/08/2011)
12 Haziran; Eldeki Kuş, Daldakinden İyidir (01/07/2011)
CHP’nin Doğu ve Güneydoğu Raporu (01/05/2011)
Dünya nükleer enerjiden vazgeçiyor, ya Türkiye? (01/04/2011)
Tarıma Kırmızı Kart (01/03/2011)
Üçüncü Dünyada Açlık Devrimleri (01/02/2011)