Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 77

Enis Musluoğlu
Ortadoğu’nun haritasını çizdiğine inanılan Sykes-Picot Antlaşmasının 100. yıldönümünde tarihi atıflardan hareketle günümüz üzerinde düşünmeye devam edelim.

Dönemin büyük güçleri Britanya ile Fransa’nın gizlice yaptıkları, Bolşevik Devrimi sayesinde dünyaya mal olan Sykes-Picot çatırdıyor. Deyim yerindeyse Birinci Sykes-Picot’da evdeki hesaplar çarşıya uymamıştı. Eğer yapılmaktaysa kuvvetle muhtemeldir ki, ikincisinde de uymayacak.

Ortadoğu’nun 20. yüzyılda dönemin ruhuna uygun biçimde içi bütün sorunlu yanlarıyla birlikte ulusçulukla tanımlanmış Birinci Sykes-Picot ‘un aksine, ikincisinin içini doldurmaya çalıştıkları ana ideolojik harç siyasal İslam olarak tezahür etmekte. Bu da daha derin sorunları beraberinde getiriyor.

Zira çıkarları doğrultusunda yeni haritalar arzulayan Batılılar siyasal İslam’dan kendi neoliberal düzenlerine uyacak türden istikrar içeren bir çerçeveyi nafile umut etmekteler. Oysa alenen içinden demokrasi’de çıkaramayacaklarının farkında oldukları El Kaide’nin ideolojisini bile devreye sokar haldeler.

Mali sistemin küreselleşmesine, internette sınırları aşan geçişken bir enformasyon ağına rağmen AB üstyapısının gidişatına bakmak dahi ulus devlet sürecinin bitmemiş olduğunu gösterir. Bitmemekle kalmıyor, ekonomik kriz, işsizlik, savaş ve yıkım coğrafyalarından sığınmacı akını, Avrupa’yı yeniden ulus devlet iradesini pekiştiren bir yola sokmakta.

AB idari yapısı bugün referandumlarla zorlanıyor, ulus devletler kendi ekonomik ve sosyal sorunları nedeniyle ulus-üstü yapıyı zorluyor. Britanya’da 23 Haziran’da düzenlenecek AB’den çıkma referandumu –sanmıyorum lakin- ayrılık yanlılarının lehine biterse, başka bir trende işaret edecek.

Bu bağlamda dünya ekopolitiğini ele alırsak, robot ve yapay zeka üretme sürecinin hızla ilerliyor olması, bu ilerlemenin insanlığın ilerlemesi anlamına gelmiyor.

Robotlar, yalnızca sanayi alanında değil hizmet t sektöründe de vasıfsız, düşük vasıflı işçilerin yerini giderek artan bir hızla alıyor. Bu süreç, giderek beyaz yakalı, yüksek vasıflı işçilerin çalışma alanlarını da etkilemeye başlıyor.

Bu sürecin, dünyanın nüfusu da artarken, daha önceki makineleşme dönemlerinde olduğu gibi, bu işsizleşmeyi emebilecek yeni işler yaratma kapasitesi yok.

Kitlesel üretim, kitlesel işçi, kapitalizmin, şimdiki krizlerini yaşayan, birikim modellerine ilişkin biçimlerdi.

Karşımızda toplumun giderek artan, bir kesimini dışlayan bir üretim tarzı var. Dışlanan işsizler, gizli işsizler kesiminin giderek artacak olan kesimi de giderek daha fazla sadakaya muhtaç bir konuma gelecek.

Son otuz yıl içinde gelişen STK’lar, “hayır kurumları” bu gelişmenin ilk dalgasını oluşturuyordu. Bu anlamda ne bir türlü krizden çıkamayan kapitalist üretim tarzının ne de nüfusun büyük kısmını oluşturan çalışanlar(ve de çalışamayanlar) kesiminin önünde aydınlık bir gelecek var.

Ama sermaye, toplam hacmi 850 trilyon dolar düzeyinde dolaşan borç-türev piyasalarının(dünya ekonomisinin toplam hasılası 70 trilyon dolar) gösterdiği gibi büyümeye, büyüdükçe de spekülasyona kayarak asalaklaşmaya, daha fazla çalmaya (150 ülkede devlet “büyüklerinin” çaldığı para 12 trilyon dolar) devam ediyor.

Global düzeyde şirket birleşmeleri ve edinimlerinin 2015 yılının 4,7 trilyon dolarla 2007 yılını da aşarak tarihsel bir rekor kırması merkezileşmenin hızlandığını işaret ediyor.

Diğer bir deyişle kapitalizmde, değişmeden büyüme, asalaklaşma belirtileri hızla artıyor. Bu durum, Hegel’in canavarlaşma ile ilişkilendirdiği kötü sonsuz kavramına uyuyor. Robotlaşma, yapay zeka, bu durum içinde, bu durumun damgasıyla, kapitalizmin önceliklerine, rekabet etme, üstün olma arzusuna göre gelişmeye devam ediyor.

İnsanlığın geleceği açısından robotlaşmanın yapay zekanın risklerini, kazanımlarını kapitalizmin önceliklerinin dışından bakarak değerlendirmek gerekiyor. Bunun için de kötü sonsuza saplanarak canavarlaşan bu üretim tarzından kurtulmak gerekiyor.

Ekonomiden siyasete, ekolojiden sanata kadar artık sürdürülemez bir hal almış sorunları 6-10 Temmuz’da Karaburun’da gerçekleştireceğimiz 22. Ütopyalar Toplantısı’nda “SÜRDÜRÜLEMEZLİK” ana temasıyla ele alacağız. Toplantı programını –e dergimizde ve sosyal medya hesaplarımızda yayınlayacağız. Tüm okurlarımız ve ilgilenenler davetlidir.

Aydınlık bir ay dileklerimle.

01/06/2016



Yazarın diğer yazıları

Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)