Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

Ali Orhan İlkkurşun’un Anıları

Cansu Akbaş Demirel

Mayıs ayında Ödemiş Belediyesi Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi Yayını kitaplardan birini paylaşmıştım. Bu ay da bir diğeri olan Ali Orhan İlkkurşun’un Anıları isimli çalışmayı paylaşmak isterim.

Ali Orhan (İlkkurşun) imam ve vaiz olarak hayatını devam ettirirken, Birinci Dünya Savaşı’nda ihtiyat zabiti olarak görev yapıyor ve Mondros Mütarekesi’nin ardından Ödemiş’e döndüğünde tütüncü dükkanı açıyor. İlkkurşun soyadını ise, işgale direniş sırasında görev yaptığı İlkkurşun mevkiinden alıyor.

Ali Orhan İlkkurşun’un Anıları, kendi anlatımıyla ‘az sayıda yedek subay, az sayıda asker, efeler ve gönüllü köylüler’den oluşan direnişçilerin Batı Anadolu ve özellikle Ödemiş’te Redd-i İlhak Cemiyetleri’ni kurmak ve düşmana karşı direnmek yönünde gösterdikleri iradeyi gözler önüne seriyor. Böylece Kurtuluş Savaşı’nın Batı Anadolu’da başlangıç safhası ve Kuzey Batı Anadolu’da Kuva-yi Milliye hareketi ve iç isyanların bastırılması konusunda okuyucuya birinci elden bilgi sunuyor.

Örneğin, kitapta Kurtuluş Savaşı’nda ilk kurşunun Ödemiş’te Hacı İlyas Tepesi’nde atıldığı söyleniyor. Diğer yandan, tefrikalardan, kimi yerlerde efelerin bu işgali protesto ve direniş hareketini desteklediği, kimi yerlerde ise desteklemediği anlaşılıyor. Ali Orhan İlkkurşun, bu durumun ve beraberinde cesaret kırıcı propagandaların, halkın iki arada kalmasına neden olduğunu ve yeterli cesarette olmayanların işgal kuvvetleri ile işbirliği yapmaya yöneldiğini dile getiriyor.

Tüm tefrikalar bir arada

Kitap, İlkkurşun’un hatıralarından ve döneme tanıklık etmiş kişilerin mektupları aracılığıyla tamamladığı bilgilerden derlediği ve hayattayken bazı yerel gazetelerde yayımlatmış olduğu tefrikalardan oluşuyor. Tüm tefrikaları derli toplu biçimde bir arada okuyucuya sunması bakımından önemli bir işlevi gerçekleştiriyor. Kitabın son kısmında tefrikalara ilişkin tanıtım resimleri, Gazi Selim Örsel’in bir radyo programında kitapta geçen olaylardan birine dair anlattıklarının dökümü ve çatışmalardan birine dair haritaların yanı sıra bir de sözlük kısmı yer alıyor. Böylece her ne kadar anlatım dili oldukça yalın olsa da günümüzde az kullanılan veya kullanılmayan kelimelerin anlaşılması ve böylece metnin tam olarak kavranabilmesi amaçlanıyor.

İşgal kuvvetlerine direnmek konusunda İlkkurşun ayrıca, Ödemiş’in muhakkak işgal edileceğini bildiklerini; ancak amacın, düşmana karşı devamlı ve inatçı bir mukavemet davranışı göstermek ve istiklal mücadelesinin ateşini bütün yurda yaymak olduğunu ifade ediyor.

1 no.lu tefrika, 15 Mayıs 1958 tarihinde yayımlanmış. Redd-i İlhak Heyeti’nin İzmir’in işgalinin öncesinde oynadığı rolü konu alıyor. Bu noktada İzmir’de ilk direniş mitingi olarak anılabilecek Maşatlık Mitingi’ni anlatıyor. Tefrikalarda yerli Rumların ve Ermenilerin Yunan işgalcilerle ortak işler yapması ve işgale destek vermeleri sıklıkla vurgulanıyor. Diğer yandan dönemin İzmir Valisi İsmet Bey’in işgale direniş gösterilmemesi yönündeki telkinlerine de yer veriliyor. 82 no.lu tefrika ise 8 Ağustos 1958 tarihine ait ve Aydın’ın Yunan işgaline ikinci kez uğraması ve Ali Orhan İlkkurşun’un bir cephe kurmak yönündeki girişimini bildirdiğini ifade etmesiyle son buluyor.

