Site İçi Arama

Aşağıdaki formu kullanarak sitemizdeki yazılarda arama yapabilirsiniz.

30 gün çizmesini çıkarmayan kemalist zabitler!

Yaşar Aksoy

Orgeneral Selahattin Selışık (16 Kasım 1894-13 Haziran 1968), Selanik Vodina’da doğdu. Ankara’da vefat etti.

1915 yılında Harbiye son sınıf öğrencisi iken Çanakkale Savaşı’na gönderildi. Anafartalar Savaşı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetinde görev yaptı. Çanakkale Savaşı’ndan sonra yeniden Harbiye’ye gönderildi ve mezun oldu. Çanakkale Savaşı’nda ve Harbiye’deki başarılarından dolayı taltifen İzmir’deki Kolordu’ya tayin edildi.

İzmir’de ünlü Avukat Kadızade İbrahim Bey’in kızı Belkıs Hanım ile evlendi.

İzmir işgal edilince önce İstanbul’a geçti. Eşi ile daha 3 aylık evli iken İstanbul’daki işgal kuvvetlerinden kurtulabilmek için çarşafa sarınıp kadın kılığında Anadolu’ya geçerek Mustafa Kemal Paşa’nın yanında Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Kurtuluş Savaşı’nın tüm cephelerinde savaştı. 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz ile birlikte Yunan Ordusu’na saldıran kuvvetlerin en önünde idi.

ÇEŞME’NİN KURTULUŞU

9 Eylül 1922’de 15 Süvari Kolordusu’nun Mürsel Bakü komutasındaki , 1.Tümen’de İzmir’e ilk giren zabitler arasında parladı, rütbesi Mülazım-ı Sani (Üsteğmen) idi. İzmir’e ilk giren dört müfrezenin birinin başında olarak Kordon’da kapısında yabancı bayrakların dalgalandığı postaneye Türk bayrağını çekti.

9 Eylül günü İzmir’de hiç kalmadan birliği ile birlikte Çeşme Yarımadası’na doğru hareket etti. Urla ve Seferihisar’ı kurtaran birliklerde en öndeydi. 15 Eylül günü Alaçatı’yı kurtardı ve bayrak çekti, ne yazık ki orada iki süvari neferini şehit verdi.. 16 Eylül günü Çeşme Belediyesine ve Postanesi’ne Türk bayrağını çekerek telsizle bütün dünyaya Anadolu’nun tümüyle düşmandan geri alındığını ilan etti.

KANLI ÇİZME

Hatıralarında şunu anlatır: “Çeşme’ye bayrak çektikten sonra birliğim ile birlikte deniz kıyısına geldik. Sahilin ötesinde yüzlerce tekne ülkemizden kaçan Rumları adalara taşıyordu. Sahilde atımdan indim bir kayanın üzerine oturdum. Askerime çizmemi çıkarmasını söyledim. 26 Ağustos’ta Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa’mızdan büyük taaruz emrini aldığımızdan beri yani 30 gün boyunca çizme ayağımdan çıkmamıştı. Askerim uzattığım bacağımdan çizmeyi bir türlü çıkaramadı, iki askeri daha yardıma çağırdı. Hepsi birden çizmeye yüklendiler. Caaart diye çizme çıktığında yün çorabımla birlikte ayak taban derimi de kan içinde koparıp sıyırmıştı. Ayak taban derim kan içinde gözüküyordu. O durumda hemen ayağımı denize soktum, tuzlu su ayağımı cayır cayır yakarken, şu sözler dilimden dökülmüştü “Kurtardığımız toprak gibi bu denizi de düşmandan kurtardık. Varsın ayağımızı yaksın, helal olsun.”

Üsteğmen Selahattin, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Harp Akademisi sınavını kazanarak kurmay oldu ve daha ileri rütbelere doğru adım adım ilerlerken Anadolu’nun her yöresinde görev üstlendi. Bu arada yaptığı önemli görevler arasında Harp Akademisi Tabiye (Savaş Tekniği ve Stratejisi) öğretmenliği, Genel Kurmay Personel Dairesi Başkanlığı’nı sayabiliriz.

1946 yılında Tuğgeneral rütbesi ile Bandırma’ya tümen komutanlığına atandı.

ORGENERAL RÜTBESİ

Bir sene sonra Tümgeneral rütbesine yükseltilerek yeniden Ankara görevlerine atandı, gönderildiği komutanlıklarda üstün başarı göstererek Korgeneral ve ardından Orgeneral rütbelerine yükseltildi.

Korgeneral rütbesi ile 1954-55 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı, ardından Kayseri ve Erzincan’da Kolordu Komutanlığı yaptı. Her iki ilin belediye meclisleri tarafından kente verdiği hizmetlerden dolayı kendisine fahri hemşehrilik ünvanı verildi.

Erzincan’dan sonra Erzurum’da ordu komutanlığında bulundu. Sonra Milli Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği’ne atandı. Bu görevden yaş haddi nedeniyle 1959 yılında emekli oldu.

13 Haziran 1968’de Ankara’da vefat etti. Allah rahmet eylesin..

Eylül ayı Ege’nin bağımsızlık ayıdır. Dağarcık Türkiye’de bu Eylül ayında çekirdekten yetişme bir Kemalist zabiti andık. “Kemalist” kelimesiyle, Atatürk, Atatürk diye papağan gibi ötüp, şu aziz vatana tek zeytin ağacı dikmemiş olanları kastetmedim.

