Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 113

Enis Musluoğlu

Siyasal rejimimiz, ekonomik bunalımımız ve dış ilişikilerdeki soyutlanmamız, Cumhuriyet Türkiye’sine getirilmek istenen dayatmaların sonucudur.

Siyasal islam odaklı yaşam tarzı dayatmaları, buna yönelmiş çağdışı eğitim uygulamaları, diş ilişkilerde akılcılık, bilimsellik ve karşılıklı çıkarlara dayalı dengeler yerine İslamcı odaklı uygulamalar, içine düştüğümüz bunalımın esas nedenleridir.

Çağdaş uygarlık değerleri ve bilimsellik yerine, siyasal İslamcı uygulamalara göre ayarlanmış tek adamlı rejim ülkeyi az gelişmişlik kısır döngüsüne kilitlemiş bulunuyor.

Tek çıkış yolunun parlamenter demokratik sisteme dönüş olduğunun çoğunluk tarafından bilinmesine, hatta istenmesine karşın, şu anda yaşadığımız otoriter rejim bunun önündeki en büyük engeldir.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerde yapını değişmekte oluşu iki katmanlı bir durum oluşturdu. Akılcılık ve çağdışılık karşı karşıya geldi. Ancak oluşturulmuş bulunan rejimin yönetime sağladığı otoriter olanaklar çoğunluğun etkisini kısıtlamaktadır.

Azınlık oligarşisinin egemen olduğu iç dinamikler çıkış yolu bulamıyorlar. Nelerin olması ve yapılması gerektiğinin bilinmesine karşın, bunların nasıl sağlanacağı konusu rejim yüzünden karanlıkta kalmaktadır.

Amerikancılık, tek yanlı anlaşmalar ve uygulamalar sonucunda himayeciliği 15 Temmuz darbe girişimine kadar getirdi. FETÖ, siyasal İslam - Batıcılık işbirliğinin somut sonucu ve kanıtı oldu.

Turgut Özal, CFR’nin 1973’te ürettiği Washington Uzlaşısını, 24 Ocak 1980 kararları ile dünyada ilk kez uygulayarak vahşi kapitalizm-siyasal İslam işbirliğinin yolunu açtı.

12 Eylül darbesi ile rejim değiştirilerek Amerikancılık resmi ideoloji oldu. Vahşi kapitalizm, NATO’culuk, siyasal İslam üçlüsü 1989’da Sovyetler Birliği’nin çözülmesi sonucu zemin değiştirdi.

1990-1991’de Ankara, Kuveyt’in işgaline dahil edilmek istendi, TSK karşı çıktı. Arkasından, TSK’nın tasviyesi ABD’nin gündemine geldi. Siyasal İslamcılar ellerindeki en büyük maşa oldular.

ABD’nin denetimindeki Gülen Cemaati, TSK’den medyaya, üniversitelerden adalet sistemine ve iş çevrelerine kadar her yere şırınga edildiler. Bunun sonucunda, dünya tarihinde hiç bir ülkede görülmeyen oranla ve yöntemlerle sistemi ele geçirdiler.

Müslüman dünyasında laik olan ve çağdaşlık yolunda ilerlemeye çalışan Türkiye Cumhuriyeti, Ergenekon, Balyoz ve 15 Temmuz girişimleriyle parçalanmak istendi.

ABD ve İsrail, stratejik hedefleri Kürdistan konusunda, Erdoğan-Esad kavgası sonucu büyük ilerleme sağladılar. ABD, Kuzey Suriye’de YPG ordusunu askeri üstlerinin de yardımıyla kademe kademe yürütüyor.

ABD, Ankara’yı ikna edecek ortak hareket antlaşması yaptı, yani statükoyu kabul ettirmenin kapısını açtı. Sizi parçalayıp bölmek için yıllardır fiilen sahada uygulama yapan ABD ile neyin ortaklığını yapacaksınız? Yoksa, statükonun kabulu ile kendi statükonuzu mu değerlendiriyorsunuz? Özellikle de, ABD’ye yakın eski AKP’lilerin parti girişiminden sonra.

ABD, 1990-91’de ve 1 Mart 2003’te bizden elde edemediklerini, 2003’ten bu yana tek tek alıyor. Suriye dahil. -“Afrika dahil” gibi oldu…şairin dediği gibi -

Esad yerine filler ve ayılarla dans etmeye kalkarsak olacağı budur.

Aydınlık bir ay dileğiyle.



01/09/2019



Yazarın diğer yazıları

Analiz 112 (01/08/2019)
Analiz 111 (01/07/2019)
Analiz 110 (01/05/2019)
Analiz 109 (01/04/2019)
Analiz 108 (01/03/2019)
Analiz 107 (01/02/2019)
Analiz 106 (01/12/2018)
Analiz 105 (01/11/2018)
Analiz 104 (01/10/2018)
Analiz 103 (01/08/2018)
Analiz 102 (01/07/2018)
Analiz 101 (01/06/2018)
Analiz 100 (01/05/2018)
Analiz 99 (01/04/2018)
Analiz 98 (01/03/2018)
Analiz 97 (01/02/2018)
Analiz 96 (01/01/2018)
Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)