Eleştirel ve çapraz okuma

24 Ekim 1970’te hayatını kaybeden İlkkurşun’un anılarının belgelerle desteklenmesi bakımından çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Engin Berber, belgeler olsa dahi anıların tarih yazımında kullanılmasına ihtiyatla yaklaşmak gerektiğini ve bu nedenle çapraz okumalar yapmanın da önemli olduğunu belirtiyor.

Anılar, yazarın hem kendisine ve yakın çevresine, hem de aktardığı dönemin özelliklerine dair birinci elden bilgi aktarması bakımından önem taşıyor. Diğer yandan anılar ideolojik, dinsel, çevresel, dönemsel, kişisel pek çok etmenden etkilenmesi nedeniyle konu aldığı dönem veya olayları anlamak bakımından yeterli olmaktan uzak olma ihtimalini beraberinde taşıyor.

Yalnızca anılar için değil, ama aynı zamanda yazılı, görsel ve işitsel tüm bilgilerin ve kaynakların eleştirel biçimde ele alınması gerekliliğini bir kez daha vurgulamak; farklı taraflardan, görüşlerden kaynakları değerlendirmenin öneminin altını bir kez daha çizmek gerekiyor. O görüşlere katılıp katılmamak bir yana en azından kendi görüşümüzü daha sağlam bir biçimde savunabilmek için.

Ali Orhan İlkkurşun’un Anıları

Ödemiş Belediyesi Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi Yayını:4

Yayıma Hazırlayanlar:

Engin Berber-Taner Bulut-Tülay Gül

Mart 2013,

199 s.



19/06/2013



Yazarın diğer yazıları

Okumasak Da Dinlesek (01/03/2014)
Sümerlerle Bir Ömür: Muazzez İlmiye Çığ (01/02/2014)
‘Benim Kitaplarım’ (01/12/2013)
Cezasızlık, Umut ve Stefan Zweig (01/10/2013)
Cezasızlık, Umut ve Stefan Zweig (11/09/2013)
Fidandan Ağaca (01/08/2013)
Yeni Bir Kaynak: İzmir Yangını Hakkında Ön Rapor (16/05/2013)
Günlerin Getirdiği Baskı ve Zulüm Sürerken: Yaşasın 1 Mayıs! (01/05/2013)
Siyaset Aracı Olarak Kadın (07/03/2013)
Cenazelerin Hatırlattıkları: Barış Hemen Şimdi (01/02/2013)
Üniversitenin İşlevi (06/01/2013)
Kim Satıyor, Kim Alıyor, Kim Ödüyor? : Silah Ticareti Kılavuzu (16/12/2012)
İstanbul’da sergi zamanı (14/11/2012)
Schubert Seven Kedi (01/10/2012)
Hatırlatma: 20 Haziran’da Mültecilik Sorunu (20/06/2012)
Nisan Ayına İki Kitap: Dinlememişler ve Yeniden Başlamak İsteyenler İçin (02/04/2012)
Soru Cevap ve Bir Hayat: Sedef Kabaş’ın Nermin Abadan Unat Söyleşisi (01/03/2012)
Politikada Nezaket de Vardı: İsmail Cem (23/01/2012)
Yeni yılda öteki olalım: Siyahbeyaz Dizisi (01/01/2012)
Dizisini İzledik, Kitabı da Çıkmış: Reşat Nuri Güntekin (07/12/2011)
‘Hiçbir şeyden korkmasaydık!’: Mino’nun Siyah Gülü (01/12/2011)
Ekim Ayının Kazananı: İçimizdeki Zalim (03/11/2011)
Köylüyü Şehirlilere Sevdiren Adam: Ruhi Su (01/09/2011)
Nerede Demokrasi? (01/06/2011)
‘Dranas Yalvarası: Tanrım Merhamet Et Kula’ (01/06/2011)
Bahara Yakışmayan Yazı (01/05/2011)
72. Koğuş ve (Eski) Bursa Cezaevi (01/04/2011)
Seçime 4 Ay Kala: Cumartesi Anneleri (01/03/2011)
Katiller ve kahramanlar (09/02/2011)
İzmir´de Mülteci Olmak (02/05/2010)
İzmir´de Mülteci Olmak (05/02/2010)