Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Analiz 104

Enis Musluoğlu

Dünyadaki tüm gözlerin Suriye’deki gelişmelere odaklandığı bu süreçte ardı ardına cambaza bak oyunları sahneye konulmaktadır. Suriye’deki süreç Türkiye, İran, Rusya ve arka planda Çin için bir takım tehditler içermektedir. Bu tehditleri en yakından hisseden ülke Türkiye’dir.

ABD’nin önerdiği çözümler Türkiye için kabul edilemez noktadadır. Rusya’nın Doğu Akdeniz’de kalabilmesi için izlediği dış politika, Türkiye ile Rusya’yı aynı cepheye getirmiştir.

Bu durum, Doğu Akdeniz gaz rezervlerindeki saflaşma için de aynen geçerlidir. Rusya ve Türkiye beraber hareket etmezse iki kaybeden olacakları açıktır. Avrupa Birliği doğrudan Akdeniz gazına erişirse Rusya gaz rezervlerini kime satacak sorusu önem kazanmaktadır.

Soğuk savaş sonrası dönemde Avrasya alanındaki güvenlik mimarisi temelden sarsılarak yeni dinamikler etrafında şekillenmeye başlamıştır. Soğuk savaş dönemindeki statüko Türkiye için büyük ölçüde öngörülebilir bir çerçeve sunuyordu. Oysa ki soğuk savaş sonrasında Türkiye’nin her anlamda öncelikleri etkileyen ve etkilenen dinamikleri değişmiştir. Bu yeni durumu öngören bir strateji maalesef üretilememiştir.

2025 yılından itibaren Asya Bloğunun toplam üretimi Atlantik Bloğunu geçecektir. Bu yeni bir siyasal sistem örgütlenmesi, güç paylaşımı, güç ilişkileri matrisini ve mimarisini zorunlu kılar.

Asya Bloğuna siyasi, askeri ve ekonomik olarak bakıldığında en önemli güç Çin olarak belirmektedir. ABD, Çin’in yükselişini engellemek için ucuz, sürekli ve güvenli enerjiye erişimini kontrol altına almak istemektedir. Afrika operasyonları ile Çin’in bu yönelimi engellenmeye çalışılmaktadır. Pasifik, Çin için aşılamayacak bir duvar gibidir. Tek seçenek, Orta Asya, Hazar ve Sibirya havzasıdır. Bu alan ABD tarafından kontrol edilirse, Çin’in alternatif olma özelliği seçenek dışı kalacaktır.

Suriye’deki gelişmeleri büyük resme bağlı olarak okuyamadığımız zaman doğru sonuç ve tahlile varamayız. Suriye ve Irak’ta direnen bir bütün olarak Avrasya güçleridir. Suriye ve Irak’ta Atlantik güçleri kazandığı zaman Fukuyama’nın tarihin sonu kehaneti gerçekleşebilir.

Türkiye’nin coğrafi konumu, toplam milli güç unsurları, tarihsel ilişki ve ittifakları, reel politik durumu tekil ve tek boyutlu bir dış politika uygulamasına engeldir.

Jeopolitik olarak Asya dendiğinde Rusya’ya mı gidiyoruz, Çin’e mi denilerek alternatif perspektifler sulandırılmaktadır. Oysa 1923-1938 dönemindeki Atatürk’ün bölge eksenli dış politikası incelense çözüme çok daha hızlı ulaşabileceğiz.

Platon’un dediği gibi; “İyi bir karar bilgiye dayanır, rakamlara değil.”

Yeni, iyi ve güzel bir geleceğe kapılarını kapatmış, üstelik böyle bir geleceğin bütün dinamiklerini yozlaştırıp çökertmiş ve çürütmüş emperyalist Atlantik Bloğuna karşı Türkiye, Yeni Dünya Düzeninde yerini Asya Bloğunda biçimlendirecektir.

Aydınlık bir ay dileğiyle.



