Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 18

Enis Musluoğlu

Bu kriz «o kriz” ve dünyada ekonomik/siyasi dengeleri zorlamaya, kriz öncesinin kurumlarını işlevsizleştirmeye, çöküşe doğru itmeye devam ediyor.

ABD, Dünya Bankası, IMF, AB, hatta Birleşmiş Milletler’in iç uyumlarını çok az bir zorlamayla kaybettiklerini söyleyebiliriz.

Geçen ay Viyana’da yapılan OPEC toplantısından sonra, Suudi Arabistan’ın tek başına davranacağını açıklaması, sıranın petrol ihracatçısı on iki ülkenin kurdukları bir kartel olan OPEC’e geldiğini düşündürüyor.

Kurtarma paketlerinin hiçbir işe yaramayacağını Şubat 2010’da ‘Analiz 1’ yazımda anlatmıştım.

Yunanistan’ın geldiği nokta ortada. Kurtarma paketleri bir işe yaramadı, gene yaramayacak.

Karşımızda yönetenlerin artık eskisi gibi yönetemedikleri, yönetilenlerin isyan halinde olduğu bir ülke var.

Yunanistan, bir uçurumun iki yakasını birleştiren dar köprünün üzerinde kafa kafaya gelen iki keçinin durumunu anımsatıyor.

Bir tarafta Avrupa Birliği merkezinin ve uluslararası mali sermayenin, alacaklarını tahsil etmeye yönelik neoliberal kemer sıkma ve özelleştirmeler yoluyla mülksüzleştirme, işsizleştirme, yoksullaştırma ve halkı susturma politikaları var.

Bunların karşısında bankalar kurtarılacak diye, işini aşını, toplumsal haklarını ve refahını kaybetmek istemeyen halkın isyanı var.

Bu çatışma giderek evrensel bir boyut kazanıyor. ‘Köprünün üzerinden uçuruma kim düşecek’ sorusunun cevabı, kapitalizmin yapısal krizinin gideceği yönü gösterecek.

Geçen yıl Yunanistan’ın borçlarının gerçek çapı ortaya çıkınca, Avro projesinin geleceğini tehdit eden bir mali kriz patlak verdi. İrlanda’dan sonra Yunanistan’ı da etkileyen kriz, AB’de merkez ülkelerinin, üretim/sermaye fazlalarını, ihracat ve krediler yoluyla çevre ülkelerine göndermelerine olanak veren bu emperyalist modelin iflas ettiğini göstermektedir.

Borç köpüğü patlayınca, Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi ülkelerden alacaklı durumda olan Alman ve Fransız bankalarının kurtarılması gerekti.

Bu nedenlerle AB merkez ülkeleri, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’nin de katılımıyla, 80 mia AB üyelerinden, 30 mia IMF’den olmak üzere 110 mia Avro’luk bir kurtarma paketi hazırlandı. Bu pakete karşılık Yunanistan hükümeti acımasız bir kemer sıkma politikası yoluyla, borçlarını ödeyecek konuma gelmeye çalışacaktı. Bu paket halkın kararlı bir muhalefeti ile karşılaştı.

İrlanda’nın ikinci kez kurtarılması gündeme gelince, krizin aşılabileceğine ilişkin güven de kaybolmaya başladı. İrlanda daha önce Yunanistan’a sunulanlara benzer koşulları içeren bir paketle kurtarılmıştı. Ancak borçlarını ödeyecek konuma gelmek bir yana, koşulları daha da ağırlaşmıştı. Şimdi Portekiz’in borç ödeme ve borçlanma sorunlarıyla karşılaşması, bir III.kurtarma paketinin daha göndeme geldiğini gösteriyor.

Tüm bunlara ek olarak Dominigue Strauss Kahn skandalıyla IMF bir başkanlık krizine girdi. Alman Maliye Bakanı ile Avrupa Merkez Bankası Başkanı arasında çıkan tartışma zirvedeki çatlağı gözler önüne serdi.

Almanya bundan sonra kurtarma paketlerinde, alacaklı bankaların da sorumluluk üstlenmesi, kimi kayıplara katlanması gerektiğini savunurken; Fransa buna karşı çıkmaktadır. Böylece AB merkezi sorunlarını aşamazken, Yunanistan adım adım iflas, hatta Avro’dan çıkma noktasına yaklaşmaktadır.

Yunanistan’ın iflası halinde piyasaların tepkisi, Portekiz’i hatta İspanya’yı dahi bu noktaya itebilir; mali piyaslardaki spekülasyon humması ve panik, dünya mali sisemini yeniden bir çöküş olasılığı ile karşı karşıya bırakabilir.

Mali kriz başladıktan sonra Avrupa’da İrlanda ve Yunanistan’a yönelik devreye giren kurtarma paketleri, bankaları desteklemeye, kurtarılan ülkenin kemer sıkarak borçlarını ödemeye yönlendirilmesine dayanmaktadır. Böylece, neoliberal paradigma iki kez iflas etmektedir.

Birincisi; devlet, piyasaları serbestçe işleyerek fazlayı temizlemesini önleyecek tedbirleri aldı, piyasa kurallarına göre batması gerekenleri kurtardı.

İkincisi, İrlanda ve Yunanistan’a mali sermayenin gereksinimlerine uygun olarak neoliberal kemer sıkma politikaları dayatıldı. Ancak bu ülkelerin borç yükü daha da arttı, borç ödeyecek kaynakları üretebilecek bir büyüme başlamadı, aksine ekonomik daralma ağırlaşarak devam etmekte.

Yunanistan iflas noktasından geri döndürülemedi. Bu kısırdöngünün Portekiz ve İspanya’ya sıçrama olasılığı gün geçtikçe artmaktadır.

Mali sermayenin çıkarlarını sonuna kadar, toplumsal sonuçlarına aldırmadan izleme, yarattığı krizin maliyetini tümüyle devletin ve ekonominin üzerine yıkma manevraları, ekonomik yaşamı felç etmiş, bu da kapitalizmin sorgulanmasını gündeme getirmiştir.

Yazımın başındaki köprü metaforuna yeniden dönersem; eğer bu halkın isyanını temsil eden «keçi” direnir, ayakta kalmanın yeni yollarını üretebilirse, diğer «keçi”nin köprüden düşme olasılığı da yeniden tarihin gündemine girebilir.

Aydınlık bir ay dileğiyle...



01/07/2011



Yazarın diğer yazıları

Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)