Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 74

Enis Musluoğlu
Irak’ın kuzeyinde Barzani tam bağımsızlığa doğru gidiyor iken en büyük ekonomik desteği Ankara verdi. Barzani aşiret yönetiminin iktisadi olarak güçlenmesi için Türk firmaları seferber edildi. Ve altı yıl içinde eşit bir komşu devlet gibi muamele gördü. Barzani yönetiminin başarısına Ankara büyük katkı yaptı, Bağdat’ı dışladı, Irak’ın bölünüşü ortaya çıktı.

Suriye’de Ankara Esad rejimi ile güllük gülistanlık giderken bu durum, Suriye’nin bütünlüğü için en büyük güvenceydi. Laik ve üniter bir Suriye vardı. Ankara durup dururken Esad ile kavgaya başlayarak Suriye’nin bölünmesine ve Suriye Kürdistan’ının yaratılmasına neden oldu. Yalnız İşid ve Nursa değil , Kuzey Suriye Kürdistan’ı da bu sayede yaratıldı.

Ankara Suriye’de Batı tarafından yaratılan iç savaşın aktif bir tarafı haline gönüllü olarak geldi. Suriye Kürdistan’ı yapay bir biçimde inşa edildi. PKK’nın Suriye uzantısı PYD bu sayede güçlendi. Hem de ABD ve AB desteğini arkasına alarak. Bir Hollywood senaryosu bile bu kadar mükemmel olamazdı. Bedelini ise Suriye halkı ve Türkiye ödüyor.

Kandil, Barzani, PKK ve PYD stratejik hatalar sonucu entegre edildiler. Ankara bir yandan Güneydoğu’da başkaldırı provaları yapmaya çalışan PKK terör örgütü ile savaşırken öte yandan son 5-6 yılda yaptığı Suriye ve Barzani uygulamaları ile, PKK’nın silah ve insan kaynaklarına ortam yarattı. ABD, AB ve Rusya silahları Irak ve Suriye sınırı üzerinden Güneydoğu’ya aktı. Güzel ve tek ülkemiz bunu asker, polis ve korucu şehitleriyle ödemektedir. Barzani ile barıştırılıp Esad ve Rusya ile kavga ettirilen Ankara’ya uygulattırılan politikalar, ülkenin bu kaos ortamına sürüklenmesine yol açmıştır.

AKP Esad’la kavga yerine uzlaşarak anlaşmayı sürdürse, Barzani’nin Irak Kürdistan’ına iktisadi destek vermese, Rusya ile uçak kavgalarına girmeyip örtülü stratejik ortak çıkarlar düzenini korusa bütün bu felaketler başımıza gelmeyecekti. Şimdi ise Suudi Arabistan gibi bir ülke ile stratejik ortaklığa iteklenen bir ülke durumuna düşürüldük. İşin ilginç yanı bütün bunlar göz göre göre oldu. Suriye politikasının yanlışlığı beş yıldır herkes tarafından yazıldı çizildi. İkazlara rağmen yanlış politikaları kendi özel hedefleri doğrultusunda hesap edenler, bugün yanıldıklarını görüyorlar. Bütün çevresi ile ilişkileri tıkanmış ve krize dönüşmüş bir duruma geldik.

Gemi batınca yalnız alt kamaradakiler değil üst kamaradakiler de gider. Tarih bu değişmez gerçeği hep göstermiştir. Kendi özel hedefleri doğrultusunda hesap yapanlar yalnız ülkeye değil kendilerine de zarar vereceklerdir.

Kürt meselesini çözmenin yolu ABD, AB ve Rusya’dan geçer. Çünkü silahı da, siyasal desteği de, örgütsel katkıyı da sağlayanlar onlardır. Ankara’nın anlaşarak bir orta yol bulması gerekmektedir. Bunun için en başta, ulusal iradeyi yansıtacak bir yönetimin oluşması kaçınılmazdır. Çünkü içimizdeki zaaflar, onların Türkiye aleyhine operasyonlarına yardım etmektedir.

CHP’de Atatürk posteri tartışması, PYD’ye silah verilmesi, patlatılan bombalar ve tek adam anayasasının dayatılma çabaları arasındaki ilişkiyi kavrayamayanlar hiçbir şeyi anlayamazlar. Birbirleriyle tamamen ilişkisiz görünen bu hareketler Lozan’ı ve Cumhuriyet’i çözmeye yönelik hareketlerdir.

Atatürk onun için karalanmak isteniyor. PYD ve PKK’ya onun için silah yardımı yapılıyor. Siz de oturun, Avrupa üç kuruş verecek de 2,5 milyon göçmenin sorununu çözeceğiz diye kara kara düşünün.

Önce büyük resmi ve yazılan senaryoyu görelim. Atalarımızın dediği gibi “Allah vatana ve millete zeval vermesin “

Aydınlık bir ay dileği ile…

01/03/2016



Yazarın diğer yazıları

Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)