Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Ankara’da Olmayan Müttefikimiz

Sevde Nur Ünal

Kaynak: http://online.wsj.com/articles/our-non-ally-in-ankara-1410561462

Yazar: Wall Street Journal Editörleri

Makalenin Özgün Başlığı: Our Non-Ally in Ankara

Çeviren: Sevde Nur Ünal - Boğaziçi Çeviri Merkezi


Türkiye, IŞİD’e karşı oluşan koalisyondan ayrılıyor. Bu neden Kürdistan için bir dayanak olmasın?

ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’in listesini yaptığı, İslam Devletini yıkmak adına ABD’nin çabalarına gönüllü bir şekilde destek veren on ülkenin oluşturduğu merkez koalisyon sadece bir hafta önce mi vardı? İngiltere, Suriye’de askeri operasyonları kesin bir şekilde durdurduğundan beri Almanya da herhangi bir güç kullanmıyordu. Şimdi Türkiye de oluşturulan bu koalisyondan kaçıyor.

Türkiye bu bağlamda koalisyonu terk etmesinin yanında İngilizler ya da Almanlardan bir adım öteye gidiyor. Ankara’daki hükümet teröristlere karşı hava harekatlarını yönetmek adına yalnızca askeri bir harekatta bulunmamakla kalmayacak, Suriye sınırına yaklaşık 160 km uzaklıkta bulunan İncirlik’teki hava üssünü Amerika’nın kullanmasını da yasaklayacak. Bu durum özellikle yıllarca süreceği düşünülen bir savaşta Pentagon’un lojistik desteğini ve keşif görevini zorlaştıracak.

Türkiye 2003 yılında Saddam Hüseyin’i devirmek amacıyla topraklarından düzenlenmesi planlanan hava harekatına izin vermemişti. Tıpkı o zaman yaptığı gibi Amerika, harekatı gerçekleştirmenin bir yolunu şüphesiz bulacaktır. Türkiye’nin, Suriye ve Irak ile 1.200 kilometrelik bir sınır paylaşıyor olması, IŞİD’ e karşı bir savaşta sembolik bir katkıdan daha fazlasını yapabilir olması demekti. Fakat yapamadı.

Üstesinden gelmesi zor olan, Türkiye’nin NATO üyesi olduğu gerçeğidir. Ancak Türkiye uzun zaman önce ABD’nin müttefiki ya da Batı’nın dostu gibi davranmayı durdurdu. ABD’nin Türkiye eski Büyükelçisi Francis Ricardionne, Türk hükümetinin Suriye’de El-Kaide’yle bağlantılı olan El Nusra cephesiyle birlikte diğer terörist gruplarla ‘’açık yüreklilikle’’ iş yaptığını bu hafta beyan etti. Ankara, yabancı cihatçıların Suriye ve Irak’a geçmek için Türk topraklarını bir geçiş noktası olarak görmesine göz yumdu. Mr. Ricardionne geçtiğimiz Kasım’dan beri istenmeyen adam olarak ilan edilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetiyle yakınlaştı.

Erdoğan hükümetinin Gazze’de Hamas’a ve Mısır’da Müslüman Kardeşler’e verdiği uzun süreli destek, Türkiye’nin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesinin mazeretlerinin neden inandırıcı gelmediğini açıklıyor. IŞİD, Türk diplomatlarını ve ailelerinin fertlerini Musul’da rehin aldı ama Türkiye yalnızca vatandaşları rehin alınmış bir ülke değil. Ankara aynı zamanda IŞİD’e karşı gönderilmiş silahların Kürt terör örgütü PKK’nın eline geçmesinden korkuyor. Ama bu Türkiye’nin Amerikan operasyonu için İncirlik üssünü kapamasını açıklamıyor.

Amerika’nın IŞİD’le savaşmak için daha iyi bir bölgesel müttefik bulma ihtiyacında olduğu kaçınılmaz bir sonuçtur. Şunu söylemek doğru olur ki, Arap devletleri, örneğin Suudi Arabistan, en azından kamuoyunda gönülsüz müttefikler olduklarını kanıtlıyorlar ve Bağdat’taki yeni hükümetin kendi silahlı kuvvetlerini yeniden toparlamadan önce ne kadar katkı sağlayacağı belirsiz.

Diğer ülkelerin yapmayacağı ve yapamayacağı şekilde kuvvetlerini cepheye sürmek için istekli olan ve saldırı tehlikesini en yakından hisseden Kürtler şu an daha iyi bir seçenek gibi duruyor. İncirlik yaklaşık 60 yıldır Amerika güçlerinin yuvasıydı. Fakat belki de artık İncirlik’teki hava üssünü, Kuzey Irak’ın Kürdistan bölgesindeki yeni bir ABD hava üssüyle değiştirmeyi düşünmenin zamanıdır. Amerika belki de artık Ankara’da kendine yandaş bulamayacak ama bu Ortadoğu’da seçeneklere sahip olmadığı anlamına gelmez.



01/10/2014