Onur ve Arkadaşlık İstifaları

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli komutanların tepki istifaları -anlayabilenler tarafından- saygı ve takdirle izleniyor.

Bu onurlu insanlar, silah arkadaşlarına indirilen Balyoz’un acısını duyarak, her generalin gönlünde yatan komutanlık koltuğunu ellerinin tersiyle itiyorlar.

Deniz Kuvvetleri Komutanı olmasına kesin gözle bakılan Donanma Komutanı Nusret Güner istifasını bastıktan sonra, Balyoz için kıllarını kıpırdatmayan siyasileri ve Genelkurmay Başkanını;

«Yazıklar olsun hepsine… Bunlarda en ufak acıma duygusu yok!” diyerek hainlikle suçluyor.

Onun yolunda giden Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Atilla Kezek de arkadaşlarına uygulanan hukuk katliamı için, «Bizim yerimiz onların yanıdır,” diyerek basıverdi istifasını.

Oramiral Kezek’in de tıpkı Nusret Güner gibi- Deniz Kuvvetleri’ne komutan olmasının önünde hiçbir engel yoktu.

Ama o da, ‘önce arkadaşlarım ve asker onurum’ diyerek (ve herhalde Kara ve Hava Kuvvetleri’ndeki komutanlara sert bir bakış atarak,) elinin tersiyle itiverdi komutanlık koltuğunu…

Dz.K.K. Teknik Başkanı Tuğamiral Sami Örgüç de Kurmay Başkanı’nın yolundan gitti ve ‘Generalliğiniz sizin olsun!’ diyerek ilgililere onur dersi verdi.

****

Deniz Kuvvetleri’nden patlayan tepki Kara ve Hava Kuvvetleri’nde yankı bulur mu, bilmiyoruz.

Çünkü herkesin; onur, arkadaşlık ve vefa yorumu farklı olduğu gibi, olaylar karşısında ‘eğilip bükülme’ esnekliği de farklıdır.

‘Eğilip bükülmeden söz edince insanın gözünün önüne Genelkurmay Başkanı’nın boyun bükmesi geliyor.

O kalın ense, Cumhurbaşkanı’nın karşısında nasıl da doksan derece katlanarak eğilmişti!…

Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’den söz edince, 69’lu devre arkadaşlarının onun hakkındaki düşüncelerine değinmeden geçmeyelim.

Daha düne kadar gurur duydukları sınıf arkadaşları Özel’i artık devre arkadaşlığından ‘tard’ etmişler, yani atmışlar.

Nedenlerini ise şöyle açıklıyorlar;

Yargılanan silah arkadaşlarına sahip çıkmaması…

Cumhurbaşkanı’nın önünde ‘boynu kırılırcasına’ iki büklüm olması…

İktidarın önünde el pençe durması…

Komutanları olduğu subay ve astsubayların hakları için elini kıpırdatmaması…

Anımsayalım;

27 Mayıs 1960 öncesinde genelkurmay başkanı olan Rüştü Erdelhun milletin değil hükümetin askeriydi. Bu nedenle Devrim sonrası onun adı TSK’dan silinmişti.

Bugün gördük ki, bir genelkurmay başkanının adının silinmesi için illa da ihtilal gerekmiyor.

****

Deniz Kuvvetleri’nde birkaç amiralin daha, arkadaşlarının başına inen Balyoz’u içlerine sindiremedikleri için ikbal ve koltuklarından vazgeçecekleri söyleniyor.

Keşke denizcilerdeki duygulara karacı ve havacı yüksek komutanlar da sahip olabilseler…

Keşke, hallerinden memnun gibi görünmeseler de kendilerine saygı duyanlara karşı Orgeneral Özel’in durumuna düşmeseler…

****

Spartacus özgürlük konusunda güzel sözler söylemiştir…

Bunlardan birinde şöyle der;

«Özgürlüğün en büyük düşmanı, halinden memnun kölelerdir!”

Anlayana…

Bunları da sevebilirsiniz