Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

ABD ve AB Ukrayna´da Batı Yanlısı Rejim Değişikliği Planına Gömülmüş Durumda

Deniz Altunlu

Kaynak: http://rt.com/op-edge/us-eu-ukraine-regime-change-634/

Yazar: Russia Today (Röportaj)

Makalenin Özgün Başlığı: US, EU are ‘neck deep’ in plan to see pro-Western regime change in Ukraine

Çeviren: Deniz Altunlu - Boğaziçi Çeviri Merkezi

Ukrayna´daki çatışmalar her ne kadar karmaşık, «kendi dinamiklerine” sahip olsa da, eylemciler Batılı güçlerin desteği ile kesinlikle cesaretlenmiş durumda, diyor savaş karşıtı ANSWER Koalisyonu yöneticisi Brian Becker RT´ye verdiği röportajda.

"ABD, NATO ve AB güçlerini birleştirip göstericilere ´Sizinleyiz,´ mesajı veriyor," diyen Becker, AB, NATO ve Obama yönetimlerinin "Avrupa´nın bu son derece önemli bölgesinde rejim değişikliği gerçekleştirmeyi, eski bir Sovyet cumhuriyetini AB´ye ve nihayet NATO´ya entegre etmeyi amaçlayan bir plana gömülmüş durumda" olduklarını söylüyor.

Washington´lu eylemci lideri Becker, ABD´nin Rusya´nın arka bahçesine erişimini genişletmek amacıyla huzursuzluğu körüklediğine inanıyor.

"ABD hükümetinin pis oyunlarından birini daha oynadığını düşünüyorum. Son 20 yıldır yapmaya çalıştıkları şeyi yine deniyorlar, yani Doğu ve Orta Avrupa blokundaki -Sovyetler Birliği ile aynı çizgide olan- eski sosyalist ülkelerin tümünü bir Amerika-Batı-NATO etki alanına dahil etmeyi."

RT: Göstericiler arasındaki radikallerin ülke dışından böylesine güçlü bir desteğin gelmesiyle birlikte şiddete yönelmek için cesaret buldukları söyleniyor. Burada suç gerçekten AB ve ABD´de mi?

Brian Becker: Bence burada bir düğüm var, tabii ki. Ukrayna´nın iç mücadelesi karmaşık ve kendine ait bir dinamiği var. Ve Ukrayna´yı AB´ye ve Batılı güçlere entegre etme taktiği olarak hükümeti devirmek için şiddetten ve gerçek bir silahlı mücadeleden yana tercih kullanan çok aşırı sağ bir faşist ve yarı faşist kuvvet mevcut. Ama bunun arkasında, şu an yelkenlerini şişiren rüzgar -şiddetin artmasından görebildiğimiz gibi- Batı dünyasının en önemli askeri güçlerinden geliyor: ABD, NATO ve AB güçlerini birleştirip göstericilere «Sizinleyiz” mesajı veriyor. Bu onları elbette cesaretlendiriyor. [ABD Dışişleri Bakanı] John Kerry ve AB, NATO ve Obama yönetimleri Avrupa´nın bu son derece önemli bölgesinde rejim değişikliği gerçekleştirmeyi, eski bir Sovyet cumhuriyetini AB´ye ve nihayet NATO´ya entegre etmeyi amaçlayan bir plana gömülmüş durumda.

RT: Fakat ne Brüksel ne de Washington bu mesele yüzünden insanların ölmesini ister, değil mi?

BB: ABD hükümetinin art arda işgallerin, ülkelerin işgal edilmesinin ve bombalanmasının içinde olduğunu düşünüyorum. İnsan hayatının kaybı onlar için mutlak ölçüt müdür bilmiyorum. Öyle olduğunu hiç sanmıyorum. ABD hükümetinin pis oyunlarından birini daha oynadığını düşünüyorum. Son 20 yıldır yapmaya çalıştıkları şeyi yine deniyorlar, yani Doğu ve Orta Avrupa blokundaki -Sovyetler Birliği ile aynı çizgide olan- eski sosyalist ülkelerin tümünü bir Amerika-Batı-NATO etki alanına dahil etmeyi. Ve Ukrayna onlar için büyük bir hedef; büyük bir orduya sahip ve tam Rusya sınırında. Bu aynı zamanda Rusya´ya karşı yeni bir Soğuk Savaş.

RT: Kiev´e yaptırım sözü bile geçti. Batılı yetkililer neden şiddet için hükümeti suçlamakta ısrar ediyor?

BB: Hayal edebiliyor musunuz, Amerika´da -ki orada polis kuvvetleri Occupy hareketinde 7000 kişiyi tutuklamıştı, tamamen barışçıl bir hareketken [ABD tarafından] bastırıldı çünkü eşitsizliğe karşı memnuniyetsizliğin artmasından korkuyorlardı- şimdi Ukrayna´nın egemen hükümetine, silahlı çetelerle, silah ve molotof kokteylleri taşıyan kişilerle karşılaşmışken polis kuvveti kullanmalarının [eylemcilerin] muhalefet hakkının ihlali olduğunu söylüyorlar. İkiyüzlülük akıyor. Yani, ABD hükümetinin böyle bir hakkı yok -karşıtlığı körüklüyorken, Suriye´den Libya´ya, şimdi de Ukrayna´da karşıt grupları silahlandırmışken- ve sonra kendisine karşılık veren bir hükümet çıkınca diyor ki «Bak, burada insanların anayasal haklarını veya ifade özgürlüğü haklarını ihlal ediyorsun.” Propaganda oyunundan başka bir şey değil bu.