01/10/2018



Yazarın diğer yazıları

Analiz 106 (01/12/2018)
Analiz 105 (01/11/2018)
Analiz 103 (01/08/2018)
Analiz 102 (01/07/2018)
Analiz 101 (01/06/2018)
Analiz 100 (01/05/2018)
Analiz 99 (01/04/2018)
Analiz 98 (01/03/2018)
Analiz 97 (01/02/2018)
Analiz 96 (01/01/2018)
Analiz 95 (01/12/2017)
Analiz 94 (01/11/2017)
Analiz 93 (01/10/2017)
Analiz 92 (01/09/2017)
Analiz 91 (01/08/2017)
Analiz 90 (01/07/2017)
Analiz 89 (01/06/2017)
Analiz 1 * (01/05/2017)
Analiz 87 (01/04/2017)
Analiz 86 (01/03/2017)
Analiz 85 (01/02/2017)
Analiz 84 (01/01/2017)
Analiz 83 (01/12/2016)
Analiz 82 (01/11/2016)
Analiz 81 (01/10/2016)
Analiz 80 (01/09/2016)
Analiz 79 (01/08/2016)
Analiz 78 (30/06/2016)
Analiz 77 (01/06/2016)
Analiz 76 (01/05/2016)
Analiz 75 (01/04/2016)
Analiz 74 (01/03/2016)
Analiz 73 (01/02/2016)
Analiz 72 (01/01/2016)
Analiz 71 (01/12/2015)
Analiz 70 (01/11/2015)
Analiz 69 (01/10/2015)
Analiz 68 (02/09/2015)
Analiz 67 (01/08/2015)
Analiz 66 (01/07/2015)
Analiz 65 (01/06/2015)
Analiz 64 (01/05/2015)
Analiz 63 (01/04/2015)
Analiz 62 (01/03/2015)
Analiz 61 (01/02/2015)
Analiz 60 (01/01/2015)
Analiz 59 (01/12/2014)
Analiz 58 (01/11/2014)
Analiz 57 (01/10/2014)
Analiz 56 (01/09/2014)
Analiz 55 (01/08/2014)
Analiz 54 (01/07/2014)
Analiz 53 (01/06/2014)
Analiz 52 (01/05/2014)
Analiz 51 (01/04/2014)
Analiz 50 (01/03/2014)
Analiz 49 (01/02/2014)
Analiz 48 (01/01/2014)
Analiz 47 (01/12/2013)
Analiz 46 (01/11/2013)
29 Ekim Mesajı (27/10/2013)
Analiz 45 (01/10/2013)
Analiz 44 (01/09/2013)
Analiz 43 (01/08/2013)
Analiz 42 (01/07/2013)
Analiz 41 (01/06/2013)
Analiz 40 (01/05/2013)
Analiz 39 (01/04/2013)
Analiz 38 (01/03/2013)
Analiz 37 (01/02/2013)
Analiz 36 (01/01/2013)
Analiz 35 (01/12/2012)
Analiz 34 (01/11/2012)
Analiz 33 (01/10/2012)
Analiz 32 (01/09/2012)
Analiz (31) (01/08/2012)
Analiz (30) (01/07/2012)
Analiz 29 (01/06/2012)
Analiz 28 (01/05/2012)
Analiz 27 (01/04/2012)
Analiz 26 (01/03/2012)
Avro Bölgesinde Ekonomik Gelişmeler – Şubat (01/03/2012)
Analiz 25 (01/02/2012)
Dağarcık Türkiye 2 Yaşında… (01/02/2012)
Analiz 24 (01/01/2012)
ANALİZ 23 (01/12/2011)
Analiz 22 (01/11/2011)
Analiz 21 (01/10/2011)
ANALİZ 20 (01/09/2011)
Analiz 19 (01/08/2011)
Analiz 18 (01/07/2011)
Analiz 17 (01/06/2011)
Analiz 16 (01/05/2011)
Analiz 15 (01/04/2011)
Analiz 14 (01/03/2011)
Analiz 13 (01/02/2011)
24 Ocak Kararları’ndan 12 Eylül Darbesi’ne (17/01/2011)
Analiz(12) (01/01/2011)
Analiz (11) (03/12/2010)
Analiz(10) (01/11/2010)
Analiz (9) (01/10/2010)
Analiz (8) (01/09/2010)
Analiz(7) (01/08/2010)
Analiz(6) (01/07/2010)
Analiz(5) (01/06/2010)
Analiz(4) (02/05/2010)
Analiz (3) (01/04/2010)
Analiz (2) (01/03/2010)
Analiz (01/02/2010)