Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 51

Enis Musluoğlu

İktidarlarının kirli paylaşım kavgalarıyla ancak bir bölümü ile suyun üstüne çıkan, insan hakları, hukuk devleti düzeni, demokrasimizin katledilişinin, geleceğimizi de tehdit eden buzdağının su yüzeyine çıkmış boyutlarının derdinde, hastalığı ölümcül kılabilecek gelişmelerden nasıl kurtulabileceğimiz, nasıl iyileşebileceğimizin arayışlarında çırpınıp duruyoruz.

Suriye-Ukrayna krizleri arasında sıkışıp kalmak sanki ikincil yaşamsallıkta dertler, hastalıklar gibi geliyor. Başımızı hangi yana çevirsek, ekonomik-sosyal-siyasi sonuçları ile yaşamsal dertler olarak karşımıza çıkan Suriye-Ukrayna iç savaşlarının kaos sonuçlarını görmezsek, ek darbeler yemeyecekmişiz gibi...

Görmezlikten, aymazlıktan geliyor, tek kutuplu dünyanın insan eksenli olmaktan giderek uzaklaşan, insanı, doğayı gözetmeyi unutan, insan için olma amacını bile yitirmiş, sanal, piyasalar üzerinden işleyişinin yıkıcı sonuçlarına karşı çözüm arayışları için bedel ödemekten korkuyoruz.

Günü kurtarma adına işin kolayına kaçtıkça da bir tek dini imanı olmayan paranın sınırsız, evrensel hareketlerinin, çıkarlarının özgürleşmesi, insan hakları, hukuk devleti düzeni, demokrasi, insanlık, örgütlülük üzerinden yaşadığımız kayıplara gözlerimizi kapatıyoruz.

Milyarlarca dünyalı, hele de bizim gibi ülkelerde milyonların yaşamı biz yokmuş gibi davransak da hızla, uçurum boyutlarda yaşamsal tehditler altına girmiş oluyor.

En ürkütücü olanı, kirli piyasalar düzeninin sınırsız, kuralsız özgürleşmesinin karşılığında, insanı, doğayı ayakta tutacak uygarlaşma düzeni, koşulları, yaşanan gelişmelere, çarkların işleyişine seyirci kalışımız.

Emperyal ideolojinin beynimizi medyatik satın alıp güdülemesi ile işleyen çarpık algılamaya bakarsak, küreselleşme mucizesi ile zengin kuzey dünyasındaki paylaşım savaşları bitti. Savaşlar sadece yoksul güney dünyasında, günün virüsleri ırkçılık, dincilik, alt kimlikler ayrımcılığında en altta kalmama savaşı olarak yaşanıyor.

Türkiye-Suriye-Ukrayna üzerinden bir diğerimize olumsuz etkilerimizle, olumsuzluklara olumsuzlukların katılması ile söylenenlerin, tek tek öncelikli sayılanların hepsi gerçek..

Akıl tutulması, küreselleşmenin gerçekten evrensel ölçeklerde insan haklarını geliştirmesi, dünya nimetlerinin eşitlikçi hakça paylaştırılması, sadece insanlık için değil, dünya üzerindeki tüm canlıların sağlıklı yaşatılabilmesi, çevrenin toplumsal yarar ölçeğinden korunabilmesi üzerinden gerçekleşmediğinin sorgulanmamasındadır.

Sermayenin insana aykırı çıkarlarının kollanması uğruna geleceğimiz katlediliyor.Emperyal dünyanın zenginlerinin paylaşım kavgasında, aslında yoksulların aralarında çatıştırılarak, birbirlerine kırdırılarak nefes alındığı gerçeğini artık görmeliyiz.

Bugün var ya da yok olma boyutunda iç çatışmalarında, iktidarı paylaşmadaki kirlilik boyutlarına, ortalığa saçılan kasetlerle, insan haklarının katledildiği hukuksuzluk belgeleri ile tanıklık ederken, iktidar ittifaklarının odağında bir kirli emperyal işgal projesine ‘’ evet’’ demek yattığını unutuyoruz.

Irak işgalinin önünün açılmasında buluşan iktidar ittifakları, Suriye’de ki emperyal çıkar ayrışmasında başka yanlarda duruşlarla anlamlı ölçeklerde bozulmadı mı?

Ukrayna gelişmeleri, ABD-AB ile Rusya eksenli yeni paylaşım çıkar savaşlarında sadece Ukrayna’da yaşayanlar mı ABD-AB ya da Rusya çıkarları ekseninde birbirlerini ölümüne yok etme savaşı veriyorlar? Türkiye uzantıları hiç mi yok?

Ergenekon- Balyoz davalarında yargılanan, görevlerinden alınıp cezaevlerine tıkılan, kimi denizci komutanların, birebir ABD’nin bir önceki Karadeniz’e çıkma operasyonunda karşı duranlar olduğunun dava dosyalarında geçtiğini artık bilmeliyiz.

Irak işgaliyle ilgili geri dönen tezkereyi nereye koyacağız?

Savaş ganimetlerinden Türkiye’ye düşen paylar piyasalarda yelkenleri şişiriyordu da, şimdi iki arada sıkışılmış kaosun bedelleri ne olacak?

Boğazlar’dan ABD uçak gemisine geçiş izniyle günlük petrol-doğalgaz ihtiyacımız arasında sıkışıp kalmak mı?...

Aydınlık bir ay dileklerimle,



01/04/2014



Yazarın diğer yazıları

Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 95 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)