RT: Bu konu üstüne Rusya ve AB arasında ciddi bir ayrılık oluşmakta mı gerçekten?

BB: Tüm bu protesto hareketini AB tetikledi. Ukrayna içindeki Avrupa yanlısı kuvvetlerine Kasım´da Ukrayna hükümetine verdikleri ültimatomla işaret verdiler. «Kimin tarafındasınız? Rusya ile ekonomik, politik ve diplomatik bağlarınızı koruyacak mısınız, yoksa AB´ye mi geleceksiniz?” Sonra bu ultimatomun etkisiyle eylemler başladı ve Ukrayna hükümetinin üstüne müthiş bir baskı yüklendi. Bu bir istikrarsızlaştırma kampanyasıdır. Önemli bir ülkeye, tarihsel olarak önce Sovyetler Birliği, sonra Rusya ile bağlantılı bir ülkeye karşı koordine içinde yürütülen bir ekonomik, politik ve nihayetinde askeri istikrarsızlaştırma kampanyasıdır. Bu ülkeyi yayılmacı tasarımları olan Amerikan hükümetinin tarafına çekmek istiyorlar. Dünyanın resmi olarak bağımsız bir bölümünü ele geçirmek için Rusya´yı çembere almak istiyorlar. Boyundurukları altına almak, hükmetmek... Ruslar bunu elbette bir tehdit olarak algılar. Bu AB´nin kışkırttığı bir krizdir, Rusya´nın değil.

RT: Peki hükümetin değiştiğini görmek isteyen Ukraynalı insanlar? Onlar yolsuzluktan ve düşük yaşam standardından bıkmış haldeler.

BB: Kesinlikle, Yanukoviç hükümetine karşı mücadele eden çok sayıda farklı kuvvet var. Sağa yakın olanlar da var, sola yakın olanlar da. Çok karışık bir durum. Pek çoğunun geçerli şikayetleri var. İşsizlik yüksek. Sovyetler Birliği´nin dağılması Ukraynalıların ciğerinin sökülmesine yol açtı. Fakat ABD ve AB ülkeleri için mesele bu değil; onlar daha büyük, jeostratejik bir amaç, yani Ukrayna´yı Batı blokuna entegre etmek için geçerli şikayetleri Ukrayna hükümetine karşı kullanıyorlar.

RT: Ukrayna doğu ve batıya, Rusya ve AB´ye bağlılıklar tarafından bölünmüş durumda. İki parçaya ayrılmış bir ülkeye mi bakıyoruz?

BB: Evet. Rusya´yla tarihsel bağları olan doğu Ukrayna´nın yanında daha çok AB´ye dönük bir Batı var. Fakat ayrıca sınıf ayrımı da mevcut; zenginler ve fakirler var. Ve elbette, Batılı güçler tarafından kur yapılan üst sınıflara şöyle deniyor: «Bak, bizimle gelirsen çok, çok zengin olursun.” Onların son 20 yıldır acı çeken fakir Ukraynalılarla ortak hiçbir şeyleri yok. Coğrafi bir bölünmenin yanında sınıf bölünmesi de var.

RT: İç savaş sözü geçiyor. Bu durumda tarafsız bir arabulucu olmalı mıdır? Bu kim olabilir?

BB: Olması gereken AB ülkelerinin ve, burada bir Amerikalı olarak konuşayım, bizim hükümetlerimize şöyle dememiz: «Ukrayna´da toplumsal ayrışmayı körüklemeye çalışmayı kesin.” İç savaşı körüklemeye çalışıyorlarsa eğer, Suriye´de yaptıkları gibi örneğin veya Libya´da: «Yapmayın bunu.” Yalnız ve yalnız Ukrayna halkı kendi kaderini belirlemeli. Gerçekten kendilerine ait bir kararlılıkları olmalı; bu da demektir ki Batılı güçler arkalarını dönüp gitmeli, onları rahat bırakmalı.

*RT: Russia Today, Rus TV kuruluşu

*ANSWER Koalisyonu: Adının açılımı "Savaşı Durdurmak ve Irkçılığı Sonlandırmak için Şimdi Harekete Geç" olan, Amerika merkezli bir eylem grubu.



01/03/2014



Yazarın diğer yazıları

Gençlik İçin Barış! (01/05/2014)
Ukrayna´nın Ekonomik Krizinden Kim Kazanç Sağlıyor? (01/04/2014)
Rusya Dünya Lideri Olarak Yükseliyor (01/12/2013)
Suriye Savaşı´na Öfkelenen Suudiler ABD Politikasını Suçluyor (01/11/2013)
Türk Liderler Mısır´daki Müdahaleden Nasıl Nemalanıyor? (01/08/2013)