Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 71

Enis Musluoğlu
Ortadoğu’da devlet ve toplum yapıları erime noktasına doğru ısınmaya devam ediyor. Üstelik bu ısınma yalnızca Suriye, Irak gibi savaş yaşayan ülkelere, bu savaşlarla ilişkili İran, Lübnan, Ürdün, Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki kısa dönemli istikrarsızlık olasılıklarıyla da sınırlı değil.

Ortadoğu’nun stratejik önemi esas olarak iki özelliğinden kaynaklanıyor. Birincisi, burası Avrasya’nın altındaki bölge. İkincisi de dünyanın en büyük enerji kaynakları tarihsel olarak burada. Her iki özelliğinden dolayı da 19. Yüzyılın son çeyreğinden bu yana Ortadoğu büyük güçler arası sert rekabete sahne olmaya devam ediyor.

Enerji kaynakları açısından karşımıza ABD’nin bölgedeki enerji güvenliği mimarisinin temel taşları olarak Körfez ülkeleri diye bilinen monarşiler çıkıyor. Bu enerji kaynaklarına sahip ülkeleri, toprak-enerji rantları, bundan elde ettikleri mali sermayenin gelirleriyle ayakta tutmaya devam eden aileler yönetiyor.

Ancak, genel nüfus içindeki oranı artmaya devam eden, istihdam edilemediği, bir gelecek projesi geliştirecek konumdan yoksun, huzursuz ve öfkeli bir genç nüfus söz konusu.

Bu monarşiler genç nüfusun rejime karşı bir demokratik isyana ya da radikal İslamcı akımlara yönelmesini önlemek için iki yönteme başvuruyorlar. Devlet bütçelerinden gittikçe artan harcamalarla rızayı satın almaya çalışıyorlar. İkinci ve en basit yöntem olarak da yoğun bir şiddetle gelişen fikirler bastırılmaya çalışılıyor.

Bu rejimleri ayakta tutan mali kaynaklar artık eriyor. Beş yıl önce toplam 500 milyar dolar bütçe fazlası yaratan bu monarşilerin bütçe açıklarının gelecek beş yıl içinde 700 milyar dolara ulaşacağı hesaplanıyor.

Bu ülkelerin ekonomik yapılarında bir çeşitlenme gerektiğini söyleyebiliriz. Ama bu monarşilerin egemenleri, bir çeşitlenmenin getireceği sınıf şekillenmelerinin iktidarlarını tehdit edeceğini çok iyi biliyorlar. Bu nedenle gelişmelere direniyorlar. Öyleyse yine bir rejim değişikliği senaryosuna gelmiş oluyoruz. Uzun ve orta dönemde çöküş olasılığı bence çok güçlü.

Suriye ve Irak, Güneyde Yemen, Sina yarımadası üzerinden Mısır, Filistin-İsrail kazanında taşma noktasına doğru ilerleyen bir kaynama söz konusu. Kısa dönemli gelişmeler de bu çöküşün olasılığını güçlendiriyor.

Bölgedeki sıcak noktalara baktığımızda, iki gelişme ekseni görüyoruz. Birinci, Şii-Sünni çelişkisi üzerinden vekalet savaşları. İkincisi yine bu zeminde bölgedeki varlıklarını artırma eğilimi sergileyen büyük güçler.

ABD, Afganistan’dan çıkma sürecini erteledi. Suriye ve Irak’a özel birlikler, silah, helikopter gönderiyor, hava saldırılarını yoğunlaştırıyor. Rusya’nın Suriye’de en az dört bin araç, kara ve hava silahları, elektronik istihbarat sistemleri var. Bir Rus yolcu uçağının Sina üzerinde düşürülmesinden sonra Rusya’nın Suriye’deki varlığını artıracağı da aşikar.

Önümüzdeki dönemde Ortadoğu’da sıcaklığın daha da artacağını düşündüren başka gelişmeler de yaşanabileceğini düşünürsek, 21. Yüzyıl tarzı bir dünya savaşı içersine girdiğimizi açık ve net olarak söyleyebiliriz.

Aydınlık bir ay dileklerimle.

01/12/2015



Yazarın diğer yazıları

Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)