Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 56

Enis Musluoğlu

Günlerdir Amerika’dan dinmek bilmeyen isyandan Missouri-Ferguson’dan «eller havada” pasif direniş eylemlerine katılan siyah insanların görüntüleri geliyor. Polisin şiddetli müdahalesi ile dağıtılanların yeniden, yeniden toplanmalarını olağanüstü hal, sokağa çıkma yasağı durduramıyor.Biz de öğrendik, ellerin havada olması, silahsız siyahi gencin polisin kurşun yağmuruyla öldürülmesini simgeliyor. Şiddet içermeyen pasif direnişçilerin eylemlerinde polis şiddetinin tırmanmasını önleyemiyor. Zengin-yoksul uçurumunda polise düzenin biçtiği isyanı bastırma görevi önümüzdeki süreçte yeni sorunsalları Amerika için içermektedir.

Gezi’den çıkarttığı derslerle Başbakan-Parti Başkanı-Cumhurbaşkanı görevlerini bir arada fiilen yürüten Erdoğan’ın yaklaşımı ilginçti. «Bizi suçluyorlardı. Orantısız polis gücü kullanmakla suçluyorlardı” diye sitemde bulundu! Erdoğan bir adım ileri fiili yarı başkanlık sistemine geçildiğini ilan etmekle kalmadı, partisini istediği gibi düzenleme, yeniden formatlama adına, çok kısa sürede güçlü yetkileri fiilen kullanmakta bir sakınca görmedi. Resmi Gazete’de 17 Ağustos’tan geçerli cumhurbaşkanı seçildiği ilanına yer verilmezken, üçlü atama kararnamesinde başbakan olarak imzasına yer verildi. Yetmedi, bağımsız yargının en üstüne uzanan baskı gücü ile anayasal-hukuka aykırı fiili durumlar boşlukta kaldı.

Haklı olarak Amerika’da eller havada eylemlerinin mağdurlarının hiç değilse demokratik hukuk devleti, bağımsız yargı düzeninin işleyişinde suç işleyen polislerden hesap soracakları aşikar. En azından bizdeki Gezi cinayetlerinde yaşananlar olmaz. Kanıtlı polis cinayetlerinin faillerinden hesap sorulur. Başkan kahraman sözü ile arkalarında duramaz. Dahası seçim kazanmış cumhurbaşkanının partisini, AKP’nin gelecek başbakanı, parti başkanını seçebilmek, biraz daha ileriye dönük kamu görevlilerini belirleyebilmek uğruna fiili üçlü görevi yapmaya kalkışmasının dünyada bir başka örneği olamaz.

Dünyada elbette askeri darbeler, diktatörlüklerle rafa kalkan anayasal-yasal düzenler örnekleri vardır. Bize özgü olanı, kağıt üstünde bırakıp, fiilen çiğnemek Erdoğan’ın yaptığı gibi de «seçmen oyu ile onay verdi” diyebilmek.

Uzun yıllardır insanları insan gibi yaşayabilme koşullarından, örgütlülükler, hak arama gücünden koparan ideolojik gelişmeleri, yaşam gerçeklerini ağızlara almıyoruz. Aymazlık en üst seviyede. Doğaldır ki ezilenler, itilip kakılanlar insan hakları, demokrasi, örgütlü güç olma, hak arama bilincinden kopuşla bağlantılı kendi öznel koşullarının sorunlarını yaşıyorlar.

Yaşayan iki kişiden birinin siyahi olduğu Ferguson’da yönetimde altı kişiden beşi beyaz olunca, beyaz polisin elleri havada siyahi genci öldürmesi, işsiz, yoksul, siyahileri, toplumsal patlamaya sürüklüyor. Sorunları çözülmeyecek ama en azından demokratik bir hesap sorma, bağımsız yargılamanın önü açılacak.

AKP’de neler olacağını çok merak ediyorum. Ne kadar karizmatik olursa olsun. Sandıktan çıkan lider pek çok niteliği, onlar adına yaptıkları ile değerli olursa olsun.

Bizde yaşananlara sonsuza kadar göz yumulabilir mi?

Aydınlık bir ay dileklerimle,



01/09/2014



Yazarın diğer yazıları

Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 95 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)