(Kaynak: 1- Yaşar Aksoy, “İzmir Bu Orgeneral ile Gururlu, Orgeneral Selahattin Selışık’ın eşi Belkıs Hanım anlatıyor”, Ege’de Zaman, Yeni Asır, 9 Eylül 1990, 2- Kızı Avukat Ayla Selışık Tamar ile yapılan Sözlü Tarih Çalışması (Bu çalışma 28.5.2009 tarihinde İzmir Milli Kütüphanesi’nde konferans metni olarak Av.Ayla Selışık Tamar tarafından sunulmuştur).




Orgeneral Selahattin Selışık



Alaçatı Şehitliği (Ilgınlı Mustafa Çavuş ile Sinoplu Ahmet Çavuş, Alaçatı’nın kurtarıldığı 15 Mayıs 1922 günü şehit edildiler) Selahattin Selışık


01/09/2017



Yazarın diğer yazıları

Gökmen Ulu’ya özgürlük.. (01/11/2017)
“AKINCI” İsmi, İade Edilmelidir.. (01/10/2017)
Dibeklihan İsyankar Bir Kale Gibiydi.. (01/08/2017)
Karikatür dergileri kapanırken, giderayak havadan sudan.. (01/07/2017)
Alaçatı, ülkemin kötü kopyası (01/06/2017)
Dağarcık Türkiye İmdadıma Yetişti (01/05/2017)
Milliyetçilik Osuruk Gibiymiş… (01/04/2017)
Gavur Mümin’in Sır Perdesini Aralıyoruz… (01/03/2017)
“Cumhuriyetçilik” Misyonu, Anti-Emperyalisttir! … (01/02/2017)
Vatan’ın Hikayesi Namus Borcumuzdur! (01/01/2017)
Güzelbahçe'de Cumhuriyet ateşi… (01/12/2016)
Karşıyaka’da “Milli Bağımsızlık” aşkı… (01/11/2016)
Bombacı, Bayrağına Kavuştu (01/10/2016)
İstiklal Madalyası’nı 10 Dakika Avucumda Okşadım… (01/09/2016)
Tolga Çandar ve Ege Türküleri… (01/08/2016)
Sürdürülemezlik Teoremi ve Sorunlarımız… (30/06/2016)
Tarih, sanat, turizm ilişkisi; Festivallerin toplumsal gelişmeye katkısı… (01/06/2016)
Tüyap Kitap Fuarının ardından… (01/05/2016)
Çözüm yolunda Kıbrıslı şair: Özker Yaşın (01/04/2016)
İstiklal Marşı, Yalçın Küçük ve Ertuğrul Özkök.. (01/03/2016)
Çağının tanığı bir yazar: Ali Gevgilili (01/02/2016)
Nihayet “Yörük” romanı… (01/02/2016)
Bir Cumhuriyet Aydını: Ali Gevgilili  (01/01/2016)
Karl Marx, neden 3685 kez “Türk” dedi? (01/12/2015)
Cumhuriyet Paradigması’nda “İstiklal” neden unutuldu?.. (01/11/2015)
Boşuna mı “İstiklal” için Savaştık?... (01/10/2015)
ASALA filmi… (01/09/2015)
Hümanizm Yazıma Eleştiri ve Yanıtlar… (01/08/2015)
İnsanca: Türkiye Hümanizmi (01/07/2015)
Soykırım Yok Dersek Hapse mi Gireceğiz? (01/06/2015)
Ağrı Dağı, “Mattarhorn” Olabilir… (01/05/2015)
1.5 milyon Ermeni´nin Öldürüldüğü Doğru mu? (01/04/2015)
1915 Kıyımının İçyüzü Nedir? 24 Nisan Neyi Anlatır? (01/03/2015)
Emperyalizm ve Ermeni Sorunu… (01/02/2015)
Ermeniler Kimdir? (01/01/2015)
Doğu Anadolu Ermeni Yurdu mu? (01/12/2014)
2015 Barışçısı:Artin Penik (01/11/2014)
Sevsinler Etnik Haritanızı… (01/10/2014)
Yılmaz Özdil’in En Büyük Suçu… (01/09/2014)
Kıbrıs’ta Direniş Sürüyor… (01/08/2014)
Kıbrıs’ta En Uzun Gece… (01/07/2014)
Yorumsuz: Çin ve Vietnam (01/06/2014)
Mavi Kadın – Yeşil Adam.. (01/05/2014)
Hangout Yayını ve Aziz Kocaoğlu (01/04/2014)
Emperyalizm’in güdümünde “Kıbrıs Müzakereleri”… (01/03/2014)
“Sancağımızı şerefle dalgalandırdık…” (01/02/2014)
Yusuf Savaş Emek’in Ardından… (22/01/2014)
Şiir ve yurtseverlik… (01/01/2014)
Cumhuriyeti tek başına kutlamak!… (01/12/2013)
Soyadları Cumhuriyet Kazanımıdır! (01/12/2013)
Cumhuriyeti tek başına kutlamak!… (25/11/2013)
Son Cumhuriyet mi?.. (24/10/2013)
İzmir´i kim yaktı?.. (01/09/2013)
Cumhuriyet’in 90.yılında bir cumhuriyet aydını portresi.. (01/08/2013)
Yeni Ortaçağ’da edebiyat.. (01/07/2013)
Taksim direnişi.. (03/06/2013)
Hasan Tahsin Ödülü... (01/06/2013)
Hasan Tahsin’i okumanın tam zamanı.. (01/05/2013)
Emperyalizm, Milliyetçilik (Ulusalcılık) ve Direniş... (01/04/2013)
Emperyalizm, Cumhuriyet, Anayasa ve Türk.. (01/03/2013)
Suriye’de “Hayalet Uçak” (01/02/2013)
Savas Kalenderidis, PKK ve Yunan Darbecileri (01/01/2013)