Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 21

Enis Musluoğlu

En son veriler, dünya ekonomisinin hızla belirsizliklere, kaosa doğru ilerlediğine işaret etmektedir.

Geçtiğimiz eylül ayı dünya borsaları için 2008’den bu yana en kötü ay olmuştur.

2009’da başlayan toparlanmanın zirve yaptığı temmuz ayından bu yana yaşanan gerileme, Dow Jones’ta %14.5, FT %15.4, Dax ve Cac 40’ta %30’a ulaşmaktadır.

Finans piyasalarının akıldışı, sürü refleksiyle davrandığı, yüksek hacimli işlemlerin dalgalanmaları büyüttüğü aşikar, ancak bu gerileme ve korku yersiz değil.

ABD FED Başkanı Bernanke’nin, Dünya Bankası Başkanı Zoellick’in, IMF Başkanı Lagarde’ın geçen ay medyaya aktarılan demeçlerine bakmak yeterli.

Bernanke «riskler belirgin biçimde arttı” dedi ve 400 mia dolarlık uzun dönemli hazine tahvili satın alacağını açıkladı.

«İkinci bir resesyonun gerçekleşmeyeceğine ilişkin inancım hergün biraz daha zayıflıyor” diyen Zoellick’e göre ‘küresel ekonomi tehlikeli bölgeye girmiştir’.

IMF Başkanı Lagarde ise «dünya ekonomisi tehlikeli bir safhaya girdi” beyanıyla durumun ciddiyetini anlatmaktadır.

Şu an dünya ekonomisi iki parçadan oluşuyor. Batı resesyonda, hatta çalışanlar depresyonda. Buna karşılık dünya ekonomisinin yarısını, nüfusunun çoğunu oluşturan gelişmekte olan ülkeler, 2007’den bu yana kriz boyunca yüzde 10’a varan hızlarda büyümeye devam ediyorlar. Buna karşılık egemen ekonomik model, siyasi, asker iktidarının dağılımı hala batının damgasını taşıyor.

Bu durumda ve bu kurallar çerçevesinde krizden çıkmak, Batı’nın egemenliğinin korunması anlamını taşımaktadır.

Orkestranın bir bölümü bu parçayı çalmak istemiyor. Krizden çıkarken güçler dengesinin yeniden düzenlenmesi, oyun kurallarının değişmesi gerekiyor.Ama nasıl?

Bu soru ne zaman gündeme gelse, söz de dönüp dolaşıp savaş konusuna geliyor.

Bugün ortada yeni bir sermaye birikim rejiminin şekillenmeye başladığına ilişkin belirtiler yoktur.

Bu yüzden olası bir savaş, ekolojik ve insani faturası bir yana, kapitalizmi yapısal krizinden çıkaramaz; yalnızca yıkım, sömürgecilik, totaliter rejimler, daha derin krizler anlamına gelir.

Böyle bir konjonktürde Türkiye’de gelinen noktada; tümüyle en tepedeki tek kişiye bağlı yapılar, demokratik kurumların yerini almış bulunuyor. Ne düşünce özgürlüğü güvence altına alınıyor, ne de aklın özgürleşmesi akla geliyor. Giderek hızla laiklikten uzaklaşan bu siyasal yapı, bu sanal demokrasi, ülke içinde ve dışında allanıp pullanıp Türkiye demokrasisi diye satılıyor.

Dünya ve Türkiye için aydınlık bir ay dileklerimle.



01/10/2011



Yazarın diğer yazıları

Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)