Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 112

Enis Musluoğlu

Lozan Antlaşması, Türkiye’nin uluslararası arenada bağımsız bir devlet olarak tanınma belgesidir. Yaşamları boyunca ülkeye olumlu bir katkıda bulunmamış kişilerin Lozan Antlaşması hakkında yanlı eleştirilerini önemsemek yerine, Türkiye’nin günümüzdeki durumunu, Lozan Antlaşması çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Türkiye, amaçladığı gibi günümüzde tam bağımsız mıdır? Karşılıklı bağımlılık aldatmacasını bir yana bırakarak tam bağımsızlığımızı kısıtlayan etkenleri irdelemek gerekir.

Tartışmaları bir kenara bırakıp, ABD ile ikili ilişkilerin, AB’ye aday üye olmanın, gümrük birliğinin, NATO üyeliğinin Türkiye’ye sağladığı yararları, getirdiği kısıtlamaları, siyasal etkileri nesnel olarak değerlendirmeli; Türkiye yeni bir yol haritası çizmelidir.

Türkiye’nin bağımsız devlet belgesi Lozan Antlaşmasını onaylamayan ABD, hiçbir zaman Türkiye’nin gerçek dostu, müttefiki olmamış, kendi çıkarlarını gözetmiştir. Marshall Planı da, büyük ölçüde ABD’nin askeri gücüne lojistik destek için Avrupa’ya getirmiş olduğu, kullanım süreleri dolmaya yakın malzeme ve teçhizatın, geri taşımak daha maliyetli olduğundan yardım diye dağıtılmasıdır.

ABD, Ortadoğu üzerindeki emellerini yansıtan Büyük Ortadoğu, ardından da Kuzey Afrika ülkelerini de içerecek şekilde genişletilen GOP’tan vazgeçmiş değildir. Amaç Kuzey Afrika Atlantik kıyısından Hazar’a kadar olan bölgeyi siyasal ve ekonomik açıdan ABD’nin arka bahçesi haline getirmektir. Türkiye ve İran bu planı bozabilecek güç olarak görülmekte, İran açıkça düşman olarak ilan edilmekte, Türkiye stratejik dost söylemi ile uyutulmaya çalışılmakta, zaman zaman da yaptırım tehdidi ile aba altından sopa gösterilmektedir. Ne yazık ki, ülkede hala ABD desteği ile iktidarda kalabileceğini uman politikacılar, ABD’ye ödün vererek ilişkileri sürdürme peşinde olan iş insanları ve STK’lar var.

AB, o zaman ki ismi ile Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ilişkiler, Türkiye’nin başvurusuyla 1959 Temmuzunda başlamış, 12 Eylül 1963 Ankara Anlaşması ile tam üyeliğe ulaşabilmek için üç aşamalı otuz yılı aşkın bir dönem öngörülmüştür. Ülkemiz tam üyelik beklentisiyle 1996 yılında gümrük birliğine girmiş, 2001 yılında tam üyelik başvurusu yapılmış, 2005 yılında da tam üyeliğe giriş şenliklerine karşın, altmış yıl boyunca ilişkilerde ileriye değil geriye gidilmiş, üyelik müzakereleri birkaç göstermelik dosya açılması dışında sonuçlanmamıştır.

Türkiye AET’ye başvurduğunda altı üyelik topluluk, günümüzde yirmi sekiz ülkeye ulaşmış ancak Türkiye’ye bir türlü sıra gelmemiştir. Türkiye’nin yaptırım küstahlıklarına katlanarak fiilen kapalı kapı ardında sıra beklemesinin akılcı bir yönü yoktur.

Ellili yılların ortalarında dünya iki kutupluyken, SSCB tehdidi varken, ülkenin NATO üyeliği yerinde görülebilirdi. Günümüzde Rusya ile ilişkiler normalleştiğine göre, NATO şemsiyesinin Türkiye’yi kimin saldırısına karşı koruyacağı sorgulanmalıdır. NATO Antlaşmasının 4. ve 5’inci maddeleri üyeliğin devamı için yeterli gerekçe olamaz. NATO Antlaşması olmasa da Batı kendi yararını görüyorsa, olası bir saldırıya karşı Türkiye’nin yanında yer alır. Yarar görmüyorsa 5.’nci maddeyi dilediği gibi yorumlayarak kaçış yollarını arar.

Türkiye’nin zaman zaman taraflar arasında zikzak çizmesinin de yararlı bir yönü yoktur. Türkiye tüm ülkelere ve örgütlere karşı bağımsız davranmalıdır. Arap ülkelerinden Türkiye’ye gelebilecek dostluk desteği söz konusu dahi olamaz.

Türkiye ekonomik ve siyasal bağımsızlığını gözetecek politikalar izlemek zorundadır. Bu bağlamda yapılması gereken anti-emperyalist bir rota da Türkiye’nin yeniden yapılanması ve Atatürk dönemi üretim politikalarının 21.yüzyıl gerçekleriyle yeniden biçimlendirilerek bu rotanın klavuzu yapılmasıdır.

Aydınlık bir ay dileğimle,



01/08/2019



Yazarın diğer yazıları

Analiz 111 (01/07/2019)
Analiz 110 (01/05/2019)
Analiz 109 (01/04/2019)
Analiz 108 (01/03/2019)
Analiz 107 (01/02/2019)
Analiz 106 (01/12/2018)
Analiz 105 (01/11/2018)
Analiz 104 (01/10/2018)
Analiz 103 (01/08/2018)
Analiz 102 (01/07/2018)
Analiz 101 (01/06/2018)
Analiz 100 (01/05/2018)
Analiz 99 (01/04/2018)
Analiz 98 (01/03/2018)
Analiz 97 (01/02/2018)
Analiz 96 (01/01/2018)
Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)