İzmir Ekoloji Forumu

İzmir Akdeniz Akademisi’nin “Ekoloji” birimi Akdeniz kenti olarak İzmir’in çevresel sürdürülebilirliğini sağlamak üzere bir dizi çalışma başlattı. Bunlardan biri de İzmir için çevresel açıdan durum saptaması ve mevcut ekosistemin sürdürülebilirliği için bir yol haritası oluşturmaktı. Başlangıç olarak “İzmir Ekoloji Forumu” düzenlendi. Akademisyenlerin, belediye çalışanlarının, üreticilerin, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla bu forum gerçekleşti. Düzenlenen Ekoloji Forumu’nun çıktılarından yararlanarak ekoloji konusunu ele almaya çalışacağım. Bu uzun tartışmaların ardından çıkan yayından (İzmir Ekoloji Forumu, 2013) çok özet olarak derlemeye çalıştığım bu yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.


Yol haritasında “Sürdürülebilir bir toplum ve çevre tasarımı için strateji seçenekleri” oluşturulması için kollar sıvandı. Öncelikle kavramlar üzerine yoğunlaşıldı. Başlıca tartışılan kavram “sürdürülebilirlik” ti ve tartışmalar bu yönde ilerledi. İkinci aşamada ise toplumsal-ekonomik ve çevresel sistemin ilişkilerinin nasıl temsil edildiği, bu sistemlerde sürdürülebilir arayışların neler olduğu idi. Üçüncü aşamada ise “sürdürülebilirlik stratejileri yelpazesi oluşturulmasına” geçildi. Kapitalist sistemin temel özelliklerinin değişmeyeceği varsayımı ile çevreci hareket içinde sistemin temel özelliklerine dokunmayan çözümler bulmaya çalışan stratejiler analiz edildi. Buna en iyi örnek Birleşmiş Milletler idi. Birleşmiş Milletler sisteminde geliştirilen önerilerin hemen hemen tümü bu kategori içine girmekteydi. Dördüncü aşamada geçerli olabilecek stratejilerin ölçek boyutunda birey, kent ve bölgesel olarak ele alınmasına karar verildi. Beşinci aşama da ise kapitalist sistemi değiştirmeden sürdürülebilirliğin sağlanamayacağını düşünenlerin (Marksist, Derin Ekoloji ve Özgürlükçü Toplumsal Ekoloji) önerileri ele alındı.


Tüm bu boyutların harmanlandığı forumun en önemli çıktısı Ekolojik Tasarım’dı. Ekolojik tasarımda amaç doğa üstünde kontrolü sağlamak, ona hakim olmak yerine, doğanın süreçlerine yaratıcı bir katkıda bulunmak yönünde olması idi. Ekolojik Tasarım, ekolojik olarak sorumlu bütünleştirici bir tasarım disiplinidir. Bu tasarım birçok boyutu bünyesinde barındırmaktadır. Örneğin ekolojik mühendislik, ekolojik restorasyon, permakültür, yeşil mimari gibi alanlardaki değişik ve parça parça çabaları bir araya getirmeyi amaçlar. Genelde doğaya müdahale etmeye çalışan insanın şimdiye kadar bu konudaki performansının çok başarılı olmadığı görüldü. İnsanın doğa üzerinde bir hakimiyet kurmaya çalışması “eko-kriz” leri oluşturmuştur. Bu tasarım ise hakimiyet kurmaktansa doğal süreçleri anlamak ve yanında yer almayı amaçlıyor. Örneğin biyo çeşitliliğin dikkate alınmasıyla ekosistem yaklaşımlı üretimle eko krizlerin önlenmesi gibi.


Düşünülen tasarım yalnız çevreyi bir denetleme süreci olarak değil bir öğrenme süreci olarak görmek eğiliminde. Tasarım yaşam süreçleriyle birlikte çevreye olan insanın olumsuz etkilerini en aza indirgemeyi amaçlamaktadır. Bugüne bakıldığında değişik toplumsal aktörler, sürdürülebilirlik doğrultusunda kendi kavrayışları sınırları içinde bir değişim sağlamaya çalışıyorlar. Doğal olarak bu çeşitlilikten çok yakınmamak gerekiyor. Bu farklılık için sürdürülebilirliğe katkı yapmak bakımından tasarımcılara çok farklı roller düşüyor. Ama yapılabilecek en önemli katkılar var olan yaşam tarzlarını değiştirmekten geçiyor. Belki de öncelikle imece örneğine benzer şekilde projeler üretmek gerekiyor. Gökten, tepeden inen kararlar yerine bizlerin geliştirdiği ve sürdürdüğü kararlar alınmalı ve projeler yaratılmalı. Ekolojik tasarımının sürdürülebilirliği için projelere küçük ölçekte başlanmalı sonrasında büyük ölçeğe geçilerek yaygınlaştırılmalıdır.





Kaynak

İzmir Ekoloji Forumu, 2013. İzmir Akdeniz Akademisi Kitaplığı, editör:Ayşe Filibeli-Melek Demir.İzmir Büyükşehir Belediyesi.ISBN/978-975-18-0175-3

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın